8. Hukuk Dairesi 2023/285 E. , 2025/3853 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/30 E., 2022/19 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazine ve müdahil ... tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, müdahil ... (...Köyü Tüzel Kişiliği ortadan kalkmakla) tarafından açılan davanın kabulüne, diğer müdahilin taleplerinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili, müdahil ... vekili, müdahil davalı ... ile davalılar ..., ..., ... vekili ve davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu, .................... ilçesi (halen ............... ilçesi) ...Köyü çalışma alanında bulunan 604 parsel sayılı 32200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, satış, irsen intikal, taksim, pay devri ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/4’er payla .................., ... ve ... adlarına; 606 parsel sayılı 20200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, satış, irsen intikal, taksim, pay devri ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/8’er payla ............., ..., ..., 4/8 payla ... adlarına; 608, 612, 614 parsel sayılı 18500, 11600 ve 54100 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 613 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına ve 613 parsel sayılı 33100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, tapu kaydı, vergi kaydı, satış, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 36/216’şar payla .............. ..., ..., ..., 11/216’şar payla ................, ..., 3/216 payla ... adlarına tespit edildikten sonra, ... ve arkadaşlarının itirazı sonucu Kadastro Komisyonunca taşınmazların sınırları yeniden çizilerek 604 ve 614 parsel sayılı taşınmazların sırasıyla 63396, 44158 metrekare yüzölçümü ile 1/4’er payla ................., ... ve ... adlarına, 606 parsel sayılı taşınmazın 21133 metrekare yüzölçümü ile 1/8’er payla ..............., ..., ..., 4/8 payla ... adlarına, 608, 612 ve 613 parsel sayılı taşınmazların 8080, 19305, 30874 metrekare yüzölçümü ile 36/216’şar payla ......................, ..., ..., ..., 11/216’şar payla ............., ........, ..., 3/216 payla ... adlarına tespitine karar verilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmazların mera olduğu iddiasına dayanarak dava açmış ve yargılama sırasında müdahil ...Köyü Tüzel Kişiliği, çekişmeli taşınmazların mera olduğu iddiasıyla; müdahil ..., 604, 608, 612, 613 ve 614 parsel sayılı taşınmazlar hakkında vergi kaydı, irsen intikal, pay devri ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak; müdahil ... ise, 606 parsel sayılı taşınmaz hakkında vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmışlar ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince müdahil köyün tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle yerine ... davaya dahil olmuştur. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2016/9653 Esas, 2020/1515 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... dava konusu 608 parsel sayılı taşınmaz yönünden; davacı Hazine, bu taşınmaz hakkında da dava açtığı, ... ve ... da davaya katıldığı halde, bu taşınmaz yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamasının isabetsizliğine; dava konusu 606, 613, 614 parsel sayılı taşınmazlarla 604 parsel sayılı taşınmazın temyize konu D ve E bölümleri ve 612 parsel sayılı taşınmazın temyize konu (F) bölümü yönünden; dava konusu taşınmazlar, 1021 sayılı mera parselinin ortasında kaldığı gibi, yoldan sonra gelen batıdaki komşularının da hükmen mera vasfı ile sınırlandırıldığı, ziraat bilirkişisinin 20.07.2012 tarihli raporunda netice olarak, bu taşınmazların çayır özelliği gösterdiği belirtilmiş ise de, rapor içeriğinde 50 yılı aşkın süredir işlenmedikleri ve içerisinde kısmen mera bitkilerinin bulunduğundan bahsedildiği, ayrıca rapor ekindeki fotoğraflara bakıldığında taşınmazların, bitişiğindeki meranın devamı niteliğinde olduğunun anlaşıldığı açıklanarak, mahkemece, dava konusu taşınmazların mera vasfında olduğu kabul edilmek suretiyle, davacı Hazine ve müdahil Palandöken Belediye Başkanlığının davasının kabulü ile taşınmazların mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu 606, 613, 614 parsel sayılı taşınmazlarla 604 parsel sayılı taşınmazın D ve E bölümleri ve 612 parsel sayılı taşınmazın temyize konu (F) bölümüne ilişkin işbu taşınmazların 1021 sayılı mera parselinin ortasında kaldığı gibi, yoldan sonra gelen batıdaki komşuları da hükmen mera vasfı ile sınırlandırıldığı, ziraat bilirkişisinin 20.07.2012 tarihli raporunda netice olarak, bu taşınmazların çayır özelliği gösterdiği belirtilmiş ise de, rapor içeriğinde 50 yılı aşkın süredir işlenmedikleri ve içerisinde kısmen mera bitkilerinin bulunduğu, ayrıca rapor ekindeki fotoğraflara bakıldığında taşınmazların, bitişiğindeki meranın devamı niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazların mera vasfında olduğunun kabulü gerektiği; dava konusu 608 parsel sayılı taşınmaz yönünden mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarından anlaşılacağı üzere taşınmaz üzerinde davacıların ve müdahil davacı ...'nun kök murisleri tarafından çayır biçmek suretiyle zilyetliğin taşınmaz üzerinde iktisap sağlayacak süre de fiili hakimiyetlerinin olduğu ve ayrıca ziraat bilirkişi raporunda da toprak, bitki ve topografik özellikler dikkate alındığında dava konusu parselin her türlü tarımsal faaliyette kullanılabileceği, ancak su yetersizliği sorunu nedeniyle bahçe bitkileri ve sulu koşullarda yetişen tarla bitkileri (domates, salatalık, biber, patlıcan, patates, pancar, fasulye vs) yetiştirilemeyeceği, fakat kuru koşullarda yetiştirilen tarla bitkilerinin yetiştirilmesinde (buğday, çavdar, arpa, mercimek, nohut, fiğ vs.) veya kuru çayır olarak kullanılabileceğinin belirtildiği ..." gerekçesiyle davacı Hazine ve müdahil ... tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, müdahil ... (...Köyü Tüzel Kişiliği ortadan kalkmakla) tarafından açılan davanın kabulüne, diğer müdahilin taleplerinin reddine, çekişmeli 606, 613 ve 614 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve bu parsellere yönelik 03/11/1998 tarihli Kadastro Komisyon kararının iptal edilerek aynı yüzölçümlerde mera niteliği ile orta malı olarak olarak ayrı ayrı sınırlandırılmasına ve mera özel siciline yazılmasına, 612 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı ve bu parsele yönelik 03.11.1998 tarihli Kadastro Komisyon Kararının iptal edilerek teknik bilirkişinin 18.07.2012 havale tarihli rapor ve ekli krokisi doğrultusunda "F" harfi ile gösterdiği 10276,08 metrekarelik kısmına yeni bir parsel numarası verilerek mera niteliği ile orta malı olarak olarak sınırlandırılmasına ve mera özel siciline yazılmasına, 604 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı ve bu parsele yönelik 03.11.1998 tarihli Kadastro Komisyon Kararının iptal edilerek teknik bilirkişi raporunda "D" harfi ile gösterdiği 25826,13 metrekare ve "E" harfi ile gösterdiği 22795,03 metrekarelik kısımlarına yeni bir parsel numarası verilerek mera niteliği ile orta malı olarak olarak ayrı ayrı sınırlandırılmasına ve mera özel siciline yazılmasına, 608 parsel sayılı taşınmazın 08.07.1998 tarihli Kadastro Komisyon Kararı gibi aynı vasıfla ve aynı kişiler adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, müdahil ... vekili, müdahil davalı ... ile davalılar ..., ..., ... vekili ve davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava konusu 606, 613, 614 parsel sayılı taşınmazlarla 604 parsel sayılı taşınmazın (D) ve (E) bölümlerine ve 612 parsel sayılı taşınmazın (F) bölümüne ilişkin hükmü yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup müdahil davalı ... ile davalılar ..., ..., ... vekili ve davalı ... ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Dava konusu 608 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli 608 parsel sayılı taşınmazın mera olmadığı ve davalılar lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı Hazinenin ve müdahil Palandöken Belediye Başkanlığının davasının reddine, taşınmazın 08.07.1998 tarihli kadastro komisyon kararı gibi aynı vasıfla ve aynı kişiler adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; bozma sonrası alınan 20.07.2022 tarihli ziraat bilirkişilerinin raporunda, dava konusu 608 parsel sayılı taşınmazın çayır niteliğinde olduğu, sınırlarının genişletilemeyeceği, toprak yapısı itibarıyla mera parsellerinden farklılık gösterdiği belirtilmiş; bozma öncesi alınan 20.07.2012 tarihli ziraat bilirkişilerinin raporunda da, taşınmazın çayır özelliği gösterdiği belirtilmekle birlikte, rapor içeriğinde; 608 parsel sayılı taşınmazın, bitişiğinde bulunan ve hükmen mera olarak sınırlandırılmasına karar verilen dava konusu diğer parsellerle birlikte 50 yılı aşkın süredir işlenmedikleri ve içerisinde kısmen mera bitkilerinin bulunduğundan bahsedilmiştir. Gerek bozma öncesi gerek bozma sonrası alınan ziraat bilirkişi raporu ekindeki dava konusu taşınmaza ait fotoğrafların aynı nitelikte olduğu ve bu fotoğraflar incelendiğinde, dava konusu 608 parsel sayılı taşınmaz ile bitişiğinde bulunan ve hükmen mera olduğuna karar verilen diğer dava konusu parselleri ve devamındaki kesinleşmiş mera parseli arasında ayırıcı bir unsur bulunmadığı ve mera parselinin devamı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 608 parsel sayılı taşınmazın mera vasfında olduğu kabul edilmek suretiyle, davacı Hazine ve müdahil Palandöken Belediye Başkanlığının davasının kabulü ile taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesi ret kararı verilmiş olması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 606, 613, 614 parsel sayılı taşınmazlarla 604 parsel sayılı taşınmazın (D) ve (E) bölümleri ve 612 parsel sayılı taşınmazın (F) bölümü yönünden, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Davacı Hazine vekili ve müdahil ... vekilinin, dava konusu 608 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanuan'un 428. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden müdahil Palandöken Belediye Başkanlığına iadesine, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenler müdahil ... ve müşterekleri ile davalı ... ve müştereklerinden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c6c55f4c7344c4ed ab66ba15bde8c31a
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/285 E., 2025/3853 K. (21.05.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/285
- Karar No
- 2025/3853
- Karar Tarihi
- 21.05.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2509 E., 2025/4028 K. 22.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1751 E., 2025/4040 K. 22.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5881 E., 2025/3854 K. 21.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2249 E., 2025/3870 K. 21.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2016 E., 2025/3871 K. 21.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6673 E., 2025/3855 K. 21.05.2025