8. Hukuk Dairesi 2023/4103 E. , 2025/2961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1959 E., 2023/1582. K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/54 E., 2021/31K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Uygulama kadastrosu sonucu, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 4347 parsel sayılı 80.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 838 ada 7 parsel sayılı numarasıyla 78.661,71 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; 3420 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 4347 parsel numaralı taşınmazın yüzölçümünün 80.000,00 m² iken 78.661,71 m² olarak tespit edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu, eksik hesaplanan yüzölçümün tamamlanarak yeniden Hazine adına tescilinine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu parselin uygulama kadastro tespitinde hata bulunmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafında istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda çelişki bulunduğunu ve bu çelişkilerin giderilmediğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, uygulama kadastrosu işlemlerinin hatalı davranılmasından dolayı haksız olarak taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlım, söz konusu kadastro işleminin usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanunun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına gerek olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.