Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/5583 E., 2025/3025 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5583 E., 2025/3025 K. (16.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5583
Karar No
2025/3025
Karar Tarihi
16.04.2025

8. Hukuk Dairesi 2023/5583 E. , 2025/3025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2996 E., 2023/2696 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/144 E., 2021/342 K. Taraflar arasında ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen Vakıf Mütevelli Heyet kararlarının iptali davası sonucunda verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.04.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı Vakıf vekili Avukat ... ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; işin esası incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 16.04.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davalı vakfın mütevelli heyet üyesi olan ve toplantıya katılan davacı tarafından açılan dava da; gündemde olmayan maddelerin görüşüldüğü, toplantı ve karar yeter sayısı olup olmadığının denetlenmediği, davacı ve diğer üyeler tarafından verilen önergelerin divan tarafından toplantı tutanağına geçirilmediği, davacının da üyesi olduğu eski yönetim kurulunun aynen devam ettiğinin beyan edilmesine rağmen, toplantı tutanağında davacının adının yönetim kurulu listesinden çıkartılmış olduğu, davacının alınan kararlara muhalefet etmesine rağmen muhalefet şerhlerinin tutanağa yazılmasına müsaade edilmediği gibi toplantı tutanağının davacıya verilmediği ileri sürülerek davalı vakfın 15.03.2021 tarihli mütevelli heyet toplantısında alınan kararların iptali istenmiştir. Cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialar kabul edilmeyerek mütevelli heyet toplantısı yapılmasına 02.03.2021 tarihinde yönetim kurulunun karar verdiği, mütevelli heyet üyelerine e-posta yoluyla da toplantı gününün bildirildiği, toplantıya iki üye hariç bütün üyelerin katıldığı, yönetim kurulu üyelerinin oy birliği ile seçildiği, yönetim kurulu üyelerini seçme yetkisinin Vakıf Tüzüğü'nün 10 ve 12 . maddelerine göre mütevelli heyette olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince; vakıf senedinin "Mütevelli Heyetin Toplantı Zamanı ve Karar Nisabı" başlıklı 11. maddesinde toplantı tarihinin, yerinin, saatinin ve gündemin toplantı gününden en yedi gün önce imza karşılığı e-posta veya üyelere ulaşacak şekilde taahhütlü mektupla gönderilmesinin hüküm altına alındığı, dosya içerisine sunulan e-posta yazışmalarından mütevelli heyet toplantısı tarih, yer ve gündem bilgisinin 02.03.2021 tarihinde üyelere e-posta ile gönderildiği, vakıf senedinin aynı maddesinde mütevelli heyet için iki ayrı toplantı günü belirlendiği, bunlardan bilanço ve çalışma raporlarının onaylanması konuları için Mart ayında, bütçe ve çalışma raporlarının onaylanması ile seçimlerin yapılmasına ilişkin konular için Kasım ayında yapılacağı, davaya konu 15.03.2021 tarihli mütevelli heyet toplantısı Mart ayı içinde gerçekleştirildiğinden bu madde kapsamında ancak bilanço ve çalışma raporlarının onaylanması konularının görüşülmesi için toplantı yapılması gerektiği, üyelere gönderilen mütevelli heyet toplantı gündeminde ise vakfın faaliyetleri hakkında bilgi sunumu, görev süresi dolan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi, 2021 yılı bütçe ve çalışma raporlarının görüşülmesi, 2020 yılı bilanço, gelir tablosu, çalışma raporları ile denetim kurulu raporunun görüşülmesi, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrası, iç denetçinin belirlenmesi konularının yer aldığı, dolayısıyla gündem maddelerinden görev süresi dolan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi ile iç denetçinin belirlenmesi konularının vakıf senedinin bu maddesine göre Mart ayında yapılan mütevelli heyet toplantısı gündemini oluşturamayacağı, bu gündem maddelerine ilişkin toplantının ancak Kasım ayında yapılacak toplantıda ele alınabileceği, bu gerekçelerle 15.03.2021 tarihli mütevelli heyet toplantısında yapılan yönetim kurulu üyeliği, yedek üyelik ile denetim kurulu asil ve yedek üyelik seçimlerinin ve iç denetçi atanmasına ilişkin mütevelli heyet kararının iptaline; hazirun cetveline göre mütevelli heyetin toplam on sekiz üyesinden on altı tanesi toplantıya katılmış olup karar yeter sayısının toplantıda sağlandığı, ancak oylamaların ne şekilde yapılacağının belirlenmediği, dosya içerisine alınan toplantı ve karar defteri incelendiğinde "2020 yılı bilanço gelir tablosu çalışma raporları ile denetim kurulu raporu okundu, uygun görüldü. 2021 yılı bütçe ve çalışma raporları okundu 2021 yılı bütçesi 550.000,00 TL denk bütçe olarak uygun görüldü. Bütçe kalemleri arasında aktarma yapmak üzere yönetim kurulu yetkili kılındı yönetim ve denetim kurulu üyeleri ibra edildi." kararlarının alındığı, 2020 yılı bilanço gelir tablosu ile denetim kurulu raporu ve yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrası için oylama yapılıp yapılmadığı, oylama yapıldıysa oylamanın ne şekilde yapıldığı, oylama sonucunun kaç kabul kaç ret kaç çekimser şeklinde ortaya çıktığı karar defterinde yazılı olmadığı, bu nedenle davalı vakfın mütevelli heyet toplantısının bu konularda alınmış kararlarının da vakıf senedine aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı tarafça dava dilekçesinde ... Avcılık ve Atıcılık Vakfı 15.03.2021 tarihli Olağan Genel Kurulunda alınan tüm kararların iptalinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince hükmün tüzel kişiliği haiz ... Avcılık ve Atıcılık Spor ve Eğitim Vakfına yönelik olarak ittihaz edildiği, genel kurulda alınan kararların vakıf senedine aykırı olduğu, hükmün usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; davaya cevap ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava; davalı vakfın mütevelli heyet üyesi olan ve toplantıya katılan davacı tarafından vakfın 15.03.2021 tarihli mütevelli heyet toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 101. maddesinde; vakıf gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olduğu, 69. maddesinde; her üyenin genel kurulda bir oy hakkı bulunduğu ve üyenin, oyunu şahsen kullanmak zorunda olduğu, 73. maddesinde; dernek genel kurulun, derneğin en yetkili karar organı olduğu ve derneğe kayıtlı üyelerden oluştuğu, 83. maddesinde ise ancak dernek genel kurulu kararlarının iptalinin istenebileceği, diğer organlarının kararlarına karşı, dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davası açılamayacağı belirtilmiştir. Anayasamızın dernek kurma hürriyeti başlıklı 33. maddesinde; "Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Anayasa’nın 33. maddesinde, herkese, önceden izin almaksızın dernek kurma, derneklere üye olma ya da üyelikten çıkma özgürlüğü tanınmıştır. Maddede vakıflar hakkında açık bir düzenlemeye yer verilmemiş ancak son fıkrada, bu madde hükümlerinin vakıflarla ilgili olarak da uygulanacağı belirtilmiştir. Derneklerin ve vakıfların kuruluşları, amaçları, işlevleri, işleyişleri ve yönetimleri aynı değil ise de Anayasa’nın 33. maddesinin 1. ve son fıkraları birlikte değerlendirildiğinde, vakıflar hakkında hüküm bulunmayan hallerde -niteliğine uygun düştüğü ölçüde- 4721 sayılı Kanun'daki derneklere ilişkin hükümlerin vakıflar yönünden uygulanması gerektiği söylenebilir. 4721 sayılı Kanun'un 83. maddesinde, toplantıda hazır bulunan ve kanuna veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan her üye, karar tarihinden başlayarak 1 ay içinde toplantıya katılmayan her üye kararı öğrenmesinden başlayarak 1 ay içinde ve herhalde karar tarihinden başlayarak 3 ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebileceği, genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumların saklı olduğu hükme bağlanmıştır. Yargıtay uygulamalarına göre uyuşmazlık, öncelikle vakıf hukuku kapsamında mevzuatta yer alan düzenlemeler esas alınarak çözüme kavuşturulacak, hüküm bulunmayan hallerde ise Türk Medeni Kanunu'nun benzer kuruluşlardan olan derneklerle ilgili hükümleri esas alınarak çözüme gidilecektir. 1. Vakıf yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi ile iç denetçinin belirlenmesine dair alınan kararların iptali yönünden; Yukarıdaki genel açıklamalar doğrultusunda somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Vakıf senedinin "Mütevelli Heyetin Toplantı Zamanı ve Karar Nisabı" başlıklı 11. maddesinde; mütevelli heyetinin bilanço ve çalışma raporlarının onaylanması konuları için Mart ayında, bütçe ve çalışma raporlarının onaylanması ile seçimlerin yapılmasına ilişkin konular için Kasım ayında toplanması öngörülmüştür. Covid-19 pandemisi nedeni ile İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü'nün, 02.10.2020 tarihli, “Geniş Katılımlı Etkinliklerin Ertelenmesi” konulu Genelgesi ile 02.10.2020 tarihinden 01.12.2020 tarihine kadar sivil toplum kuruluşları, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları ve üst kuruluşları, birlikler ve kooperatifler tarafından düzenlenecek ve oluşacak kalabalıklar nedeniyle fiziki mesafe kuralının korunmasının mümkün olmadığı etkinliklerin (genel kurul, geniş katılımlı toplantılar, seminer vb.) ertelenmesine karar verilmiştir. Daha sonra 17 Kasım 2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7256 sayılı Kanunla; derneklerin genel kurul toplantılarının ertelenmesine dair İçişleri Bakanı'na yetki veren 7244 sayılı Kanun'un 2/ç fıkrasına ekleme yapılarak erteleme yetkisinin üçer aylık sürelerle üç defaya kadar kullanılabileceği hükmü doğrultusunda derneklerin genel kurul toplantıları Şubat ayı sonuna kadar ertelenmiş, dernek genel kurullarının ertelenmesine ilişkin durum doğrultusunda; daha önceden 01.12.2020 tarihine kadar yapılmaması kararlaştırılan, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları, birlikler ve kooperatifler tarafından düzenlenecek etkinliklerin (genel kurul toplantıları dahil) 01.03.2021 tarihine kadar ertelenmiştir. Davalı Vakfın Mütevelli Heyeti Toplantısı'nın 2020 Kasım ayı içerisinde yapılması gerekirken yukarıdaki genelge doğrultusunda ilk önce 27.11.2020 tarihli ve 2020/7 sayılı Yönetim Kurluu kararı ile Kasım ayına ilişkin mütevelli heyeti toplantısının 2021 yılı Mart ayında yapılmasına karar verilmiş; 02.03.2021 tarihli Yönetim Kurulu toplantısında alınan karar ile de Vakfın Mütevelli Heyeti Toplantısı'nın gündemde belirlenerek 15.03.2021 tarihinde (iptali istenilen toplantı) yapılması kararlaştırılmıştır. Dolayısı ile İlk Derece Mahkemesinin karar iptaline gerekçe yaptığı Kasım ayında yapılması gereken gündem maddelerinden görev süresi dolan yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi ile iç denetçinin belirlenmesi konularının iptali istenilen Mart ayındaki toplantı gündeminde yer almasının Covid 19 salgını (zaruret hali) nedeni ile alınan tedbirler kapsamında kaldığı, bu konuda Vakıf Yönetim Kurulunca da karar alınmış olduğundan tek başına iptal sebebi oluşturmayacağı düşünülmeden toplantının Kasım ayı yerine Mart ayında yapıldığı gerekçesi ile yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçimi ile iç denetçinin belirlenmesine dair alınan kararların iptaline karar verilmiş olması doğru olmamıştır. 2. 2020 yılı bilanço gelir tablosu ile denetim kurulu raporu ve yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına dair kararların iptali yönünden; Vakıf senedinin "Mütevelli Heyetin Toplantı Zamanı ve Karar Nisabı" başlıklı 11. maddesinde; mütevelli heyeti, üye tam sayısının yarısından bir fazlası ile başkan ve başkan vekili başkanlığında her toplantı için seçilecek iki oluşacak üç kişilik divan nezaretinde toplanacağı, ilk toplantı da çoğunluk sağlanamaz ise ikinci toplantının bir hafta sonra aynı gün, saat ve yerde yapılacağı ve toplantı nisabının ise üye tam sayısının üçte birinden az olamayacağı, mütevelli karar yeter sayısının ise senetteki sınırlamalar hariç olmak üzere toplantıya katılanların yarıdan bir fazlası olduğu, oylamanın ne şekilde yapılacağının ayrıca karara bağlanacağı, her üyenin tek oy hakkı olduğu, toplantıya gelemeyecek üyenin mütevelli heyet üyelerinden birisini vekil tayin edebileceği, bir şahısta birden fazla vekalet toplanamayacağı düzenlenmiştir. Hazırun cetveline göre davaya konu 15.03.2021 tarihli Mütevelli Heyet Toplantısı'na, toplam on sekiz mütevelli heyeti üyesinden davacı da dahil on altı üyenin katılımı ile toplantı yeter sayısı toplantıda sağlanmış, karar yeter sayısı yönünden bir açıklık olmamakla birlikte; "2020 yılı bilanço gelir tablosu çalışma raporları ile denetim kurulu raporu okundu, uygun görüldü. 2021 yılı bütçe ve çalışma raporları okundu 2021 yılı bütçesi 550.000,00 TL denk bütçe olarak uygun görüldü. Bütçe kalemleri arasında aktarma yapmak üzere yönetim kurulu yetkili kılındı yönetim ve denetim kurulu üyeleri ibra edildi." ifadelerine verilmiştir. Ancak alınan iş bu kararlarda oylamanın şekline dair iptali istenilen mütevelli heyet toplantısından önce yapılan toplantı tutanakları getirtilerek ne yöne bir uygulama yapıldığının tespit edilmesi, karar yeter sayısının tespiti yönünden alınan iş bu kararlara karşı incelemeye konu dava dışında başka bir dava açılıp açılmadığının araştırılması, karar yeter sayısı olmadığı yönünde davacının bir iddiası var ise; buna dair tanık dahil delillerini bildirmesi için imkan ve süre verilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmediğinden davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi gereğince bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 28.000 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı