7. Hukuk Dairesi 2025/3344 E. , 2025/3549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/425 E., 2025/92 K. Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 25.07.2010 tarihinde ölen murisleri ...'nın maliki olduğu 4 No.lu bağımsız bölümün davalı tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullanıldığını, kira sözleşmesi altındaki imzanın mirasbırakanlarına ait olmadığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında, davalının dava konusu yeri boşalttığını, el atmanın önlenmesi talebi yönünden davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazda işgalci olmadığını, kira sözleşmesine dayanarak taşınmazı kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.10.2023 tarihli kararı ile; “Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda ....'ya atfen atılı imza ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği yönünde kanaat bildirildiği, emsal kira sözleşmesine göre belirlenen bedel üzerinden hesaplanan ecrimisil bedelinin 92.690,19 TL olduğu, davalı tarafça sunulan kira sözleşmesindeki imzanın murisin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı tarafından kira bedelinin ödendiğine dair belgenin sunulmamış olması nedeniyle dava konusu yerde fuzuli şagil olduğu” gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.05.2024 tarihli ve 2024/772 Esas, 2024/2476 Karar sayılı kararında özetle; “...Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde; davacı taraf, dava dilekçesinde tespit edilecek ecrimisil için dönemsel faiz istemesine karşın Mahkemece herhangi bir gerekçe belirtilmeden yanılgılı olarak dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru değildir. Davalı vekilinin temyiz talebine gelince; davacı tarafça murisin ölüm tarihi olan 25.07.2010 ile dava tarihi arası dönem için ecrimisil talep edilmesine karşın Mahkemece talep aşılmak suretiyle dava tarihinden daha sonraki dönemi kapsayacak şekilde ecrimisile hükmedilmiş olması da isabetsizdir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...davanın kısmen kabulüne, 750 ada 6 parselde kayıtlı 4 numaralı bağımsız bölüme ilişkin davalının müdahalesinin men'ine, bilirkişi raporunda tespit edilen 25.07.2010-31.12.2010 tarihleri arası 26.992,80 TL, 01.0.2011-31.12.2011 tarihleri arası 26.992,80 TL, 01.01.2012-31.12.2012 tarihleri arası 29.986,20 TL, 01.01.2013-12.08.2013 tarihleri arası 21.208,24 TL olmak üzere toplam 88.546,49 TL ecrimisil bedelinin her dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmaz tamamen hukuka aykırı bir biçimde işgal edilmiş gibi rayiç değer esas alınmak suretiyle ecrimisil hesaplaması yapıldığını, taşınmazın uzun süre önce tahliye edildiği hususunun dikkate alınmadığını, ecrimisile hükmedilen dönemde müvekkilinin "fuzuli şagil" olarak nitelendirilmesinin maddi gerçekle örtüşmediğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazı kullanmakta olduğu dönem boyunca düzenli olarak banka kanalıyla her biri "kira" açıklaması içeren ödemelerde bulunduğunu, banka ödemelerinin ecrimisil alacağından mahsubu gerektiğini, öncelikle davanın esastan reddini, davalının taşınmazı tahliye ettiği ve bu bakımdan reddi gerektiğinin kabulüyle müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmesini istediklerini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşlmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” Bilindiği gibi; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin davalarda, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16/2. maddesi uyarınca harca esas alınacak değer gayrimenkulün değeri ile talep olunan ecrimisil tutarının toplamıdır. 492 sayılı Harçlar Kanun'u, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüştür. Hemen belirtilmelidir ki; dava açılırken nispi harca tâbi olan işlerde, davanın usule ilişkin bir nihai kararla sonuçlanması veya davanın konusuz kalması üzerine maktu karar ve ilam harcı alınması gerekir. Somut olaya gelince; davacılar dava konusu taşınmazın davalı tarafından haksız kullanıldığı gerekçesiyle el atmanın önlenmesi talebinde bulunmuş ise de; yargılama sırasında davalının dava konusu taşınmazı tahliye ettiği, hem davacının hem davalının beyanlarından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davanın el atmanın önlenmesi talebi yönünden konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi ve bu talep yönünden dava kabul edildiği halde karar ve ilam harcı alınmaması doğru değildir. Öte yandan 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi uyarınca dava tarihine kadar ecrimisile hükmedilmesi gerekirken dava tarihini aşacak şekilde ecrimisile hükmedilmesi ve hükme esas bilirkişi raporunda 25.07.2010 ile 31.12.2010 tarihleri arası ecrimisil miktarı 10.359,25 TL olmasına rağmen hüküm sonucunda 26.992,80 TL ecrimisile hükmedildiğinin belirtilmesi doğru değildir. Mahkemece değinilen yönler gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 69cf7dd90bc1d04e 0845cdb2b9581037