7. Hukuk Dairesi 2025/3647 E. , 2025/4202 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1393 E., 2025/1442 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/109 E., 2025/39 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalının haksız kullanımı nedeniyle ecrimisil isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamu hizmetinde kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuş; birleştirilen dava dilekçesinde, ecrimisil ihbarnamesinin iptalini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, asıl davanın kısmen kabulüne; birleştirilen davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF Hükmün davalı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava ve birleştirilen davanın değeri istinaf kesinlik sınırı altında kaldığından istinaf dilekçesinin reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın gelir getirici amaçla kullanılmadığını, bilirkişi incelemesi yapılmadığını belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Asıl dava ecrimisil; birleştirilen dava ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemine ilişkindir. Miktar veya değeri istinaf kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca istinaf edilemez. İstinafa konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 352/1-(b) hükmü uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İstinaf başvurusunun miktar itibariyle usulden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı, usul ve yasaya uygun olduğundan hükmün onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. K A R Ş I O Y Asıl dava ecrimisil, bileştirilen dava ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; asıl dava değeri olan 16.486,70 TL ile birleştirilen dava değeri olan 32.910.43 TL'nin kararın verildiği 2025 yılı itibariyle istinaf kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında olduğu için, istinaf isteminin kesinlikten reddine karar verilmiş, davacının bu kararı temyizi üzerine Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından hüküm onanmıştır. 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir. 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'un "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanun'un Resmî Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Somut olayda; birleştirilen davanın açıldığı 2024 yılında istinaf kesinlik sınırı 28.250,00 TL'dir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmünün, bu değişikliğin yapıldığı tarihten sonraki kararlara uygulanabilirliği görüşüne katılmak mümkün değildir. Zira, paranın alım gücündeki düşüşte gözetilerek davanın her iki tarafı için de güvence olan üst yargı denetimini sağlamak amacıyla, maddenin değişiklikten önceki ilk metniyle ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından hak arama özgürlüğü temel amaç olmak üzere iptal kararı verildikten sonra, kanun koyucu tarafından hüküm tarihi yerine dava tarihini öncelenmiş ve mevcut değişiklik yapılmıştır. Bu göz ardı edilemez bir gerçektir. Yürürlük tarihinden önceki kararlar yönünden tamamlanmış işlem yorumu yapmak, hak arama özgürlüğünü zedeleyen, hakkın özünü yargısal denetimden uzak tutan bir yaklaşımdır. Yargısal uygulamalarla açığa çıkan "kazanılmış hak" ilkesini, mevcut değişiklikle daha adil ve sağlıklı sonuçlar elde edilmesine vesile olabilecek üst mahkeme denetiminin önüne almak, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmasıdır ve adalete güven temel kuramını da etkilemektedir. Dairemiz tarafından denetim yapıldığı tarih itibariyle 6100 sayılı Kanun'un parasal sınırlara ilişkin Ek 1. maddesinin 2. fıkrası yürürlüktedir. Bu itibarla, temyiz incelemesinin de yürürlüğe girmiş bu kanun maddesine göre "dava tarihi" esas alınmak suretiyle yapılması gerekmektedir. Açıklanan gerekçeyle, asıl dava yönünden onama kararı doğru ise de, birleştirilen davada miktar yönünden dava tarihi itibariyle istinaf incelemesi mümkün hâle geldiği için, Bölge Adliye Mahkeme kararının işin esasının incelenmesi yönünde bozulması gerekirken, yazılı gerekçeyle onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 834c27a1b60d330b 89bc57ea3fc7406b