Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2746 E., 2025/3609 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2746 E., 2025/3609 K. (15.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2746
Karar No
2025/3609
Karar Tarihi
15.09.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/2746 E. , 2025/3609 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4582 E., 2025/111 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/52 E., 2024/45 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu 1633 ada 17 parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşlar tarafından müvekkiline bildirimde bulunulmaksızın davalıya pay satışının yapıldığını, müvekkilinin ön alım hakkını engellemek amacıyla satış bedelinin yüksek gösterildiğini ileri sürerek ön alım hakkına dayalı olarak dava konusu taşınmazdaki davalının payının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın satış bedelinin davalı tarafından banka kanalı yoluyla gönderildiğini, muvazaalı bir satışın bulunmadığını, davacının resmî akitte gösterilen satış bedeli ve masrafların toplamını depo etmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu ve keşfin davacının muvazaa iddiasını tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığı, dinlenen tanık beyanlarının görgüye değil duyuma dayalı olması nedeniyle hükme esas alınmadığını, dosyaya sunulan iki farklı ihtarnamenin de dava tarihinden sonra keşide edildiği, birine karşı diğerine üstünlük tanınamayacağı, keşif sonucu alınan bilirkişi raporundaki dava konusu pay değeri ile resmî akitteki satış bedeli arasında fahiş bir fark bulunmadığı, davacının muvazaasını ispatlar başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından resmî akitteki satış bedeli ve masraf üzerinden depo kararı verildiği, ayrıca tensip tarihi ile ön alım bedelinin depo edildiği tarihe kadar bedelin ulaşacağı miktarın da hesaplanarak depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu payın satış değeri ile rayiç değeri arasında fahiş farkın bulunması ile dosyaya sunulan ihtarname ile bedelde muvazaa yapıldığının ispatlandığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ön alım bedelinin enflasyon oranında güncellenerek depo kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, davacıdan temyiz karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 63aaba1f36aaf0b5 b2fab583033097ad

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı