Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/1751 E., 2025/4040 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1751 E., 2025/4040 K. (22.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1751
Karar No
2025/4040
Karar Tarihi
22.05.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/1751 E. , 2025/4040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/13 E., 2021/5 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasında görülen tespite itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılardan ...ve...vekilleri ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, .................köyü 127 ada 6 parsel sayılı 324.965 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi gereğince yapılan ve dava tarihi itibarıyla kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır. Davacılar dava dilekçelerinde, dava konusu 127 ada 6 parsel sayılı taşınmazın belli bölümlerinde zilyet olduklarını, çekişmeli taşınmaz bölümlerini eskiden beridir tarla vasfıyla kullandıklarını, orman ile ilgisinin olmadığını ileri sürerek yapılan tespitinin iptali ile çekişmeli taşınmaz bölümlerinin adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir. İlk Derece Mahkemesince verilen, "davanın kabulüne ve dava konusu parselin 28.10.2004 tarihli krokide (M1)=8131 m² bölümünün ..., (İ1)=2125 m², (İ2)=735 m² ve (İ3)=4087 m² bölümlerinin ..., (H2)=767 m² ve (H3)=1060 m² bölümlerinin ... adına, kalan bölümlerinin tesbit gibi tesciline" dair ilk kararın, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.12.2008 tarih ve 2008/16592-19099 sayılı ilamı ile "yetersiz araştırma ve inceleme karar verildiği, taşınmazın bulunduğu yere ilişkin en eski tarihli memleket haritaları, hava fotoğrafları ve amenajman planının getirtilmesi, taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, getirtilen belgelerin keşifte uygulanması, yöntemince orman araştırması yapılması, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının ve ayrıca zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının yöntemine uygun biçimde araştırılması gerektiği" gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen, "çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davacıların davasının kabulüne, dava konusu 127 ada 6 sayılı parselin kadastro tespitinini iptali ile 04/07/2015 tarihli krokide (M1)=7.802,79 m² bölümünün ..., (I1)=723,91 m², (I4)=1.221,03 m² ve (I3)=2.817,95 m² bölümlerinin ..., (H2)=587,43 m² ve (H3)=809,75 m² bölümlerinin ... adına tapuya tesciline, parsel içerisinde (I1) ve (I4) arasından başlayıp (H1) ve (H2) arasına uzanan alanın yol olarak terkinine ve haritasında gösterilmesine, kalan bölümlerinin tesbit gibi tesciline" dair ikinci karar, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.10.2017 tarih ve 2016/2223 Esas, 2017/7929 Karar sayılı ilamı ile "davalı Hazine ve Orman İdaresinin çekişmeli taşınmazın (I3) ve (M1) ile işaretli bölümleri dışında kalan bölümlerine yönelik temyiz itirazları incelendiğinde; söz konusu bölümlerin bilirkişi raporu ve tüm deliller karşısında 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı gözetilerek davacı gerçek kişilerin bu bölümlere yönelik davasının reddi gerekirken, dava konusu bölümlerin özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olduğu; çekişmeli taşınmazın I3 ve M1 harfiyle işaretli bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden ise, çekişmeli taşınmazın I3 ve M1 harfli bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki, ziraat bilirkişi incelemesi yapılmadığından davacılar lehine zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde tereddüt meydana geldiği, bu nedenle çekişmeli taşınmazın I3 ve M1 harfli bölümleri yönünden yöntemince zilyetlik araştırması yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, "uzman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada; dava konusu (I3) ve (M1) rumuzu ile gösterilen taşınmazların doğusunda bulunan yol ile orman parselinden ayrıldığı, bu yolun 1953, 1974 ve 1983 tarihli hava fotoğraflarında da zemin de mevcut ve kadim olduğu; taşınmazların, kuzeyinde bulunan şahıs parselleri ile sınır komşuluğunun bulunduğu ve orman bütünlüğünü bozmadığı, açma yapılarak kazanılan yerlerden olmadığı, memleket haritasında ve hava fotoğraflarında yapılan incelemelerde; dava konusu taşınmazların orman sayılmayan alanlar içerisinde kaldığı, hava fotoğraflarında yapılan inceleme neticesinde taşınmazların sınırlarının belirgin olduğu, 1953 yılına ait en eski hava fotoğrafı ve daha sonraki hava fotoğraflarının incelenmesinde zilyetliğin aralıksız devam ettiği, mahalli bilirkişi beyanları ile diğer beyanlar dikkate alındığında; eklemeli zilyetlikle birlikte 60 yıla varan sürelerle davacıların zilyetliklerinde bulunduğu; taşınmazın (I3) ve (M1) ile işaretli bölümleri dışında kalan bölümlerinin isi, 6831 sayılı Kanun'un 17. maddesi anlamında orman içi açıklık durumunda olduğu, bu yerlerin zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu taşınmazın 26.05.2021 havale tarihli raporlarında (I3) harfi ile gösterilen bölümünün tarla vasfıyla davacı ... adına, (M1) harfi ile gösterilen bölümünün ise tarla vasfıyla ... mirasçıları adına tapuya tescilin, çekişmeli taşınmazın geri kalan kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm, davacılardan ...ve...vekilleri ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacılardan ...ve...vekilleri ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cb64e2c200708898 2023434062a1942f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı