Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/3290 E., 2025/3615 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3290 E., 2025/3615 K. (15.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3290
Karar No
2025/3615
Karar Tarihi
15.09.2025

7. Hukuk Dairesi 2025/3290 E. , 2025/3615 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1994/92 E., 1996/9 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi davasında verilen ve kesinleşen kararla ilgili davalı ... tavzih talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından ek kararla tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir. Ek kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, dava konusu 781 parsel sayılı taşınmazlara davalılar tarafından yapı yapılmak suretiyle haksız el atıldığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesini ve yapıların kâl'ini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.02.1996 tarihli ve 1994/92 Esas, 1996/9 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanan hüküm 29.03.2006 tarihinde kesinleşmiştir. IV.TAVZİH A. Tavzih Talebi Davalı ... vekili 20.12.2019 tarihli dilekçesi ile 782 parselin dava konusu edilmediğini, gerekçe ile hüküm fıkrasının çelişkili olduğunu ileri sürerek hükmün tavzihini talep etmiştir. B. Tavzih Talebi Üzerine Verilen Karar Mahkemenin 03.03.2020 tarihli ve sayısı yukarıda belirtilen ek kararı ile; tavzih talebinin kabulüne, hüküm fıkrasından “(C) harfi ile gösterilen kahverengi renge boyalı 18,84 m2,” metninin çıkartılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hüküm fıkrasında taraflara tanınan hak ve yüklenen borçların tavzih yolu ile değiştirilemeyeceğini, bu hususun ancak temyiz konusu yapılabileceğini, ancak tavzih isteyen davalı tarafından temyiz edilmediğini ileri sürerek, ek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tavzih ile hüküm fıkrasında değişiklik yapılması hususuna ilişkindir. Hükümlerin tavzihi, hükmün müphem olması veya birbirine aykırı (çelişik) fıkralar ihtiva etmesi halinde, hükmün gerçek anlamının meydana çıkarılması için başvurulan bir yoldur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'u 305. maddesinde (HUMK 455), “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” denilmektedir. Yukarıda belirtildiği gibi, açık olmayan veya çelişik fıkraları kapsayan hükümlerin açıklanması istenebilir. Yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça, verilen hükmün değiştirilmesi mümkün değildir. Hükümlerin tavzihi de bunun bir istisnası olarak kabul edilemez. Hâkim burada hükmün başka türlü anlaşılmasını önlemek için gerçeği ortaya koymakla görevlidir. Tavzih, kural olarak sadece hüküm fıkrası hakkında olur. Hükmün gerekçesinin açıklanması için, tavzih yoluna başvurulamaz. Ancak, hüküm fıkrası ile gerekçe arasında bir çelişki varsa, bu çelişkinin giderilmesi için tavzih yoluna başvurulabilir (YHGK.’nun 14.6.1967 gün ve 1967/9–462 E. 300 K.sayılı ilâmı). Özellikle belirtilmelidir ki, hâkim, tavzih yolu ile hükümde unutmuş olduğu talepler hakkında karar verip, bunu hükmüne ekleyemez. Bunun gibi, hüküm verirken unutmuş olduğu vekâlet ücreti veya faiz hakkında tavzih yolu ile bir karar verip bunu hükmüne dâhil edemez. Aynı şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki de tavzih yolu ile giderilemez. Bütün bu anlatımlardan çıkan netice; tavzih yolu ile kesinleşmiş olan hüküm sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. (... Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, cilt 5, Altıncı Baskı şehir 2001 cilt 5, s. 5270 vd.) Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; yerel mahkemece gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yer verilen bir husus, 03.03.2020 tarihli tavzih kararı ile hüküm fıkrasından çıkartılmıştır. Hükmü değiştirecek nitelikte tavzih kararı verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından tavzih kararının bozulması gerekmektedir.

VI. KARAR Açıklanan nedenlerle ; Mahkemenin temyiz olunan 03.03.2020 tarihli ek kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c1eb20691e72ff93 ea69736a2b83d979

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı