8. Hukuk Dairesi 2023/4672 E. , 2025/5511 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/654 E., 2023/635 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/1298 E., 2021/49 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 1 15... parsel sayılı 16774,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Geçici 8. madde uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. 2.Davacı Hazine vekili, taşınmazın evveliyatının orman olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden ve kamu malı niteliğinde olması nedeniyle davalı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ve 2016/1298 Esas, 2021/49 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/1229 Esas, 2022/297 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 115 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisinin 03.03.2020 havale tarihli ek raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 13765,47 metrekarelik kısmın tarla vasfıyla davalı adına aynı parsel numarasıyla tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 1417,25 metrekare ve (C) harfi ile gösterilen 1594,41 metrekarelik alanın orman vasfıyla ayrı ayrı parsel numaralarıyla davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 22.11.2022 tarihli, 2022/3309 Esas, 2022/9239 Karar sayılı bozma kararı ile; " Mahkemece dava konusu taşınmazın B ve C harfli kısımlarının orman vasfı ile tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Ancak dava konusu taşınmazın A harfi ile gösterilen kısmı için davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşulları oluştuğundan bahisle bu kısma yönelik davanın reddinin yerinde olmadığı, dava konusu taşınmaza doğu yönden bitişik olan 937 parsel sayılı taşınmazın, yörede 1987 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 19 37... sıra numaralı vergi kaydına dayanarak davalının babası adına tespit edildiği,dayanak vergi kaydının batı sınırı, dava konusu taşınmaz yönünü "mera" okuduğu,davalının babası adına tespit edilen bu taşınmaza ait dayanak vergi kaydının dava konusu taşınmaz yönünü mera okumasının davalı yanı da bağlayacağı,keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin; dava konusu taşınmazın olduğu yerin eskiden mera olduğu, zamanla davalının babası ve davalı tarafından açılarak tarla haline getirildiği yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın evveliyatında mera vasfında olduğu kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile edinilmesinin de mümkün olmadığı,bu sebeple dava konusu taşınmazın A harfli kısmının mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken davalı adına tesciline karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gereğine değinilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın (A) harfli kısmının mera, (B) ve (C) kısımlarının orman vasfında olduğu, zilyetlik yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne dava konusu ... ilçesi ... köyü 115 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisinin 03.03.2020 havale tarihli ek raporunda ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 13765,47 m²'lik kısmın mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydedilmesine, fen bilirkişisinin 03.03.2020 havale tarihli ek raporunda ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1417,25 m² ile (C) harfi ile gösterilen 1594,41 m²'lik alanın orman vasfıyla ayrı ayrı parsel numaralarıyla davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın murisinden kaldığını, tarım arazisi olduğunu, mahalli bilirkişilerin soyut beyanlarına dayalı olarak karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 14,16,17. ve Geçici 8. maddesi 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 269,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.