Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/3566 E., 2025/1906 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3566 E., 2025/1906 K. (10.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3566
Karar No
2025/1906
Karar Tarihi
10.03.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/3566 E. , 2025/1906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/251 E., 2019/52 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 03.07.2023 tarihli ve 2021/12131 Esas, 2023/3989 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davalı ... İdaresi vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili 05.12.2011 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; sınırlarını bildirdiği tahminen 10.000 metrekare miktarındaki taşınmazın davacıların zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, kadastro tespiti sırasında tapulama harici bırakıldığını, taşınmazın davacılar ve murislerinin 80 yılı aşkın bir süredir malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu ve davacılar ile murisleri tarafından imar ve ihya edilerek tarım arazisi olarak kullanıldığını açıklayarak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 713 ve devamı maddeleri gereğince davacılar adına 1/2 hisse olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, İzmir ili Tire ilçesi ... köyü, 2428 parsel sayılı taşınmaza bitişik 26.12.2013 tarihli fen bilirkişi raporu ekindeki krokisinde (A) (7597,73 metrekarelik alan) ve (B) (1558,43 metrekarelik alan) harfi ile gösterilen taşınmazların zeytinlik ve çalılık vasfıyla aynı paftanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacılar adına 1/2'şer hisse olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 07.03.2017 tarihli ve 2015/11679 Esas, 2017/1922 Karar sayılı ilamıyla; "Yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, tescili istenilen taşınmazların niteliğinin, imar-ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ve dava tarihinden ya da kadastro tespit tarihinden 15, 20 ve 25 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun, anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerektiği, somut olayda mahkemece, taşınmazın hem (A) hem de (B) ile gösterilen bölümleri yönünden anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi keşif sonrası alınan ziraat bilirkişi raporundan (B) harfi ile gösterilen bölümünün oldukça eğimli olduğu bu kısım üzerinde hiç bir çalışma yapılmamış olduğu, halen çalılık vasfında bulunduğunun belirtildiği, orman bilirkişi raporunda ise taşınmazın batı bölümünü oluşturan bu kısmının eğiminin %30-35 arasında olduğu ve pırnal meşesi ve delice ile kaplı olduğunun belirtildiği halde, üzerinde hiç bir imar-ihya çalışması bulunmadığı anlaşılan taşınmazın (B) bölümü yönünden yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verildiği, 6360 On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna (6360 sayılı Kanun) göre Tire İlçe Belediye Başkanlığının ve ilgili Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi gerektiği" belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) ve (B) harfleri ile gösterilen alanların orman vasfında olduğu, orman sayılan yerlerin özel mülkiyete tabi olmasının mümkün olmadığı, (A2) ile gösterilen alanın ise orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddesinde aranan şartların oluştuğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İzmir ili Tire ilçesi ... köyü, 2428 parsel sayılı taşınmaza bitişik 09.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A2) (6.680,69 metrekarelik alan) harfi ile gösterilen taşınmazın zeytinlik vasfıyla aynı paftanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacılar adına 1/2'şer hisseli olarak tapuya kayıt ve tesciline, davanın, 09.11.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazlar bakımından reddine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.07.2023 tarihli ve 2021/12131 Esas, 2023/3989 Karar sayılı ilamıyla; "Dosya kapsamındaki belgelerden yargılama sırasında, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapıldığı, davacı adına tescil kararı verilen (A2) ile ilgili bölümün Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının anlaşıldığı, bu durumda davanın aynı zamanda orman kadastrosuna ve 2/B uygulamasına itiraza dönüştüğü, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 11/1. maddesi ve 3402 sayılı Kanuna göre, orman kadastrosuna itiraz davasına bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, hal böyle olunca, mahkemece; tescil davasının elde tutulup, orman kadastrosuna ve 2/B uygulamasına itiraz yönünden Kadastro Mahkemesi görevli olduğundan dava tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi, orman kadastrosuna ve 2/B işlemine itiraz davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 165 inci maddesi uyarınca bekletici mesele yapılıp kesinleşmesinden sonra sonucuna göre tescil istemi yönünden koşulların oluşup oluşmadığı da ayrıca değerlendirilmek suretiyle esas hakkında karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Davalı ... İdaresi vekili tarafından bu defa bozma ilâmına yönelik olarak karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Dava; tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına, Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı ... İdaresi vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme istemleri yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamından; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca değil, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5. maddesi uyarınca yapıldığı ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanı da kapsayacak şekilde kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış, anılan Kanun'un 27. maddesinde ise, Yerel Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği belirtilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen taşınmaz yönünden görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gözönüne alınıp, 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerekmektedir. Ne var ki; bu hususun, Dairemizin 03.07.2023 tarihli, 2021/12131 Esas ve 2023/3989 Karar sayılı ilamında maddi hataya dayalı olarak gözardı edildiği ve yörede orman kadastrosunun 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılmış gibi değerlendirilerek karar verildiği anlaşılmakla, anılan kararın "Değerlendirme" başlıklı bendinde yer alan bozma gerekçesi değiştirilerek yukarıda belirtilen gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... İdaresi vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, Davalı ... İdaresi vekilinin yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.07.2023 tarihli ve 2021/12131 Esas ve 2023/3989 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, anılan bozma ilamının "Değerlendirme" başlıklı bendinde yer alan gerekçenin değiştirilerek, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca yukarıda belirtilen değişik gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 106397806b74de20 f7a7daa2aa73b6a7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı