Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/440 E., 2025/4809 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/440 E., 2025/4809 K. (18.11.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/440
Karar No
2025/4809
Karar Tarihi
18.11.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2025/440 E. , 2025/4809 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/297 E., 2024/464 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 arihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, duruşmalı temyiz eden davacı asıl ... . ile vekili Avukat ..., karşı taraftan davalı vekili Avukat ... ...geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Anlatya ili, .... ilçesi, .... Köyü 208 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olduğunu, davalı .... tarafından 25.08.2016 tarihinde, dava dışı ..., ..., ...'den toplamda 130.000,00 TL bedelle pay satın alındığını; 02.11.2016 tarihli satış işlemi ile de dava dışı eski paydaşlardan ...'tan 453/1415 payın tamamının 800.000,00 TL bedelle satın alındığını ileri sürerek davalı .... tarafından ..., ..., ... ve ...'tan satın alınan tüm payların iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın 12.06.2013 tarihli taksim sözleşmesi ve ekinde sunulu krokiye göre, hissedarlar ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ... ve davacı ... arasında fiili taksime uygun kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/2929 Karar sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/1816 Esas, 2022/2929 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.05.2024 tarihli ve 2023/2663 Esas, 2024/2979 Karar sayılı ilâmında; 12.06.2013 tarihli taksim sözleşmesine göre ön alım hakkını kullanan ... ile davalıya pay satan ..., ..., ... murisi... arasında taksim yapıldığı, taraflarca kendi aralarında rızaen kullanılan yerlerin belirlendiği, davacının ön alım hakkını kullanmasında iyi niyetli olduğunun söylenemeyeceği, 25.08.2016 tarihli satış nedeniyle fiili taksimin varlığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 12.06.2013 tarihli taksim sözleşmesine göre fiili taksimin varlığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay tarafından çok büyük bir hata yapıldığını, 12.06.2013 tarihli taksim sözleşmesinde davalıya pay satan paydaşların murisi ... tarafından yapıldığı söylense de murisin 50 yıl önce öldüğünü, böyle bir anlaşma yapılamayacağını, taksim sözleşmesinde paylaşımın nasıl olacağı hususunun belirtilmediğini, bu hususta paydaşlar arasında anlaşmazlık olduğunun açık olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alımdan kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, 12.06.2013 tarihli taksim sözleşmesinin davacı ile ... mirasçıları arasında yapıldığının anlaşılmasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı