Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/389 E., 2025/2649 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/389 E., 2025/2649 K. (15.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/389
Karar No
2025/2649
Karar Tarihi
15.05.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2025/389 E. , 2025/2649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/14 E., 2024/439 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararın asıl davada davalılar vekilleri ve duruşmalı olarak birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, asıl davada davalı ... vekilinin duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı ...'ın 31.05.2005 tarihinde öldüğünü, miras bırakanın kendi dini yaşam biçimini çocuklarına yaşam tarzı olarak benimsettiremeyince, mirastan mahrum etmek amacıyla taşınmazlarını dini esaslı eğitim yapacak kurumlar hâline getirmek için şartlı veya şartsız olarak davalılara hibe ettiğini, murisin sağlığında bağış şartı yerine getirilmediğinden davalı ... aleyhine Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/265 Esas sayılı bağış şartının yerine getirilmediği iddiası ile tapu iptali ve tescil davası açtığını belirterek, davalılara yapılan sağlar arası kazandırmaların aynen tenkisine, aynen tenkis mümkün olmadığı takdirde bedellerinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; miras bırakan ... tarafından 09.04.2001 tarihinde davalı ... Hazinesine gerçekleştirilen bağış işleminde öne sürülen şartın yerine getirilmemesi ve yerine getirilmeyeceğinin miras bırakana bildirilmesi üzerine bağıştan rücu nedeni oluştuğundan, bu bağış işleminin iptali ile dava konusu taşınmazın tamamına ait tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına mirasçılık belgesindeki payları oranında tesciline, olmadığı takdirde miras bırakanın dava konusu bağış ile mirasçılarını saklı paydan mahrum etme kastı taşıması nedeniyle taşınmazın aynen tenkisine, aynen tenkis mümkün olmadığı takdirde bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; miras bırakanın tasarrufunun saklı pay ihlâl kastı taşımadığını, davalıya yapılan temlikle tasarruf nisabının aşılmadığını, davalıya hibe edilen 1978 parsel sayılı taşınmazın karkas hâlde temlik edildiğini, müvekkilinin inşaatı tamamladığını, miras bırakanın yapılan temlik için açılan bağıştan rücu davasının miras bırakanın pişman olduğu anlamına gelmeyeceğini, kaldı ki bahsi geçen davanın reddedildiğinden bahisle davanın reddini savunmuştur. 2. Asıl davada davalı ... Hazinesi cevap dilekçesinde özetle; davada bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalıya yapılan temlikte miras bırakanın mal kaçırma kastının bulunmadığını, miras bırakan tarafından davalıya hibe edilen 22 parsel sayılı taşınmazın Jandarmaya hizmet binası olarak tahsis edildiğini, tenkis davasının şartlarının oluşmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur. 3. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalıya yapılan temlikte miras bırakanın mal kaçırma kastının bulunmadığını, dava konusu bağışlamalar tenkise tâbi tutulacaksa tenkiste sıraya göre hesap yapılması gerektiğinden bahisle davanın reddini istemiştir. 4. Birleştirilen davada davalı ... Hazinesi cevap dilekçesinde özetle; davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalıya yapılan temlikte miras bırakanın mal kaçırma kastının bulunmadığını, dava konusu 1795 parselin tapuda kayıtsız şartsız olarak davalıya temlik edildiğini, davacıların iddiasının dayanağı olan taahhütnamenin miras bırakana ait olduğunun şüpheli olduğundan bahisle davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2020/314 Esas, 2021/413 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden reddine, tenkis isteminin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli kararına karşı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2022/434 Esas, 2022/669 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davada davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 05.12.2023 tarihli ve 2022/3660 Esas, 2023/5981 Karar sayılı kararında "1. Mahkemece 23.11.2021 tarihinde tefhim edilen kısa kararın B-2 numaralı bendinde, "Birleştirilen dosya davacı Emine Korkmaz yönünden tenkis talebinin aktif husumet yokluğundan reddine" karar verilmiş olduğu hâlde, gerekçeli kararda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305 inci maddesindeki koşullar oluşmadığı hâlde 6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gerekçe gösterilerek; bu hususun hüküm kısmından çıkarılarak karar verilmesi suretiyle kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulması gerekmiştir. 2. Kararların gerekçeli olması ilkesine ilişkin yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahkemece tenkis talebine ilişkin yazılan gerekçeli karar incelendiğinde sadece dosya safahatının özetlendiği, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin değerlendirilmediği, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin tartışılmadığı, kurulan hükmün hangi nedenlere, hangi delillere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığının ortaya konulmadığı anlaşılmış olup, verilen karar yetersiz gerekçe ile doğru olmamıştır. 3. Zira miras bırakanın sağlar arası kazandırmalarının tenkisine karar verilebilmesi için öncelikle davacılar tarafından sağlar arası kazandırmaların TMK'nın 565 inci maddesi gereğince tenkise tâbi olduğunun netleştirilmesi gerekmektedir. Dava konusu tasarruflar yönünden saklı payı ihlâl kastı veya anılan maddenin diğer fıkraları açısından hüküm kurulurken hangi delillerle hangi sonuçlara varıldığı, miras bırakanın saklı payı ihlâl kastıyla hareket edip etmediği denetime elverişli olacak şekilde açıklanmalıdır. Ayrıca davalı ... Hazinesi yönünden Türk Medeni Kanun'un 570 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tenkiste sıranın gözetilip, anılan maddenin uygulanabilirliği yönünden de hangi sonuçlara varıldığı da denetime elverişli olacak şekilde açıklanmalıdır." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın tapu iptali ve tescil istemi yönünden reddine, terditli tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Murisin saklı payları etkisiz kılma gibi bir amacının bulunmadığını, murisin varlıklı bir insan olup hayatının son günlerinde hayır hasenat amaçlı bağışlamalar yaptığını, bu nedenle tenkis hükümlerinin uygulanamayacağını, b. Bozmaya uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gereğinin yerine getirilmediğini, c. Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, d. Murisin bağışladığı 456 ada 75 parsel sayılı taşınmazda bulunan % 42 oranında yapılmış binanın müvekkili tarafından tamamlandığını, müvekkili tarafından tamamlanan kısmın değerinin dava konusu taşınmazın toplam değerinden düşülmesi gerektiğini, e. Müvekkilinin tercihini bedel alımı yönünde kullandığı 254 ada 36 parsel sayılı taşınmazın kıymet takdirinin yargılamanın başında yapıldığını ve kıymet takdiri güncellenmeden hüküm kurulduğunu, f. Islah tarihi itibarıyla 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, g. Tenkiste sıranın gözetilmediğini, tenkis sırasının hibe sırasına göre değerlendirilmesi gerektiğini, h. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Murisin davacı mirasçılardan mal kaçırma kastının bulunmadığını, b. Murisin karkas vaziyette müvekkiline bağış suretiyle temlik ettiği yapının müvekkili tarafından tamamlanarak kız imam hatip lisesi olarak hizmete açıldığını, c. Müteveffanın davacı mirasçıların baskısı ile müvekkili aleyhine şartlı bağıştan rücu hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açtığı davanın reddedilip derecattan geçerek kesinleştiğini, d. Murisin dava dışı Ordu Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Vakfına yaptığı taşınmaz bağışının tenkis hesaplamasında dikkate alınmamasının müvekkilinin aleyhine olduğunu, e. Müteveffanın çalışan ve üreten bir kişiliğinin olduğunu, davacı çocuklarının ise evlatlık görevlerini yerine getirmediğini, muris ile mirasçı davacıları arasındaki ilişkinin bozulma sebebinin bir evlada yakışmayacak hareketler ile murise uygulanan şiddet olduğunu, f. Müvekkile bağışlanan bina natamam olduğu hâlde binanın tamamlanmış hâline göre kıymet takdiri yapıldığını, g. Eksik araştırma ile karar verildiğini belirtmiştir. 3. Asıl ve birleştirilen davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği hâlde gereğinin yerine getirilmediğini, b. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 570. maddesindeki tenkiste sıranın dikkate alınmadığını, c. Müvekkile yapılan bağışlama olmaksızın da sabit tenkis oranı hesaplaması yapılmış olsa idi diğer davalılara yapılan kazandırmaların davacı mirasçıların saklı paylarının karşılanacağının anlaşılacağını, d. Murisin bağış işlemleri sırasında mirasçıların saklı payını ihlal kastı bulunmadığını, ispat yükünün bunun aksini iddia eden tarafta olduğunu, e. Taşınmazların kıymetinin yüksek belirlendiğini, f. Yargılama gideri, vekâlet ücreti ve faizin usul ve yasaya aykırı takdir edildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada sağlar arası kazandırmaların tenkisi, birleştirilen davada bağıştan rücu nedeniyle tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davalılar vekillerinin ve birleştirilen davada davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilleri ve birleştirilen davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince asıl ve birleştirilen davada davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davalılar ... ile Ordu İli İmam Hatip Lisesi ve İslami İlimler Vakfına yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 26039557300fed01 53b9c89629226517

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı