8. Hukuk Dairesi 2024/6085 E. , 2025/4253 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/37 E., 2024/116 K. Yargıtay bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonrası İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı vekili, davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...köyü sınırları içerisinde köy civarında bulunan çorak arazi olduğu gerekçesi ile kadastro tespiti esnasında tesbit dışı bırakılan, doğusu ...tarlası, batısı...tarlası, kuzeyi 544 parsel sayılı taşınmaz, güneyi çorak arazi ile çevrili 9.000 metrekarelik taşınmaz, 1973 yılından beri nizasız fasılasız malik sıfatı ile tarım arazisi olarak müvekkilinin zilyet ve tasarrufu altında olduğunu, müvekkilinin 1973 yılından bugüne kadar taşınmazda çiftçilik yapmakta buğday, pamuk gibi ürünler yetiştirdiğini, 1973 yılından beri bugüne kadar taşınmazı nizasız fasılasız malik sıfatı ile kullandığını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki zilyetlikle iktisap şartlarının müvekkilin lehine oluştuğunu açıklayarak, ...köyü civarında bulunan 9.000 m² kısmın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekilince temyizi üzerine; Dairemiz 11.06.1998 tarihli ve 1998/3830 Esas, 1998/6708 Karar sayılı ilamıyla karar bozulmuş, Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüyle (A) ile gösterilen 9.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.03.2012 tarihli ve 2011/313623 Esas, 2012/3050 Karar sayılı kararıyla karar bozulmuş, bozma ilamı sonrası Mahkemece davanın kabulü ile; bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen 8.711,68 metrekarelik taşınmazın tarla vasfı ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiş, hüküm Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.10.2019 tarihli ve 2017/679 Esas, 2019/5978 Karar sayılı ilamıyla Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığının huzuruyla davanın görülmesinde yasal zorunluluk bulunduğu halde ... davaya dahil edilmeden, davanın esası hakkında hüküm kurulduğu, ayrıca Mahkemece yapılan orman araştırmasının ve zilyetlik araştırmasının da yeterli olmadığı gerekçeleriyle bozulmuştur. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; Dava konusu yerin genel arazi kadastrosu sırasında çorak alan olduğundan tescil dışı bırakıldığı, daha sonra ise toplulaştırma sonucu Hazine adına tescil edildiği, bu nedenle davaya dahil edilen davalı ..., ... ve ... yönünden davasının pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davacının davalı Hazine yönelik davasında ise, taşınmazın tescil harici olduğu dönemde çorak arazi olması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı, mahallinde yapılan keşifte mahalli bilirkişilerin beyanına göre 1971 yılından 4-5 yıl öncesinden başlamak üzere yağışlar, kanal yoluyla suyun gelmesi ve davacının bu süreçte taşınmazını sürmesi ile taşınmazın çorak halinin giderilerek tarım arazisi haline getirildiği ve bu hali ile davacının taşınmazı imar ihya ettiği, davacının en az 1971 tarihinden itibaren kesintisiz bir şekilde tarım amaçlı olarak kullandığı, ziraat bilirkişinin raporuna göre bu alanın dava tarihi olan 1995 tarihine göre en az 22 yıldan beri imar ihya edilerek kullanılmakta olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, 1973 tarihli hava fotoğrafına göre bu alanda tarımsal faaliyetin bulunduğu, buna göre davacının taşınmazı imar ihya ederek tarım arazisi niteliğine uygun olarak en az 22 yıl süre ile kullanıldığı sabit olup bu tarihten sonra toplulaştırma ile Hazine adına kaydedildiği, davacı ve murisleri adına başkaca tescil davası sonucu tescilin yapılmadığı, davaya konu taşınmazın komşu parsellerinin tutanaklarına göre de davacının zilyetliğinin uyumlu olduğu, taşınmazın çevresinin de bir bütün halinde zilyetlik ile edinilebilecek alanı teşkil ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davacının davasının kabulüne, Hazine adına kayıtlı 184 ada 2 parsel numaralı taşınmaz içerisinde kalan fen bilirkişisi .............'in 21.09.2023 havale tarihli raporu ve krokisinde koordinatları ile gösterdiği dava konusu 8.711,68 metrekarelik taşınmazın tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Hazine aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilirken diğer davalılar yönünden "pasif husumet yokluğu yönünden reddine" karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir. 2. Davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Uyuşmazlık, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davacı vekilinin tüm, davalı ... idaresi ve davalı Hazine vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince, tescil harici iken toplululaştırma çalışmaları neticesinde Hazine adına tapu kaydı oluşan 184 ada 2 parsel numaralı taşınmaz içerisinde kalan fen bilirkişisi ...'in 21.09.2023 havale tarihli raporu ve krokisinde koordinatları ile gösterdiği dava konusu 8.711,68 metrekarelik taşınmazın tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, taşınmazın tapu kaydının tetkikinden; beyanlar hanesinde "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığıdır" şerhlerin bulunduğu görülmekle, Mahkemece taşınmazın niteliği hususunda gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, öncelikle taşınmazın niteliğine ilişkin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, bölgeye ait sit haritası celp edilerek dosya ikmal edildikten sonra dava konusu taşınmaz içerisinde ve çevresinde korunması gerekli kültür ve tabiat varlığının bulunup bulunmadığı hususunun bu konuda uzman olan arkeolog bilirkişi tarafından incelenmesi için mahallinde keşif icra edilmelidir. Arkeolog bilirkişi eliyle bölgeye ait sit haritası ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenip çakıştırılarak, yöntemince uygulanmak suretiyle taşınmazların arkeolojik sit alanı içinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli, kalıyor ise derecesi ve taşınmaz üzerinde 1. grup olarak tescil edilmiş kültür ve tabiat varlıkları bulunup bulunmadığı hususları incelenmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir. Kabule göre de; davaya konu taşınmazın tapu sicilinde zaten davalı Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu halde mahkemece tapu kaydı iptal edilmeden, krokide gösterilen 8.711,68 metrekarelik alanın davacı adına tescil edilmesinin mükerrer tescile yol açacağının gözetilmemiş olması isabetsiz olmuştur. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR Yukarıda (IV.B.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm ve davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (IV.B.3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b7813f2542e07082 0b623638de75044b