Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2516 E., 2025/4170 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2516 E., 2025/4170 K. (09.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2516
Karar No
2025/4170
Karar Tarihi
09.10.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/2516 E. , 2025/4170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/269 E., 2025/26 K. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 295 ada, 13 parsel sayılı taşınmazda 03.05.2013 tarihinde davalıya satılan 3781/44100 hissenin ön alım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil ..., kendisine ön alım hakkı tanınarak davalıya satışı yapılan payın adına tescilini talep etmiştir. Asli müdahil ..., ön alım hakkı nedeniyle satışa konu payın adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; fiili taksim ve bedelde muvazaa iddiasında bulunarak davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "davanın kabulüne" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve asli müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesince: "fiili taksimin mevcut olup olmadığı saptanarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi" gerektiğine değinilerek karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "davanın kabulüne" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili ve asli müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. Dairemizce: "bozma ilâmına uyulduğu halde bozma gereğinin yerine getirilmediği, fiili taksim olgusunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu ve hissedarların tamamının üzerinde anlaştığı fiili bir kullanım olmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirmeyle hüküm kurulmasının doğru görülmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "davanın kabulüne 295 ada, 13 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 3781/44100 oranındaki hissenin tapu kaydının iptali ile, 3781/132300 oranındaki hissenin davacı ..., 3781/132300 oranındaki hissenin asli müdahil ... ve 3781/132300 oranındaki hissenin asli müdahil ... adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, davalı vekili ve asli müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. Dairemizce: "bozma ilâmları doğrultusunda yapılan keşifler sonucu alınan bilirkişi raporlarından ve dinlenen tanık beyanlarından dava konusu taşınmazda davacı ...'nun sera olarak kullandığı alanın ve davalıya pay satan ... 'in fiili olarak kullandığı alanın bulunduğu, asli müdahillerin ise dava konusu taşınmazda kullandığı herhangi bir kısmın bulunmadığı, satıcı zamanında kullanıma karşı çıkmayan, o yerde hak iddia etmeyen davacı ...'nun tapuda pay satışı nedeniyle ön alım hakkını kullanmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı kabul edilerek davanın reddine, asli müdahillerin davasının ise kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "bozma ilâmları doğrultusunda yapılan keşifler sonucu alınan bilirkişi raporlarından ve dinlenen tanık beyanlarından dava konusu taşınmazda davacı ...'nun sera olarak kullandığı alanın ve davalıya pay satan ... 'in fiili olarak kullandığı alanın bulunduğu, asli müdahillerin ise dava konusu taşınmazda kullandığı herhangi bir kısmın bulunmadığı, satıcı zamanında kullanıma karşı çıkmayan, o yerde hak iddia etmeyen davacı ...'nun tapuda pay satışı nedeniyle ön alım hakkını kullanmasının 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı" gerekçesiyle davacının davasının reddine, asli müdahillerin taleplerinin ise kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, depo edilen bedelin davacı ve iki asli müdahil tarafından yatırıldığını, kendilerine yatırdıkları bedelin iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, davacının ve asli müdahillerin kullandığı yer bulunduğunu, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemece yapılan yargılama sürecinde, ilk karar döneminde 23.12.2015 tarihli 11. celsede ön alım bedeli olan 84.660,00 TL’nin davacı ve asli müdahiller tarafından Mahkeme veznesine depo edilmesine karar verilmiş olup, Dairemizin bozma ilâmı sonrası davacının davası reddedildiğine göre davacının yatırdığı miktar davacı tarafa iade edilerek noksan ön alım bedelinin kabul kararı verilen asli müdahiller tarafından Mahkeme veznesine depo edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.(2) No.lu paragrafta açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz karar harcının ilgiliye istek hâlinde iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09.10.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4ba3a86dece4f564 f15977fc9f772158

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı