Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/4096 E., 2025/4204 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4096 E., 2025/4204 K. (09.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4096
Karar No
2025/4204
Karar Tarihi
09.10.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/4096 E. , 2025/4204 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/6 E., 2024/78 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılara tarımsal iskân edilmek amacıyla 1763 parsel sayılı taşınmazın temlik edildiğini; ancak aile reisinin hak sahipliği kararından önce SSK kaydı bulunduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine hak sahipliği kararının 06.04.2012 tarihli komisyon kararı ile iptal edildiğini belirterek davalılara ait tapu kaydının iptali ile her türlü takyidattan ari olarak Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.03.2015 tarihli ve 2014/48 Esas, 2015/298 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 24.03.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 02.07.2018 tarihli ve 2016/330 Esas, 2018/4991 Karar sayılı kararı ile; “Komisyonun 06.04.2012 tarihli kararıyla ilk komisyon kararının iptaline karar verildiği, bu konuda davalılar tarafından idari yargıda dava açılıp açılmadığı araştırılarak dava açılmamışsa tapu kaydının dayanağı olan komisyon kararındaki hak sahipliği 06.04.2012 tarihinde iptal edilmiş olduğundan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği” belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; “12.07.2013 tarihinde kabul edilen 6495 sayılı Kanun ile 5543 sayılı İskan Kanununa eklenen Geçici 7. maddenin üçüncü fıkrasında; 'Mülga 2510 sayılı Kanuna göre hak sahibi olanların hak sahiplikleri herhangi bir koşul aranmaksızın bu Kanuna göre devam eder.' hükmü uyarınca davalıların hak sahipliğinin devam ettiği, ayrıca davaya dayanak hak sahipliğinin iptaline yönelik komisyon kararının Hatay 2. İdare Mahkemesince iptal edildiği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Aile reisine ait sigorta kaydı ile 2510 sayılı İskân Kanun'u ve Genelgede tanımı yapılan göçebelik vasfının yitirildiğini, hatalı idare işleminin her zaman için geri alınabileceğini, gerçek göçebe ailelerin zararına işlem yapıldığını, 2. 5543 sayılı İskân Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 3. fıkrası kapsamında yapılan değerlendirmenin de isabetli olmadığını, hak sahipliği 06.04.2012 tarihinde iptal edilmiş olduğundan Kanun değişikliği yürürlüğe girdiğinde ortada devam etmekte olan bir hak sahipliği bulunmadığını, 3. Dava tarihi itibarıyla açılmış idari dava olmadığını, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini, davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı ve fazla hesaplandığını, nisbi vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yolsuz tescil nedenine dayalı olarak açılmış tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, davalılardan ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden lehlerine vekâlet ücretine hükmedilirken taşınmazın dava tarihi itibarıyla belirlenen değerinin dikkate alınmaması ve davalıların paylı malik olmaları nedeniyle dava değerinin payları üzerinden hesaplanması gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin aşağıda 2 numaralı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile hükmün üçüncü fıkrasındaki “26.922,67TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “17.900,00TL” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı