8. Hukuk Dairesi 2023/5977 E. , 2025/3229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/21 E., 2023/164 K. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 187 ada 3 parsel sayılı 1.812,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, susuz tarla vasfıyla, davalı adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 187 ada 3 parsel sayılıtaşınmaz bakımından davalı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediğini ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevabında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2020 tarihli ve 2019/314 Esas, 2020/43 Karar sayılı önceki kararıyla; davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2020 tarihli ve 2019/314 Esas, 2020/43 Karar sayılı önceki kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.11.2022 tarihli ve 2022/7702 Esas, 2022/9482 Karar sayılı ilamıyla; "... hava fotoğraflarında taşınmazın güneydoğusundan geçen derenin göründüğü, jeoloji mühendisi bilirkişinin raporunda dere yatağından açma olmadığı, kot farkıyla ayrıldığı bahsedilmesine karşılık mevcut haliyle kısmen derenin taşkın sahası ve etki alanı içerisinde kaldığı, kısmen yüzeyinin dere yatağının eğimli yamaç vadisi yapısı niteliğinde olduğu belirtilmek suretiyle raporun kendi içinde çelişki oluşturulduğu açıklanarak, mahallinde bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve bir jeoloji mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, dere yatağı niteliğinde olup olmadığı, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı, halen dere yatağında kalıp kalmadığı, dere yatağında kalmıyorsa derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığı hususlarında rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İl Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yangılama sonunda; davanın reddine ve Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi... mevkii 187 ada 3 nolu parselin kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davalı lehine imar ihya ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz üzerinde davalı taraf lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, İlama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f873fa547294f406 1b18b5c476611ff8