Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1945 E., 2025/4026 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1945 E., 2025/4026 K. (22.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1945
Karar No
2025/4026
Karar Tarihi
22.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/1945 E. , 2025/4026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1605 E., 2023/1519 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/167 E., 2022/98 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı .................... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 6831 sayılı Orman Kanununa (6831 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadastrosu çalışmalarında, ......................köyünde bulunan 434, 435 ve 436 parsel sayılı taşınmazların orman olarak sınırlandırıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davaya konu olan taşınmazların 1966 yılında yapılan tesis kadastrosuyla mera olarak sınırlandırıldığını ve o tarihten beridir de yöre halkı tarafından mera vasfıyla kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "yapılan keşif neticesi alınan uzman bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazların 2002 yılında orman kadastro çalışmalarında 434 ve 435 nolu parsellerin Tuzakkıran Devlet Ormanı sınırları içinde, 436 nolu parselin ise Kocakavlan I Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı, bunun yanında dava konusu taşınmazların 1960 ve 1982 tarihli memleket haritaları, 1944, 1955, 1966 ve 1981 tarihli hava fotoğraflarında da orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği" gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "uzman orman ve harita mühendisi bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazların tamamının, kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğunun anlaşılmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesi ile davalılar Hazine ve ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşmiş orman kadastrosu iddiasına dayalı tapu iptali ile tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 07.06.2001 tarihinde ilanı yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Dava konusu Düzce ili Merkez ilçesi Kemerkasım köyü eski 434 (yeni 419 ada 11), eski 435 (yeni 419 ada 12) ve eski 436 (yeni 419 ada 21) parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 65.662,65 metrekare, 151,44 metrekare ve 13.319,69 metrekare yüzölçümünde mera vasfı ile kamu orta malı olarak tapuda kayıtlıdır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine ve ... vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden Cumayeri Belediye Başkanlığın'dan alınmasına,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6eb752e47f49baf1 228e95caa5f4652d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı