Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2022/4629 E., 2025/825 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4629 E., 2025/825 K. (06.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4629
Karar No
2025/825
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/4629 E. , 2025/825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/67 Esas, 2022/17 Karar KARAR : Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ilişkin karar, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen karar, davacı vekili ve davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Samsun ili Bulgurlu köyü Tellipınar mevkiinde yer alan yaklaşık 40.000 m² yüzölçümlü taşınmazın orman olduğunu, taşınmaza davalılar tarafından ev yapıldığını ve tarla vasfıyla kullanıldığını beyan ederek, taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında dava konusu taşınmazlar hakkında 19.07.2010 tarihinde, 497 ada 1, 2, 498 ada 1, 499 ada 1, 500 ada 1, 501 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel numaralarıyla kadastro tutanağı düzenlendiğinden dava dosyası görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Samsun ili ... Mahallesi Manuklar mevkii 497 ada 1 ve 2 parsel, 498 ada 1 parsel, 499 ada 1 parsel, 500 ada 1, 2 ve 3 parsel, 501 ada 4, 5, 6, 7 ve 8 parselde yer alan taşınmazların fen bilirkişisinin 06.08.2008 tarihli ek raporuna ekli krokide M+L harfleri ile işaretlediği toplamda 93.259,66 m²'lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tesciline, K+G+N+E+F+H ile işaretli toplamda 7.289,84 m²'lik kısmının tespit gibi tesciline ilişkin ilk karar, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.06.2012 tarihli ve 2012/2385 Esas, 2012/8544 Karar sayılı ilamıyla; "... dava konusu çekişmeli taşınmazlar kadastro sırasında yüzölçümü ve malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit edildiğine göre, kadastro hâkiminin, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesine göre re'sen araştırma yapmak zorunda olduğu, kadastro ile çekişmeli taşınmazlar ve çevresi çap ve paftaya bağlandığına göre, öncelikle davaya konu parselleri kenardan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, davalı gerçek kişilerin dayandığı Kasım 1956 tarih 123 sıra numaralı tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren denetlemeye elverişli, birbirini takip eden ve bilgisayarda yazılı ve iktisap sebeplerini belirtir şekilde tüm gittileri, davalıların dayandığı tapu kaydı, 4753 sayılı Kanun uyarınca, toprak tevzi komisyonunca oluşturulduğuna göre, tevzi belgeleri ve tevzi krokisi ile kadastro sırasında revizyon görmüş ise, revizyon gördüğü parsellerin tutanak örnekleri ve dava konusu taşınmazı birlikte gösterir kadastro paftasının, İlçe Tapu Sicil Müdürlüğü ve İlçe Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi, bir fen elemanı ve bir uzman ziraatçı bilirkişi ve yerel ve tespit bilirkişilerinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, yapılacak bu keşifte, öncelikle asliye hukuk mahkemesince yapılan keşifte fen ve orman bilirkişi raporlarına ekli kroki ile malik hanesi boş olarak tesbit edilen 497 ada 1 ve 2, 498 ada 1, 499 ada 1, 500 ada 1, 2 ve 3, 501 ada 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların kadastro paftası çakıştırılarak, asliye hukuk mahkemesince bilirkişi krokisi ile sınırları belirlenen taşınmazın kapsamı içinde ancak malik hanesi boş olarak gönderilen taşınmazların kapsamı dışında hakkında tutanak düzenlemiş başkaca taşınmaz bulunup bulunmadığı araştırılarak, şayet başkaca taşınmaz ve taşınmazlar bulunduğu saptandığı takdirde, bu taşınmaz veya taşınmazların kadastro tutanaklarının da davalı olarak dosyaya getirtilmesi, davanın kapsamı belirlendikten sonra eski tarihli resmi belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanması, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanun' un 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 Esas, Karar; 14.03.1989 tarihli ve 35/13 Esas, Karar ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 Esas, Karar sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi, hakim gözetiminde, bütün taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi, yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, hukuken ve bilimsel olarak ve HGK'nun 15.11.2000 tarihli ve 2000/20-1663/1694 sayılı kararında açıklandığı gibi, eğimi % 12'nin üzerinde olan toprak ve orman muhafaza karakteri taşıyan funda veya makiliklerle örtülü yerlerin orman niteliğinde ve 6831 sayılı Kanunun 1/j bendi kapsamı dışında olduğu gözetilmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kaydı varsa, tedavülleriyle birlikte yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanması, bilirkişi ve tanıklardan kayıttaki her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınması, uygulamada tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa, özellikle gözönünde tutulması, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde, bu konuda taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmesi, bu yolla dava konusu taşınmazın dayanılan tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız saptanması, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde, tespit tutanağı bilirkişilerinin de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek, çelişkinin duraksamasız giderilmesi, tutunulan tapu kaydının kapsamının, dayanağı olan tevzi haritasına göre belirleneceğinin düşünülmesi, uygulamada geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile tapu kaydının dayanağı haritanın ölçekleri eşitlenerek haritalar çakıştırılarak yerine uygulanması, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden, varsa değişmez nitelikte sınır yeri sayılabilecek kişi taşınmazlarından da yararlanılması, tapu kaydı ifraz görmüş ise, ifraz haritaya dayandığı takdirde, az yukarıda açıklanan yöntemle haritaların yerine uygulanması, ifraz görmemiş ise, ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yararlanılması, uygulamada ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının kapsamının kök tapu kaydının kapsamı içinde aranmasının zorunlu olduğunun düşünülmesi, ayrıca, taşınmazın tapu kaydında tarif edilen türünün de deliller değerlendirilirken gözönünde tutulması, 6831 sayılı Yasanın 1/F maddesinin orman içindeki veya ormana sınır yerler söz konusu olduğunda, tapu kaydı kapsamındaki yerler için uygulama olanağı bulabileceğinden, bunun için çekişmeli parsellerin tapu kaydı kapsamında kaldığının tereddütte yer bırakmayacak biçimde saptanması gerektiğinin düşünülmesi, çekişmeli taşınmazların toprak yapısı, bitki örtüsü çevre parseller ile karşılaştırmak ve üzerindeki bitki örtüsü tek tek sayılmak suretiyle taşınmaz üzerinde bulunan bitki örtüsü ve varsa ağaçların cinsi, sayısı ve yaşı, taşınmazın hangi bölümlerini hangi yoğunlukta kapladıkları ve kapalılık oranı, hakim ağaç türü, varsa aşılı ağaçların kök yaşı ve aşı yaşı gibi hususların detaylı ve teknik ölçülerde saptanması, uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek ve yargı denetimine açık olacak şekilde ölçekli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması, tapu kaydının mahalline uyduğu saptandığı takdirde, çekişmeli taşınmazların orman bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kaydının 4785 ve 5658 sayılı yasalar kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediğinin değerlendirilmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesine göre gerektiğinde lüzum görülecek delillerin re'sen toplanması ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gereğine ve kabule göre ise, kadastro hâkimi itirazlı parsellere ilişkin olarak düzenli sicil oluşturmak ve kararın hüküm fıkrasında adına tescil kararı verilen kişilerin açık kimlikleri ve pay oranlarını belirtmek zorunda olduğundan, asliye hukuk mahkemesinden aktarılan davaya konu olan ve malik hanesi açık bırakılan 497 ada 1 ve 2, 498 ada 1, 499 ada 1, 500 ada 1 , 2 ve 3, 501 ada 4, 5, 6, 7 ve 8 sayılı parsellerin malik hanelerinin hükümle doldurulması gerekirken, sicilin açık bırakılmasının isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu Samsun ili Terme ilçesi ... Mahallesi 498 ada 1 ile 501 ada 4, 501 ada 5, 501 ada 6, 501 ada 7, 501 ada 8 numaralı parsellerin kadastro tespit tutanaklarının iptali ile ilgili taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tespiti ile doldurularak tapuya kayıt ve tesciline; dava konusu Samsun ili Terme ilçesi ... Mahallesi 497 ada 1, 499 ada 1, 500 ada 1, 501 ada 3 numaralı parsellerin kadastro tespit tutanaklarının iptali ile ilgili taşınmazların ... oğlu ... (T.C. ...) adına tespiti ile doldurularak tapuya kayıt ve tesciline; dava konusu Samsun ili Terme ilçesi ... Mahallesi 497 ada 2 parselin kadastro tespit tutanaklarının iptali ile ilgili taşınmazın Kadastro Kanunu'nun 25. maddesi gereğince 08.03.2022 tarihli mahkememizce re'sen tanzim edilen veraset ilamı doğrultusunda doldurularak, veraset ilamındaki oranlar bağlamında ... oğlu ... mirasçıları adına tespit ve tesciline, beyanlar hanesine "iş bu parsel üzerinde kargir ev üzerindeki adı geçenlere aittir." şerhinin düşülmesine; dava konusu Samsun ili Terme ilçesi ... Mahallesi 501 ada 1 ve 501 ada 2 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanağının iptaline; dava konusu Samsun ili Terme ilçesi ... Mahallesi 501 ada 1 parselin bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 13.09.2021 tarihli raporlarında (A) sembolüyle gösterilen 1048,29 m²'lik kısım ile Samsun ili Terme ilçesi ... Mahallesi 501 ada 2 parselin bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 13.09.2021 tarihli raporlarında (A1) ve (A2) sembolleriyle gösterilen 15715,60 m²''lik ve 35850,50 m²''lik kısmın orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tespit ile tapuya kayıt ve tesciline; dava konusu Samsun ili Terme ilçesi ... Mahallesi 501 ada 1 parselin bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 13.09.2021 tarihli raporlarında (B) sembolüyle gösterilen 6120,76 m²''lik kısmın parselden ifrazı ile aynı ada ayrı parsel numarası verilmek sureti ile mahkememizce re'sen düzenlenen 08.03.2022 tarihli veraset ilamı doğrultusunda doldurularak, veraset ilamındaki oranlar bağlamında ... oğlu ... mirasçıları adına tespit ve tesciline; dava konusu Samsun ili Terme ilçesi ... Mahallesi 501 ada 2 parselin bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 13.09.2021 tarihli raporlarında (B) sembolüyle gösterilen 40971,81 m²'lik kısmın parselden ifrazı ile aynı ada ayrı parsel numarası verilmek sureti ile ilgili taşınmazın ... oğlu ... (T.C. ...) adına tespiti ile doldurularak tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine "iş bu parsel üzerinde iki katlı ev ve müştemilatın ... oğlu ...'a aittir." şerhinin düşülmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin 2 inci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 inci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin ve davalılar ... ve ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı