Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/202 E., 2025/2657 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/202 E., 2025/2657 K. (07.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/202
Karar No
2025/2657
Karar Tarihi
07.04.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/202 E. , 2025/2657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/12 E., 2023/8 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Karabük ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca 2009 tarihinde yapılan kadastro neticesinde 130 ada 76 parsel 4.854,43 m² yüzölçümüyle, samanlık ve tarla vasfı ile belgesizden ..., ... ve ... adına tespit görmüş ancak Orman İdaresinin açtığı dava sonucu hükmen ifraz edilmiş ve 130 ada 76 parsel 926,15 m²; 130 ada 121 parsel 1.599,73 m² yüzölçümü ile ..., ... ve ... adına, geri kalan kısmı ise 130 ada 120 parsel numarası ile 2.328,55 m² yüzölçümü ile orman vasfıyla Hazine adına tapu kayıtları oluşturulmuş, 130 ada 119 parsel sayılı 4.636,91 m² yüzölçümlü taşınmaz tarla niteliği ile belgesizden ..., ... ve ... adına; 117 ada 14 parsel sayılı 3.311,98 m² yüzölçümlü ve 130 ada 49 parsel sayılı 5.250,79 m² yüzölçümlü taşınmaz tarla olarak belgesizden ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Asıl dosya davacıları ... ve ... vekili 14.08.2009 tarihli dilekçesi ile; ... köyünde bulunan ve kendilerine ait tapu kayıtları bulunan 130 ada 76 parselin davacıların tapu ile malik olduğunu, davacılar adına tespitini 130 ada 119 parsel sayılı taşınmazın davalılara ait yer ile birleştirilerek davalılar adına tespit edildiğini, bir kısmının davacılar adına tespitini istemiştir. Birleşen 2014/77 Esas sayılı dosya davacıları ..., ..., ... ve ... 29.07.2009 tarihli dava dilekçesi ile; ... köyü 117 ada 14 ve 130 ada 49 parsel sayılı taşınmazların hatalı olarak davalılar adına tesbit edildiğini bu nedenle taşınmazların kadastro tesbitlerinin iptali ile İsmail ... mirasçıları adına tescili talebiyle dava açmıştır. Birleşen dosya 2009/184-2010/69 karar sayılı dosyada davacı ... İdaresi 10.08.2009 tarihli dava dilekçesi ile 130 ada 76 parselin kısmen orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiş mahkemece davası kabul edilerek kısmen (A) kısmının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Mahkeme hükmü gereğince tapuda 130 ada 76 parsel ifraz edilerek (A) kısmı 2.328,55 m² yüzölçümü ile 130 ada 120 parsel numarası ile orman vasfıyla Hazine adına, (B) kısmı 130 ada 121 parsel numarası ile 1.599,73 m² yüzölçümü ile geri kalan 926,15 m² kısımda 130 ada 76 parsel numarası ile davalılar ..., ..., ... adına tapu kayıtları oluşturulmuştur. Ancak 130 ada 76 parsel numarası hakkında kadastro mahkemesinde devam eden işbu dava nedeniyle Orman İdaresinin açtığı ve kesinleşen dava dosyası davalı hale getirilmek suretiyle işbu dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece, asıl dosyada açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, dosya arasına alınan Eskipazar Kadastro Mahkemesinin 2009/184 Esas sayılı dosyada açılan davanın esastan kabulü, birleşen Mahkemenin 2014/77 Esas sayılı dosyada açılan davanın reddi ile; 130 ada 76 nolu parselin fen bilirkişilerinin 18.09.2014 tarihli raporlarına ekli krokide 130 ada (76/C) rumuzu ile gösterilen kısmının 29.08.2013 tarihli ve 695 yevmiye ile şeklen oluşan tapu kaydının iptali ile bu kısmın aynı parsel numarası ile tamamı 3 pay kabul edilerek; ..., ..., ... adlarına tespit ve tesciline; 130 ada 76 nolu parselin fen bilirkişilerinin 18.09.2014 tarihli raporlarına ekli krokide (120/B) rumuzu ile gösterilen kısmının 29.08.2013 tarih 695 yevmiye ile şeklen oluşan tapu kaydının iptali ile bu kısmın aynı parsel numarası ile tamamı 3 pay kabul edilerek; ..., ..., ... adlarına tespit ve tesciline; 130 ada 76 nolu parselin fen bilirkişilerinin 18.09.2014 tarihli raporlarına ekli krokide (120/A) rumuzu ile gösterilen kısmının 29.08.2013 tarih 695 yevmiye ile şeklen oluşan tapu kaydının iptali ile bu kısmın aynı parsel numarası ile orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline ve orman tahdidi içine alınmasına; 130 ada 119 parsel sayılı taşınmazın şeklen oluşan tapu kaydının iptali ile bu parselin tamamı 16 pay kabul edilerek; ..., ..., ... adlarına tespit ve tesciline; 130 ada 49 nolu parselin tespit gibi tesciline; 117 ada 14 nolu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, Hüküm davacı ve birleşen dosya davalıları ..., ... ve ... tarafından 130 ada 76 parselin (C) bölümü ile 76 parselden ifraz edilerek şeklen tapu kaydı oluşturulan 130 ada 120 (A) ve 121 (B) parsellere yönelik olarak; birleşen dosya davacıları ..., ..., ... ve ... vekili ise 117 ada 14 parsel, 130 ada 49 ve 119 parseller yönünden temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2018 tarihli ve 2018/1542 Esas, 2018/6468 Karar sayılı kararıyla; "...Davacı/davalı ... ve arkadaşları ile davalı/davacı ... ve arkadaşları 130 ada 76 nolu parselin fen bilirkişilerinin 18.09.2014 tarihli raporlarına ekli krokide 120/A rumuzu ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarının reddine, Davacı/davalı ... ve arkadaşları ile davalı/davacı ... ve arkadaşları vekillerinin 130 ada 49 ve 119 parseller, 117 ada 14 parsel ve 130 ada 76 parselin 120/A kısmı dışında kalan kısımlar yönünden temyiz itirazları yönünden; Mahkemece 130 ada 49 ve 119 parsel ve 117 ada 14 parsel sayılı taşınmazların kim tarafından ve nasıl kullanıldığı hususunda keşifte kimse dinlenilmediği, davacı/davalıların dayandığı 4 sıra nolu tapu kaydı keşif sırasında uygulanmadığı gibi fen bilirkişisinden de bu hususta rapor alınmadığı ancak mahkeme gerekçesinde 4 sıra nolu tapu kaydının 130 ada 49 ve 117 ada 14 parsellere uyduğu ve ... ve ... kullanımında olduklarının açıklandığı, yine, davacı/davalıların dayandığı 66 sıra cilt 7 nolu tapu kaydı keşifte uygulanmış ve 130 ada 76 ve 49 parsellere uyduğu açıklanmış ve 130 ada 76 parsel içerisinde kalan (B ve C) kısımlarının ise hibe senedi içerisinde kaldığının açıklandığı Ancak 66 sıra nolu tapu kaydının geldi gitti ve tedavülleri dosya içine alınmadığı gibi hibe senedinin de taşınmazlar başında usulüne uygun uygulanmadığı, Ayrıca 3402 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında kullanım olup olmadığının mahkemece araştırılmadığı, bu nedenle mahkemece 66 ve 4 sıra nolu tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren bütün tedavüllerinin, plan, harita ve krokilerinin, ifraz görmüşler ise ifraz haritalarının; ilk tesisi mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritasının; kadastro sırasında revizyon görmüş ise revizyon gördükleri taşınmazlara ait kadastro tutanak örneklerinin; tedavüller sırasında kayıtların yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olmuşsa sebebinin açıklanarak buna ilişkin belgelerin onaylı örnekleri okunaklı ve tapu geldi gittileri bilgisayar çıktılı olmak şartıyla denetime elverişli olacak şekilde dosya içine alınması, daha sonra önceki bilirkişiler dışında seçilecek iki fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte dayanılan tapu kayıtları mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanması, sınır denetimi yapılması, dayanılan tapu kayıtlarının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek tapu kaydı mahalline uyuyor ise tapu kaydının kapsadığı taşınmazları gösterir fenni bilirkişileri tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınması, dayanılan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uyuyor ise tapu kayıt malikleri ile tapu kaydına dayanan kişiler arasında akdi veya irsi irtibat bulunup bulunmadığının araştırılması, davalı/davacı ... ve Arkadaşları dayandıkları hibe senedi usulüne uygun keşif sırasında uygulanması ayrıca 3402 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında kullanım olup olmadığının mahkemece araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi, kabule görede hükmün 2 nolu bendinde ''130 ada 76 nolu parselin fen bilirkişilerinin 18.09.2014 tarihli raporlarına ekli krokide 120/B rumuzu ile gösterilen kısmının Eskipazar Kadastro Mahkemesinin 2009/184 Esas, 2010/69 Karar sayılı ilamı ile 130 ada 120 parsel olarak 29.08.2013 tarih 695 yevmiye ile şeklen oluşan tapu kaydının iptali ile bu kısmın aynı parsel numarası ile tamamı 3 pay kabul edilerek; ..., ..., ... adlarına tespit ve tesciline'' şeklinde karar verilmişse de şeklen oluşan tapu kaydı 130 ada 121 parsel olup mahkemece 130 ada 120 parsel denilmesinin hatalı olduğu..." gerekçesiyle kısmen onama kısmen bozma kararı verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde; "...09.04.1970 tarih 4 sıra nolu tapu kaydı ile bu kaydın geldisi olan T.Sani 1944 tarih 66 sıra nolu tapu kaydı ve 05.04.1957 tarih sıra no 4 nolu tapu kaydı ve bu kaydın geldisi olan T.Sani 1944 sıra 65 no.lu tapu kaydının keşifte yerel bilirkişiler ve tanık aracılığı ile mevkii ve hudutları okunmak suretiyle uygulanmaya çalışıldığı fakat mevkii dışında tapuda kayıtlı hudutların tam ve kesin olarak bilinemediği, 130 ada 76 parselin keşifte alınan beyanlar doğrultusunda, davalıların babası ... tarafından samanlık ve harman yeri olarak çok uzun yıllardır kullanıldığı, yine davalı tarafın dayandığı 05.08.1978 tarihli hibe senedi mevkii ve hudutları okunmak suretiyle keşif mahallinde uygulandığı ve ilgili senedin 130 ada 121, 76 ve dava dışı 130 ada 75 parselleri kapsadığı, ilgili kaydın hukuki değer ifade etmesi için ayrıca senet ile birlikte zilyetliğinde devredilmiş olması da gerektiği, hem 130 ada 76 parsel hem de 130 ada 121 parselin davalıların babaları ... tarafından arpa, buğday ekilmek suretiyle ekonomik amaca uygun olarak 20 yılı aşkın süre zilyet olduğu, asıl dava dosyasında dava konusu edilen 130 ada 119 parselin buğday ve arpa ekilmek suretiyle davacı taraf olan Subaşılar ve evveli malikleri olan ... ... tarafından kullanıldığı, birleşen dosyada dava konusu olan 130 ada 49 parsel ile 117 ada 14 parselin, icra edilen keşifte alınan yerel bilirkişi ve tanık beyanında, dava konusu yerlerin ekin ekmek suretiyle Subaşılar tarafından ekonomik amaca uygun olarak 20 yılı aşkın zamandır zilyet olmaları sebebiyle 3402 kadastro kanunun madde 14 uyarınca açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ise de davacıların anılan keşifte 130 ada 49 parselin güneyinde yer alan ve fen bilirkişileri aracılığı ile ölçümü yapılan kısmın davalı olan...'lara ait olduğu ve bu kısma yönelik davalarından feragat ettiklerinden, ilgili kısmın 130 ada son parsel numarası verilmek suretiyle davacılar adına tespit ve tescil edilmesine şeklinde hüküm kurulmuş olup; ayrıca keşif tutanağında imzası olan davacılardan ...'ın başka yerden taşınmaz verilmek suretiyle bu taşınmazdaki hakkından feragat ettiğini beyan etmesi üzerine sadece davacılardan ... ve ... adlarına tespit ve tescil hükmü kurularak, işbu sebeple açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine şeklinde aşağıdaki şekilde hüküm kurulduğu, ayrıca asıl dosyada davacı, birleşen dosyada davalı olan ... ve 2012 tarihinde vefat eden eşi ... lehine hüküm kurulan parseller yönünden, ... hem kendi payı, hem de eşi ...'ndan intikal eden payın toplanmasıyla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkememizce her ne kadar kısa kararda asıl dosya yönünden açılan davanın reddine denilmiş ise de asıl dosyada yar alan 130 ada 119 parsel sayılı taşınmaz yönünden, davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın kabulüne karar verilerek, 130 ada 119 parselin davacılar adına tespit edildiği, asıl ve dosya arasına alınan 2009/184 esaslı dava dosyasında ise dava konusu edilen 130 ada 76 ve 121 parseller yönünden ise davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla, asıl dava yönünden davanın "kısmen kabul kısmen reddine" denilmesi gerekirken, yanılgılı şekilde kısa kararda reddine denilmesi hususu, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmaması adına düzeltilmediği..." gerekçesiyle asıl ve dosya arasına alınan Eskipazar Kadastro Mahkemesinin 2009/184 esaslı dava dosyasında görülen davanın reddi, birleşen 2014/77 Esaslı dava dosyasında açılan davanın ise kısmen kabul kısmen reddi ile 130 ada 49 parselin kadastro tespitinin iptali ile, fen bilirkişilerinin 11.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide yer alan (A) rumuzlu yerin, krokide yer alan şekli ve yüzölçümü ile aynı parsel numarası ile tamamı 16 pay kabul edilerek; 10 payının ... adına, 3 payın ... adına, 3 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, Yine aynı parselde, Fen bilirkişilerinin 11.07.2023 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide yer alan (B) rumuzlu yerin ise, krokide yer alan şekli ve yüz ölçümü ile 130 ada son parsel numarası verilmek suretiyle tamamı 2 pay kabul edilerek; 1 payın ... adına, 1 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 117 ada 14 parselin tespit gibi tesciline maliklerden ... oğlu ...'nın ölü olduğu anlaşılmakla söz konusu parselin tamamı 16 pay kabul edilerek; 10 payının ... adına, 3 payın ... adına, 3 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, Eskipazar Kadastro Mahkemesinin 08.03.2010 tarihli ve 2009/184 Esas ve 2010/9 Karar sayılı ilamı ile ifrazen oluşan 926.15 m² yüzölçümlü samanlık ve tarla vasfındaki 130 ada 76 parsel ile 1599.73 m² yüzölçümlü tarla vasfındaki 130 ada 121 parselin şeklen oluşan tapu kaydında yer alan tespit gibi tescillerine, 130 ada 119 parselin kadastro tespitinin iptali ile parselin tamamı 16 pay kabul edilerek; 10 payının ... adına, 3 payın ... adına, 3 payın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş hüküm davacılar birleşen davalılar vekilince 130 ada 76, 130 ada 49 parselin B bölümü ve 130 ada 121 parsel yönünden, davalılar birleşen davacılar vekilince 117 ada 14 ve 130 ada 119 parseller yönünden temyiz edilmiştir. Davacılar-birleşen davalılar vekilinin 130 ada 76, 130 ada 49 parselin (B) bölümü, 130 ada 121 parsel, davalılar-birleşen davacılar vekilinin 117 ada 14 parselle ilgili temyiz itirazları yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-birleşen davalılar vekili ve davalı-birleşen davacılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalılar-birleşen davacılar vekilinin 130 ada 119 parselle ilgili temyiz itirazları yönünden; davacı-birleşen davalıların 130 ada 119 parselin bir kısmını dava ettikleri, davalı-birleşen davacıların da 11.12.2009 tarihli celsede dava edilen kısım yönünden davayı kabul ettikleri dikkate alındığında yapılacak keşif neticesinde davalı-birleşen davacıların kabul ettikleri yer belirlenerek taşınmazın bu bölümü yönünden davanın kabulüne, geriye kalan kısım yönünden tespit gibi tescile karar verilmesi gerekirken taşınmazın tespitinin iptaliyle davacılar adına tesciline karar verilmesi usûl ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; Davacı-birleşen davalılar vekilinin 130 ada 76, 130 ada 49 parselin (B) bölümü, 130 ada 121 parsel ve davalı-birleşen davacılar vekilinin 117 ada 14 parselle ilgili temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden hükmün ONANMASINA, Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davacılar vekilinin 130 ada 119 parselle ilgili temyiz itirazlarının, kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bccf7bfe6fea281a 3d2cb88e6081ac17

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı