Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/5435 E., 2025/2656 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5435 E., 2025/2656 K. (07.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5435
Karar No
2025/2656
Karar Tarihi
07.04.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/5435 E. , 2025/2656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2023/112 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ve 1963 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazların müvekkilinin 30 yılı aşkın süredir imar ihya ederek zilyet olduğu iddiasıyla müvekkili adına tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerin davacı ... adına tesciline karar verilmiş hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.04.2014 tarihli ve 2014/3838 Esas, 2014/4105 Karar sayılı kararıyla; "...eksik inceleme sonucu karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek; öncelikle, davanın, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) gereğince yasal hasım haline gelen ... ile ...'na da yöneltilmesi ve bu şekilde taraf koşulunun sağlanması, daha sonra dava tarihinden en az 15-20-25 yıl öncesine ait bölgeye ilişkin hava fotoğraflarıyla, topografik haritaların getirtilmesi, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılması, çekişme konusu taşınmazların imar-ihyasına en erken ne zaman başlanıldığının ve ne zaman tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, üç kişilik uzman ziraat mühendisleri kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu parsellerin toprak yapısı mukayese edilmesi suretiyle taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; rapora, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş, komşu taşınmazlar ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğraflarının eklenmesi; ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi..." gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 19.10.2015 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 10.994,96 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 6.626,96 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin ayrı ayrı davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 10.06.2020 tarihli ve 2016/17365 Esas, 2020/1646 Karar sayılı kararıyla; "...Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğuna göre, bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerektiği, Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin yerine getirilmesinin zorunlu olduğu, Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; dosya arasına alınan hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi yerine, orman mühendisi bilirkişisince incelendiği; çekişmeli taşınmazlara yakın taşınmazların kadastro tutanaklarının onaylı suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilerek gerekli denetim yapılmadığı, çekişme konusu taşınmazların imar-ihyasına en erken ne zaman başlanıldığı ve ne zaman tamamlandığı, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı hususlarını kesin olarak belirleyen, bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor aldırılmamış olması nedeniyle bozma ilamı gereklerinin yerine getirildiğinden söz edilemeyeceği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde; "...Geçmişe yönelik hava fotoğraflarının incelenmesinde, dava konusu yerlerde 1986 yılında alanın sürümünün yapılarak tarıma açık hale getirildiği ve 20 senelik zilyetliğin devam ettiği, bölgede imar planının olmadığı, imar ihya işlemlerinin tamamlandığının dava tarihi öncesinde olduğu, mahalli bilirkişi beyanları ile söz konusu zilyetliğin ve imar ihyanın davacı ve davacının babası tarafından çalılıkları temizlemek suretiyle yapıldığı, mahalli bilirkişi beyanlarının hava fotoğrafları ile uyumlu olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne, 12.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen alanın Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1434 Esas, 2019/1341 Karar sayılı mirasçılık belgesi doğrultusunda davacılar ...ve ... adına elbirliği mülkiyet hükümleri doğrultusunda tapuya tesciline, 12.10.2022 tarihli raporun Mahkeme kararının eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 335674241aa4db65 9b785bcf227ec1f6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı