8. Hukuk Dairesi 2022/6769 E. , 2025/1740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/7 E., 2021/5 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen orman kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı-karşı dava davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 1971 yılında yapılan kadastro sırasında ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 146 ada 38 parsel sayılı taşınmaz 2292 m² yüzölçümü ve tarla vasfı ile tapu kaydına dayanarak ... ve arkadaşları adına paylı olarak tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili 20.12.2012 havale tarihli dava dilekçesi ile; Yalova ili ... ilçesi ... köyü 146 ada 38 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman olduğu ve bu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırı içerisinde kaldığını, dava konusu taşınmazın öncesi itibari ile orman olmasına rağmen taşınmazın son yapılan orman kadastrosu sırasında "özel orman" olarak sınırlandırıldığını, taşınmazların tamamının eğiminin %12'den fazla olduğu, toprak muhafaza karakteri taşıdığını, üzerlerinde herhangi bir zirai faaliyette bulunulmadığı ve halen eylemli durumu itibari ile Devlet ormanı niteliğini haiz olduklarını, 4753 sayılı Kanun amacına uygun kullanılmadığı ve toprak tevzi komisyonlarınca dağıtımının yapılmasının hukuka aykırı olduğu belirterek, davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz ile ilgili 40 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 3302 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan orman kadastro çalışmalarının iptali ile özel orman statüsü verildiği anlaşılan dava konusu taşınmazın tamamının Devlet ormanı niteliğine haiz olduğundan taşınmazın davalı adına mevcut olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaza yönelik davalının müdahalesinin önlenmesine, taşınmazın tapu kaydı üzerinde üçüncü kişi yada kurumlar lehine varsa mevcut şerhlerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili 13.08.2013 havale tarihli karşı dava dilekçesi ile; dava konusu taşınmazın müvekkillerine murislerinden kaldığını, taşınmazın orman arazisi olduğuna dair şerh veya bilgi bulunmadığı gibi satın alınd��ğı tarihte de üzerinde orman vasfına ait tek bir ağaç dahi mevcut olmadığını, her yıl düzenli olarak emlak beyannamesini yatırdıklarını, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkiline ait taşınmazın orman sınırlandırılmasına ilişkin komisyon tespitinin öncelikle iptaline, müvekkili aleyhine açılmış davanın reddine, dava konusu taşınmazın müvekkil adına tesciline karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, Orman İdaresinin tapu iptali ve tescil davasının tefrikine, orman kadastrosuna itiraz davasının kabulüne 146 ada 38 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 40 nolu Orman Kadastro Komisyonunca taşınmazların tamamının özel orman sayılmasına ilişkin orman kadastrosu ve 2/B uygulamasının iptali ile taşınmazların tamamının Devlet ormanı sınırları içine alınmasına, karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalı-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20 Hukuk Dairesinin 09.04.2019 tarihli, 2016/9154 Esas, 2019/2445 Karar sayılı ilamı ile usulünce taraf teşkili oluşturulmadığı gereğine değinilerek sair hususlar incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu; davacı ... İdaresinin açtığı orman kadastrosu tespitine itiraz davasının kabulüne, Yalova ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 146 ada 38 parsel sayılı taşınmazın 40 nolu Orman Kadastro Komisyonunca taşınmazın tamamının özel orman sayılmasına ilişkin orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının iptali ile dava konusu Yalova ili ... ilçesi, ... köyü, Tepebağ Mevkii, 146 ada 38 parsel sayılı taşınmazın tamamının devlet ormanı sınırları içine alınmasına, karşı davacıların davasının reddine karar verilmiş; hüküm davalı karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman kadastrosuna itiraz ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 1949 yılında keşinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 sayılı Kanuna göre makiye ayırma işlemi, 21.11.2012 tarihinde 30 gün süre ile ilan edilip eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve sınırlaması yapılmış, ormanlarda aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulaması, 1971 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır. İlk Derece Mahkemesince, daha önce verilen karar gerekçesine atıf yapılarak, 1949 yılında yapılan orman sınırları içerisinde yer alan dava konusu taşınmazın özel mülkiyete tabi olamayacağı, zamanaşımı ya da diğer nedenlerle iktisat edilemeyeceği, bu sebeple orman tahdit çalışmasından sonra verilen tapuya itibar edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüş ve dosya kapsamına uygun olmayan şekilde karar verilmiştir. Şöyle ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadında, 3116 sayılı Kanun'un 5653 sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanun'la (5653 sayılı Kanun) değişik 1/e maddesine göre çıkarılan “Makilik ve Orman Sahalarının Birleştiği Yerlerde Orman Sınırlarının Tespitine Ait Yönetmelik” ile bu Yönetmelik uyarınca kurulan maki komisyonlarının yasal olduğu ve yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu kabul edilmiş ve söz konusu komisyonlar tarafından makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel kanunlar gereğince oluşturulan tapular da yasal prosedüre uygun ve geçerli olduğundan bu tapulara değer verileceği hüküm altına alınmıştır. Yine, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 30.04.2010 tarihli ve 2004/1 Esas, 2010/1 Karar sayılı içtihadında da, maki komisyonlarınca 5653 sayılı Kanun'a göre yapılarak kesinleşen ve özel kanunlar gereğince tapu kaydı oluşan taşınmazlar hakkında 1993/5 Esas ve 1996/1 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararının uygulanmasına devam olunacağı ifade edilmiştir. Somut olayda; dosya kapsamına ve uzman bilirkişiler tarafından kesinleşmiş orman tahdit ve maki tefrik haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın tamamının 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidinde orman tahdit hattı içinde kaldığı, 5653 sayılı Kanun gereğince makilik saha olarak tefriki yapılıp maki tutanağı düzenlenerek haritaya geçirildikten sonra 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) gereğince Toprak Tevzii Komisyonunca tevzii edilerek gerçek kişi adına 1952 tarihli ve 291 numaralı tapu kaydı oluşturulduğu ve taşınmazın bu tapu kaydına dayalı olarak 1971 yılında arazi kadastrosu sonucu 1182 parsel nosu ile tapu maliki adına tespit edildiği ve sonrasında tapuya tescil edildiği, daha sonra yenileme kadastrosu yapıldığı ve taşınmazın 146 ada 38 parsel sayısını aldığı, tapu maliki mirasçılarına intikal ettiği, yörede 2012 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında özel orman olarak sınırlandırıldığı, bu sınırlamaya karşı Orman İdaresinin taşınmazın devlet ormanı olduğu iddiası ile, tapu malikleri tarafından ise taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu iddiası ile eldeki karşı davayı açtığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın tamamının tevzi tapusu kapsamında kaldığı ve Maki Komisyonunca 5653 sayılı Kanun'a göre belirlenip 4753 sayılı Kanun gereğince tapuya bağlandığı sabit olduğundan, tapuya güven ilkesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadı uyarınca Orman İdaresinin davasının reddi, karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve Kanun'a aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d925071a25f9d05f 2228f72e8cf3b8b5
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6769 E., 2025/1740 K. (04.03.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6769
- Karar No
- 2025/1740
- Karar Tarihi
- 04.03.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5347 E., 2025/1776 K. 04.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6067 E., 2025/1714 K. 04.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4912 E., 2025/1738 K. 04.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1839 E., 2025/1774 K. 04.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/903 E., 2025/1716 K. 04.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5002 E., 2025/1730 K. 04.03.2025