Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2022/2743 E., 2025/1943 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2743 E., 2025/1943 K. (10.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2743
Karar No
2025/1943
Karar Tarihi
10.03.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/2743 E. , 2025/1943 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1991/199 E., 1993/419 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ...Kayyım vekili Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili ile davacı-davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 5602 sayılı Tapulama Kanunu'na göre 1957 yılında yapılan çalışmada, 301 parsel sayılı taşınmaz davacı gerçek kişiler adına; 303 parsel sayılı taşınmaz ise davalılar adına tespit görmüş ve askı ilan süresi içinde dava açıldığından kadastro tespitlerinin kesinleşmemiştir. Davacılar ..., ... ... ve ..., Erdemli Gezici Kadastro Mahkemesinin 1958/48 Esas sayılı dava dosyasına sundukları dava dilekçelerinde; Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi 301 parsel sayılı taşınmazın murisleri adına tespit gördüğünü ancak, dayanak tapu kaydı 23.000 metrekare olduğu halde, parsel yüzölçümünün 18.060 metrekare olarak ölçüldüğünü, ölçülen miktara itiraz ettiklerini belirterek eksik kısmın adlarına tescilini, ek olarak davacı ..., 301 parseldeki hissedarlardan kardeşi ...nin hissesini, diğer kardeşi ...'a sattığını, ancak tespitte kendisi satmış gibi tutanak düzenlendiğini ileri sürerek, tespitteki ... yerine kendi adı ...'nın yazılmasını talep ve dava etmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi 302 parselin kendisinin de varis bulunduğu ...veraseleri üzerine tespit edildiğini, ancak taşınmazın bir kısmının 301 parsel içerisinde kaldığını ileri sürerek, bu bölümün ifrazı ile 302 parsele eklenmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ... İdaresi, Erdemli Gezici Kadastro Mahkemesinin 1958/46 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi 303 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinde davalılar adına yazıldığını, ancak taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın orman vasfı ile kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi 303 parsel sayılı taşınmazın ölü annesi ... adına tespit gördüğünü, annesinin ölü olması nedeniyle mirasçıları babaları ..., kendisi ..., kardeşi ... adına tespitin yapılması gerektiğini belirterek, hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi 303 parsel sayılı taşınmazın tespitinin mirasbırakan ... oğlu ... üzerine yapıldığını, ...nın ölü olduğunu, ... oğlu ...nın ölümüyle veresesi olan ... oğlu kendisi, kardeşleri ... kızları ... ... ve ...'a terk ettiğini ileri sürerek, ... üzerine yapılan tespitin iptali ile kendi adına tespitin yapılmasını talep etmiştir. Davacı ... ... dava dilekçesinde; tapulu taşınmazları olan Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi 301 parsel sayılı taşınmazın tapusunun 20975 metrekare olduğunu, ancak tespit tutanağında 18060 metrekare olarak tespit edildiğini, 303 parsel sayılı taşınmazın ise 7032 metrekare olduğunu, ancak 26460 metrekare olarak tespit edildiğini, kendi tapuları ile diğer taşınmazın tapuları arasında fark oluştuğunu ileri sürerek, yanlışlığın düzeltilmesini talep etmiştir. Erdemli Gezici Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, mahkemenin 1958/48 Esas sayılı dosyası 1958/46 Esas sayılı dosyası ile birleştirildikten sonra 1958/46 Esas sayılı dava dosyası 1958/152 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmiş ve bu dosyada dava konusu taşınmazlara ilişkin dava 27.09.1991 tarihinde tefrik edilerek Erdemli (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 1991/199 Esas sırasına kaydedilmiş ve davacı ... 23.09.1958 tarihli celsede davasından feragat etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi 301 parsel yönünden, tespitinin doğru olması, mahalli bilirkişi beyanları ile taraf beyanları dikkate alındığında dava konusu 301 ve 303 parsel arasındaki ortak sınırın sabit olduğu, taraflarca her iki taşınmazın tespit tarihi öncesindeki sınırlarının belirlendiği, parsel yüzölçümünde eksiklik ve fazlalık olmadığı gerekçesiyle 301 parsel yönüyle davanın reddine; davacı ... İdaresinin, Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi 303 parsel hakkında açmış olduğu davanın taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı gerekçesiyle reddine; dava konusu 303 parseldeki davalı tespit maliklerinin hisse oranlarının tespiti için yaptırılan bilirkişi incelemesine göre taşınmazın davacı ... ile ...'in ölü miras bırakanları adına tespit görmesi nedeniyle davalarının kabulüne; davacı ... ...'ın davasının, bilirkişi raporu, mahalli bilirkişi beyanları ile taraf beyanları dikkate alındığında dava konusu 301 ve 303 parsel arasındaki ortak sınırın sabit olduğu, taraflarca her iki taşınmazın tespit tarihi öncesindeki sınırlarının belirlendiği, parsel yüzölçümünde eksiklik ve fazlalık olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi tarafından, "dava konusu 303 parselin evveliyatının devlet ormanından açma olduğu, hava fotoğrafları, memleket haritası ve amenajman planlarında devlet orman olarak gözüktüğü, toprağının orman toprağı olduğu, bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğu, şahıslar adına tespit ve tescil edilemeyeceği" iddiasıyla; davalılar ... ..., ... ... ve ... ...'ın kayyımı vekili tarafından ise, "dava konusu 301 parsel ile ilgili hükümde ... çocukları, ... ... ve ... ...'ın isim ve paylarının belirtilmesine rağmen, ... ...'ın paydaş olarak belirtilmediği, taşınmazın pay toplamı ile paydadaki miktarda hata olduğu, ... ...'ın taşınmazda paydaş olmasına rağmen hükümde paydaş olarak belirtilmediği, hükümde belirtilen ... ... isminde bir kişi bulunmamasına rağmen bu kişiyle ilgili hüküm kurulduğu" iddiasıyla temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında dava konusu, 303 parsel yönünden temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi 301 parsel yönünden, gerekçeli kararın davacı ... İdaresi ile bir kısım davacılar vekiline tebliği yapıldığı, davacı ... mirasçısının davadan feragat ettiği, hükmün 20.03.2001 tarihinde kesinleştiği belirtilerek, kesinleştirme tutanağı düzenlenmiş ise de, tarafların tümüne tebliğ işlemleri yapılmadan usule uygun olmayan kesinleştirme tutanağı düzenlendiği anlaşıldığından kesinleştirme şerhinin kaldırılmasına karar verildikten sonra, davalılar ... ..., ... ... ve ... ...'ın kayyımı vekilinin, dava konusu 301 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmamakta ise de, kadastro tespit tutanağında malik paylarının toplamının, paydayla eşit olmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesince bu husus dikkate alınmadan taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi ve ayrıca kadastro tespit tutanağında, paydaş olan ... kızı ...'nin soy ismi belirtilmediği halde bu paydaşın kim olduğunun belirlenmemiş olması isabetsiz olup, bir kısım davalılar kayyımı vekilinin temyiz dilekçesinde, hükümde "... ..." olarak belirtilen paydaşın "... ..." olduğu yönündeki beyanı dikkate alınmak suretiyle tespit tutanağında paydaş olan ... kızı ...' nin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi ve bundan sonra malik payları ile toplam hisse payı eşit olacak tescil hükmü kurulması gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının çekişmeli 303 parsel yönünden ONANMASINA, Bir kısım davalılar kayyımı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile dava konusu Mersin ili Erdemli ilçesi ... Mahallesi 301 parsel hakkındaki hükmün kesinleştirilmesine ilişkin şerhin kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi uyarınca bu parsel yönünden BOZULMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz eden bir kısım davalılara iadesine, 1086 sayılı Kanunun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c42f8c51e20b7f0d b40787079d75184a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı