Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/3887 E., 2025/4250 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3887 E., 2025/4250 K. (28.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3887
Karar No
2025/4250
Karar Tarihi
28.05.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/3887 E. , 2025/4250 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/135 E., 2019/42 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dosyalarda ayrı ayrı verilen kararlar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuş ve bozma sonrası yapılan yargılama sorasında dosyalar eldeki dosyada birleştirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamlarına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... davanın genel mahkemeden aktarılan dava olduğu, bu doğrultuda ilanların yapılmadığı, ilanların yapıldığına dair tutanaklarda kayıt bulunmadığı, dayanak tapu kayıtlarının usulünce uygulanmadığı, bilirkişi raporunda orman tahdidi yapıldığı belirtildiği halde usulüne uygun orman araştırması yapılmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesinde taraf olup bu dava Tapulama Mahkemesine devredildiğine göre köy temsilcisinin huzurunda davanın görülmesi gerektiği ve nizalı parsellerin Köy Tüzel Kişiliğinin davası kapsamında kalıp kalmadığının araştırılmadığı, eksik araştırma ile karar verildiği açıklanarak, belirtilen tüm bu hususlar yönünden araştırma ve inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu yerlerde ilk orman tahdit çalışmasının 1949 yılında yapılıp 1950 yılında kesinleşmiş olduğu, dava konusu 1590 ve 1591 parselin bu orman tahdit çalışmasının içinde kaldığı, Yargıtayın yerleşmiş içtihatları gereğince kesinleşmiş orman tahdit çalışmasının içinde kalan yerlerin tapularının hukuki kıymetini yitirmiş olduğu, orman sayılması gerektiği, dava konusu yerlerin maki tespit komisyonu tarafından maki alanı olarak tespit edilmiş olduğu, şahıslara dağıtım yapılmak üzere Toprak İskan Kurumuna devredildiği, ancak şahıslara dağıtım yapılmadığı, dava konusu yerlerde 43 nolu orman kadastro komisyonu tarafından aplikasyon çalışmasının 2012 yılında yapıldığı, bu aplikasyon çalışmasının 3116 sayılı ilk orman kadastro çalışmasına uyumlu olduğu, 1590 parselin 1981 yılından önce orman vasfını yitirdiğinden orman dışına çıkartılmış olduğu, 43 nolu orman kadastro komisyonunun dava devam ederken yapmış olduğu kadastro çalışmasının davalı olarak kabul edilerek dava konusu yerlerin 1981 yılından önce orman vasfını yitirip yitirmediğinin araştırıldığı, dava konusu yerlerden 1590 parselin 1981 yılından önce orman vasfını yitirdiği, 1591 parselin 1981 yılından önce orman vasfını yitirmediği, aplikasyon çalışmasının 1590 parsel yönünden doğru olduğu, 1591 parsel yönünden ise yanlış olduğu, 1606 parselle ilgili olarak bu parsele uygulanan Peyzanyolu mevkii 14306 m² miktarlı 09.10.1951 tarihli ve 36 sıra numaralı tapu kaydı ile 31.01.1953 tarihli ve 58 sıra numaralı Peyzanyolu mevkii 10658 m² tapu kaydının dava konusu 1606 parseli kapsadığının şimdiye kadar yapılan tüm keşiflerde bilirkişiler tarafından ikrar edildiği, dolayısıyla bu konuda herhangi bir tereddüt olmadığı, bu tapu kayıtlarının Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.10.1951 tarihli 281/235 Esas ve 28.02.1951 tarihli ve 298/32 sayılı Mahkeme kararı ile oluştuğu, aksine karar vermenin hukuken mümkün olmadığı, bilirkişi raporunda davanın 1931 tarihinden beri devam ettiği yazılmışa da bu dava dosyasının önceki davaların devamı olmadığı, 1590 ve 1606 parsellerin ilk dava tarihinin 1955 yılı olduğu, 1591 parselin ilk dava tarihinin 1966 yılı olduğu, dolayısıyla ilk orman tahdit çalışmasının 1949 yılında yapılıp 1950 yılında kesinleşmiş olduğu, 1606 parsel dışında diğer parsellerin kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığından hukuki değerlerini yitirmiş oldukları, önceki tarihli mahkeme kararlarının keşiflerde uygulamasının tam olarak yapılamadığı ve dava konusu yerleri kapsamadığı, günümüzde yaşayan ve bilen bilirkişilerin bulunmasının mümkün olmadığı, bu nedenle eski tarihlerdeki keşiflerdeki bilirkişi beyanlarına itibar edildiği ..." gerekçesiyle, davacı ...’in ............... Belediyesi 1606 parselle ilgili açmış olduğu davanın kabulüne, diğer parsellerle ilgili açmış olduğu davaların reddine, diğer davacıların ve birleşen dosya davacılarının açmış oldukları davaların reddine, Yalova ili Altınova İlçesi Kaytazdere Belediyesi 1606 parselin ...’in mirası 32 pay olarak kabul edilerek 8 payın ..., 4'er payın ..., ..., ..., ..., ..., 1'er payın ..., ..., ... ve ... adlarına tarla vasfıyla tapuya tescil edilmesine, ....................Belediyesi 1590 parselin tarla vasfı ile 2/B arazisi olarak Hazine adına tesciline, beyanlar hanelerine "6831 sayılı Kanuna göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır" ifadesinin yazılmasına, 1591 parselin 43 nolu komisyon tarafından 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarma işleminin iptaline, 1591 parselin orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Orman İdaresi vekilinin ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı