8. Hukuk Dairesi 2024/3456 E. , 2025/4246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/353 E., 2024/651 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/122 E., 2023/546 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; ...köyünde bulunan, dava dilekçesinde mevki ve hudutlarını belirttiği taşınmazın 20 yılı aşkın süredir eklemeli olarak davacılar tarafından zilyet edildiğini ileri sürerek, taşınmazın davacılar adına tescilini talep etmiştir. Davalı Hazine temsilcisi; davanın reddini savunarak, dava konusu taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davaya konu taşınmazın 1962 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında 'tepe' olarak tapulama harici bırakıldığı, yapılan yargılama ile davaya konu taşınmazların mera niteliğinde olmadığı ve köylünün ortak kullanımına ayrılan yerlerden olmadığı, jeoloji bilirkişisinden usulüne uygun alınan rapor uyarınca taşınmazların üzerinde ırmak yatağına ve dere yatağına rastlanmadığı, taşınmaz alanı ve çevresinde taşkın durumunun söz konusu olmadığı, harita mühendisi bilirkişiden alınan raporda 1987 tarihli hava fotoğrafının incelenmesinden bu tarih itibarıyla imar ihyanın tamamlandığı, dinlenen mahalli bilirkişi anlatımlarından dava edilen taşınmazın ilk olarak davacıların dedesi tarafından kullanılmaya başlandığı, ondan davacıların babasına geçtiği, davacının babasının da taşınmazı davacılara eşit hisseli olarak bağışladığı, davacılar ve murislerinin emek ve para harcayarak bu hale getirdiği taşınmazdaki çabalarının imar ihya olgusunu oluşturduğu ve zilyetlik için aranan süreyi aştığı, taşınmazın orman, mera olmadığı ve böylece 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1. maddesi gereği aranan şartların oluştuğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14-17.m kapsamında belirtilen şartlara da uyduğu ..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile ...köyünde bulunan tarla vasfındaki, doğusunda 101 ada 4 parsel no.lu taşınmaz, batısında ..................zilyetliğindeki taşınmaz, kuzeyinde 101 ada 2 parsel no.lu orman taşınmaz,; güneyinde arazi yolu ve ilerisinde 118 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar bulunan fen bilirkişisi ...tarafından hazırlanan 05.10.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 6765,98 m² tapusuz taşınmazın eşit hisseli olacak şekilde davacı ... ve ..................... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların zilyetliği doğrulamasına, uzman jeodezi ve fotogrametri bilirkişinin çekişmeli taşınmazın 1987, 1990 ve 2005 tarihli hava fotoğrafları ile 2010 yılı ortofotoda tarım arazisi olarak kullanıldıklarını,1987 yılından evvel imar-ihyanın tamamlandığını, zilyetlik faaliyetlerinin devam ettiğini ve etrafındaki tarım arazileri ile benzer özellik gösterdiğini bildirmesine, incelenen 1987 tarihli hava fotoğrafı ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla bir sürenin geçmiş bulunmasına, ziraat bilirkişinin çekişmeli taşınmaz bölümünün tarım arazisi olduğunu, 20 yıldan daha uzun bir süre ekilip biçildiğini bildirmesine, jeolog bilirkişinin taşınmaz üzerinde ırmak ve dere yatağı izine rastlanmadığını, taşınmazın alanı ve çevresinde taşkın durumunun söz konusu olmadığını ve taşınmazın ırmağın etki alanı dışında olduğunu bildirmesine, orman ve harita mühendisi bilirkişilerin ortak raporunda dava konusu taşınmazın 1955 tarihli hava fotoğrafı, 1959 tarihli memleket haritası, 2015 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları, 2018 yılında yapılan 6831 sayılı Kanun'a göre yapılan 2/B uygulamaları kapsamında dava konusu taşınmazın orman dışı açıklık alanda kaldığının, orman sayılmayan yerlerden olduğunun, üzerinde her hangi bir orman örtüsü veya ağaç yer almadığının, orman kadastro sınırları dışında kaldığının bildirilmesine, yapılan senetsiz araştırması sonucunda da norm kısıtlamasının aşılmadığının anlaşılmasına ve bu halde çekişmeli taşınmaz üzerinde adına tescil kararı verilen davacılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin belirlenmesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davalı Hazine temsilcisinin ve davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f90b2f70fc5ed30c 7ae71a6d9ddef825
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3456 E., 2025/4246 K. (28.05.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3456
- Karar No
- 2025/4246
- Karar Tarihi
- 28.05.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3887 E., 2025/4250 K. 28.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6353 E., 2025/4248 K. 28.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3386 E., 2025/4247 K. 28.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5396 E., 2025/4245 K. 28.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2872 E., 2025/4244 K. 28.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1147 E., 2025/4243 K. 28.05.2025