8. Hukuk Dairesi 2023/5321 E. , 2025/2959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/6 E., 2023/54 K. DAVA : Kadastro (Tespite İtiraza İlişkin) DAVA TARİHİ : 04/06/2010 İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davacılar ..., ... ve ... mirasçıları ile asli müdahil ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 11.09.2023 tarihli ek kararla, davacı ... mirasçıları vekili tarafından kesin süre içerisinde harç ve masraflar yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, iş bu ek karar da adı geçen davacı mirasçıları tarafından temyiz edilmekle; dosya incelendi, incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ile ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1312 parsel sayılı 71.575,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un (2/B) maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak, taşlık ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., 2010/162 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1312 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 20 dönümüne 20 yıldır nizasız fasılasız zilyet olmasına rağmen Hazine adına tespit yapıldığını ileri sürerek, taşınmazda kullanıcı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. 3. Davacı ..., birleşen 2010/168 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1312 parsel sayılı taşınmazın 4.494,77 m²'lik kısmının uzun yıllardır kendisi tarafından kullanıldığını, ancak kullanım kadastrosu sırasında Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazda kullanıcı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. 4. Davacı ..., birleşen 2010/124 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1312 parsel sayılı taşınmazın 37.500 m²'lik kısmının uzun yıllardır kendisi tarafından kullanıldığını, ancak kullanım kadastrosu sırasında Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazda kullanıcı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. 5. Asli müdahil ..., müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bir kısmının kendisi tarafından kullanıldığını ileri sürerek, lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve 2014/602 Esas, 2018/72 Karar sayılı önceki kararı ile, davacıların davalarının ve asli müdahillerin davalarının reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 157 ada 40 parsel eski (1312 parsel) sayılı taşınmazın taşlık, çalılık vasfı ile ve 70.023,45 m² yüzölçümlü olarak Hazine adına tespit ve tesciline, dava konusu ... ili ... ilçesi ... mahallesi 157 ada 40 parsel (eski 1312 parsel) sayılı taşınmazın dava dışı 157 ada 4 parsel ile mükerrrer olan (V) harfi ile ve mavi renk ile taranarak gösterilen 0,90 m²'lik alanın, dava dışı 157 ada 5 parsel ile mükerrrer olan (Y) harfi ile ve mavi renk ile taranarak gösterilen 247,52 m²'lik alanın, dava dışı 157 ada 6 parsel ile mükerrrer olan (Z) harfi ile ve mavi renk ile taranarak gösterilen 1.303,65 m²'lik alanlara ilişkin kadastronun 2. kadastro mahiyetinde bulunması sebebiyle geçersizliğine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve 2014/602 Esas, 2018/72 Karar sayılı önceki kararı, davacı ..., davacı ..., davacı ... ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmemle, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.03.2022 tarihli ve 2021/11252 Esas, 2022/1948 Karar sayılı ilamı ile; "... mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile inşaat, ziraat mühendisi bilirkişi ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların niteliği, tespit günü itibariyle taşınmazlarda fiili kullanım bulunup bulunmadığı, evin ve kümesin hangi tarihte yapıldığı, hangi taşınmazın kimin kullanımında olduğu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, beyanlar arasında oluşabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılması, teknik bilirkişi, inşaat ve ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmazların 2010 yılındaki ortofoto ve uydu fotoğraflarını da uygulayarak tespit tarihi itibariyle taşınmazların niteliği, taşınmazların kullanım durumu, taşınmazlar üzerindeki inşaii muhdesatların niteliği ve yaşları, zirai bilirkişiden ağaçların yaşları hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazların çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip üzerine taşınmaz sınırlarının işaretlenilmesinin istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. 2. Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacılar ..., ..., ... ve asli müdahiller ..., ..., ... yönünden davanın reddine, davacılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1312 parsel(yeni 157 ada 40 parsel) sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun ek-4 ve 6831 sayılı Orman Kanunun 2/B maddeleri gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. Taşınmazın 23.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda 'D2' harfi ile gösterilen 2289,47m²'lik kısmının ...'in, 'F2' harfi ile gösterilen 3285,95 m²'lik kısmın ...'in kullanımındadır," ibaresinin şerhine, taşınmazın mükerrer olan 23.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda (V2) harfi ile gösterilen 0,90 m², (Y) harfi ile gösterilen 247,52 m², (Z) harfi ile gösterilen 1.303,65 m²'lik kısımların taşınmazdan çıkarılarak 70.023,45 m² yüzölçümle tespitteki vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacılar ..., ... ve ... mirasçıları ile asli müdahil ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 11.09.2023 tarihli ek kararla, davacı ... mirasçıları vekili tarafından kesin süre içerisinde harç ve masraflar yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, iş bu ek karar da adı geçen davacı mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahalli bilirkişi beyanlarına göre davacıların uzun yıllardır dava konusu taşınmazın (D1, D2) ve (F1 ve F2) bölümlerini kullanmakta olduklarının anlaşıldığını, mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda müvekkili olan asli müdahilin uzun yıllardır zilyet olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın beyanlar hanesine ... ve ... adına şerh verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir. 2. Davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde; 6100 sayılı HMK' nin 104. maddesinde, adli tatilde bakılmayan davalarla ilgili temyiz süresinin sonu adli tatil dönemine rastlarsa sürenin tatilin bitiminden itibaren 7 gün daha uzatılmış sayılacağı ifade edilmiş; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29/son maddesinde ise, Kadastro Mahkemelerinin adli tatile tabi olmadığı düzenlenmiştir. Somut olayda; İlk Derece (... Kadastro) Mahkemesi kararının davacı ... vekiline 31.07.2023 tarihinde, davacı ...'e 02.08.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 06.09.2023 tarihinde verildiği anlaşıldığından, davacı ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazları incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesinin 2014/602 Esas ve 2018/72 Karar sayılı önceki kararı ile asli müdahil ...'in talebinin reddine karar verildiği, bu kararın asli müdahil ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtayca yapılan temyiz incemelesi sonucunda, asli müdahilin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş olduğu ve hükmün sadece davacı ... ve ... yönünden bozulduğu, bu haliyle asli müdahil ... yönünden İlk Derece Mahkemesinin 2014/602 Esas ve 2018/72 Karar sayılı önceki kararının kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... ve ... vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı REDDİNE; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Peşin alınan harcın, talepleri halinde davacı ... ve ... ile asli müdahil ...'e iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 286794d1eabb63d6 69b2f01a960e8122 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2023/5321 E. , 2025/2959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/6 E., 2023/54 K. DAVA : Kadastro (Tespite İtiraza İlişkin) DAVA TARİHİ : 04/06/2010 İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davacılar ..., ... ve ... mirasçıları ile asli müdahil ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 11.09.2023 tarihli ek kararla, davacı ... mirasçıları vekili tarafından kesin süre içerisinde harç ve masraflar yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, iş bu ek karar da adı geçen davacı mirasçıları tarafından temyiz edilmekle; dosya incelendi, incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ile ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1312 parsel sayılı 71.575,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un (2/B) maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak, taşlık ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., 2010/162 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1312 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 20 dönümüne 20 yıldır nizasız fasılasız zilyet olmasına rağmen Hazine adına tespit yapıldığını ileri sürerek, taşınmazda kullanıcı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. 3. Davacı ..., birleşen 2010/168 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1312 parsel sayılı taşınmazın 4.494,77 m²'lik kısmının uzun yıllardır kendisi tarafından kullanıldığını, ancak kullanım kadastrosu sırasında Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazda kullanıcı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. 4. Davacı ..., birleşen 2010/124 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1312 parsel sayılı taşınmazın 37.500 m²'lik kısmının uzun yıllardır kendisi tarafından kullanıldığını, ancak kullanım kadastrosu sırasında Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazda kullanıcı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. 5. Asli müdahil ..., müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bir kısmının kendisi tarafından kullanıldığını ileri sürerek, lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve 2014/602 Esas, 2018/72 Karar sayılı önceki kararı ile, davacıların davalarının ve asli müdahillerin davalarının reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 157 ada 40 parsel eski (1312 parsel) sayılı taşınmazın taşlık, çalılık vasfı ile ve 70.023,45 m² yüzölçümlü olarak Hazine adına tespit ve tesciline, dava konusu ... ili ... ilçesi ... mahallesi 157 ada 40 parsel (eski 1312 parsel) sayılı taşınmazın dava dışı 157 ada 4 parsel ile mükerrrer olan (V) harfi ile ve mavi renk ile taranarak gösterilen 0,90 m²'lik alanın, dava dışı 157 ada 5 parsel ile mükerrrer olan (Y) harfi ile ve mavi renk ile taranarak gösterilen 247,52 m²'lik alanın, dava dışı 157 ada 6 parsel ile mükerrrer olan (Z) harfi ile ve mavi renk ile taranarak gösterilen 1.303,65 m²'lik alanlara ilişkin kadastronun 2. kadastro mahiyetinde bulunması sebebiyle geçersizliğine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve 2014/602 Esas, 2018/72 Karar sayılı önceki kararı, davacı ..., davacı ..., davacı ... ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmemle, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.03.2022 tarihli ve 2021/11252 Esas, 2022/1948 Karar sayılı ilamı ile; "... mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile inşaat, ziraat mühendisi bilirkişi ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların niteliği, tespit günü itibariyle taşınmazlarda fiili kullanım bulunup bulunmadığı, evin ve kümesin hangi tarihte yapıldığı, hangi taşınmazın kimin kullanımında olduğu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, beyanlar arasında oluşabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılması, teknik bilirkişi, inşaat ve ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmazların 2010 yılındaki ortofoto ve uydu fotoğraflarını da uygulayarak tespit tarihi itibariyle taşınmazların niteliği, taşınmazların kullanım durumu, taşınmazlar üzerindeki inşaii muhdesatların niteliği ve yaşları, zirai bilirkişiden ağaçların yaşları hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazların çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip üzerine taşınmaz sınırlarının işaretlenilmesinin istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. 2. Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacılar ..., ..., ... ve asli müdahiller ..., ..., ... yönünden davanın reddine, davacılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1312 parsel(yeni 157 ada 40 parsel) sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun ek-4 ve 6831 sayılı Orman Kanunun 2/B maddeleri gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. Taşınmazın 23.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda 'D2' harfi ile gösterilen 2289,47m²'lik kısmının ...'in, 'F2' harfi ile gösterilen 3285,95 m²'lik kısmın ...'in kullanımındadır," ibaresinin şerhine, taşınmazın mükerrer olan 23.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda (V2) harfi ile gösterilen 0,90 m², (Y) harfi ile gösterilen 247,52 m², (Z) harfi ile gösterilen 1.303,65 m²'lik kısımların taşınmazdan çıkarılarak 70.023,45 m² yüzölçümle tespitteki vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacılar ..., ... ve ... mirasçıları ile asli müdahil ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 11.09.2023 tarihli ek kararla, davacı ... mirasçıları vekili tarafından kesin süre içerisinde harç ve masraflar yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, iş bu ek karar da adı geçen davacı mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahalli bilirkişi beyanlarına göre davacıların uzun yıllardır dava konusu taşınmazın (D1, D2) ve (F1 ve F2) bölümlerini kullanmakta olduklarının anlaşıldığını, mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda müvekkili olan asli müdahilin uzun yıllardır zilyet olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın beyanlar hanesine ... ve ... adına şerh verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir. 2. Davacılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesinde; 6100 sayılı HMK' nin 104. maddesinde, adli tatilde bakılmayan davalarla ilgili temyiz süresinin sonu adli tatil dönemine rastlarsa sürenin tatilin bitiminden itibaren 7 gün daha uzatılmış sayılacağı ifade edilmiş; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29/son maddesinde ise, Kadastro Mahkemelerinin adli tatile tabi olmadığı düzenlenmiştir. Somut olayda; İlk Derece (... Kadastro) Mahkemesi kararının davacı ... vekiline 31.07.2023 tarihinde, davacı ...'e 02.08.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 06.09.2023 tarihinde verildiği anlaşıldığından, davacı ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazları incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesinin 2014/602 Esas ve 2018/72 Karar sayılı önceki kararı ile asli müdahil ...'in talebinin reddine karar verildiği, bu kararın asli müdahil ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtayca yapılan temyiz incemelesi sonucunda, asli müdahilin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş olduğu ve hükmün sadece davacı ... ve ... yönünden bozulduğu, bu haliyle asli müdahil ... yönünden İlk Derece Mahkemesinin 2014/602 Esas ve 2018/72 Karar sayılı önceki kararının kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... ve ... vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı REDDİNE; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Peşin alınan harcın, talepleri halinde davacı ... ve ... ile asli müdahil ...'e iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 286794d1eabb63d6 69b2f01a960e8122 ... ...