7. Hukuk Dairesi 2025/32 E. , 2025/3851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1233 E., 2024/2307 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/182 E., 2021/355 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Akhisar ilçesi, ... Mahallesi, 2067 parselde kayıtlı ve mülkiyeti Maliye Hazinesine ait mera vasıflı arazinin 2,170 m² ve 14,970 m²'lik kısmının davalılar tarafından zeytin ağacı dikilmek suretiyle işgal edildiğini, gerekli ihtarların yapıldığını ancak işgalin sonlandırılmadığını belirterek; davalıların müdahalesinin önlenmesine, ekilen ürünlerin kaldırılmasına ve eski hâle getirme bedeli olarak tespit edilecek değerin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; 2067 parsel sayılı taşınmazı işgal etmediklerini, dava konusu taşınmaz ile aynı bölgede 2000 yılında iktisap ettikleri zeytinlik vasfında adlarına kayıtlı taşınmazlar bulunduğunu, dava konusu taşınmazda bulunan zeytinlerin yaşları tespit edildiğinde çok önceden ekili olduğunun ortaya çıkacağını, Hazineye ait taşınmaza zeytin ağacı dikmeleri söz konusu olmadığından, taşınmazın eski hâle getirme bedelinden sorumlu olmalarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kabulüne, müdahalenin men’ine ve mera üzerindeki ağaçların niteliği zeytin ağacı olsa dahi 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun'un 20. maddesinin mera vasfındaki taşınmazlarda uygulanması mümkün olmadığından tecavüzlü alandaki ağaçların kâl'ine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Hazineye ait taşınmaza müvekkilleri tarafından haksız bir işgalin bulunmadığını, müvekkillerinin dava konusu taşınmaza komşu olan parselleri 2000 yılı ve sonrasında zeytinlik olarak iktisap ettiklerini ve iktisap ettiği haliyle kullanmaya devam ettiklerini, b. Dinlenen tanık beyanları ile davaya konu taşınmaza sınır komşusu olan zeytinliklerin uzun yıllardır mevcut olduğunu, bu zeytinliklerin müvekkilleri tarafından ... adında bir şahıstan satın alındığını, zeytin ağaçların��n müvekkillerinin iktisabından çok önce ... döneminde mevcut olduğunu, bilirkişi raporlarıyla haksız işgale sebebiyet verdiği iddia edilen zeytin ağaçlarının yaş ortalamasının 30-35 yaşlarında olduğunun tespit edildiğini, c. Dosya içeriğinde mevcut olan bu belge ve resmi kayıtlar ile aynı zamanda dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, müvekkillerinin davaya konu taşınmaza yönelik herhangi bir işgal ve tecavüzlerinin mevcut olmadığını, d. Mera vasfında olduğu iddia edilen taşınmazın bölge halkı tarafından kullanılmadığını, civarda bulunan tavuk çiftlikleri tarafından yıllarca gübre dökülen boş arazi olarak kullanıldığını, e. Zeytin ağaçlarının 3573 sayılı Yasa ve ilgili mevzuat gereği koruma kapsamında olup, kâl'inin hukuken mümkün olmadığını, zeytin ağaçları Yasa ile korunduğu gibi 30-35 yaşlarında tam verimde olan ağaçların sökülmesinde hukuki yararın bulunmadığını, f. Müdahale edildiği iddia olunan taşınmazların değerlerinin emsallerine göre çok yüksek hesaplandığını ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, meraya el atmanın önlenmesi ve mera üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının kâl’i istemine ilişkindir. Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4). Kural olarak, meraların kuru mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı köy ve belediyelere aittir. Meradan yararlanma hakkı olan köy ve belediyeler yoksun kaldıkları yararlanma nedeniyle haksız elatmanın kaldırılmasını, hayvanlarının yararlanamaması sebebiyle ot bedelini, mülkiyet hakkı sahibi olan Hazine ise, haksız el atmanın giderilmesi ve bunun dışında 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4/4 hükmüne dayanarak meralarda meydana gelen tahribat sebebiyle eski hâle getirme masraflarının tahsilini haksız eylem sahibinden isteyebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesine göre; ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Somut olaya gelince; bilirkişi raporuna göre dava konusu mera parseli üzerine dikilmiş zeytin ağaçlarının 30-35 yıllık oldukları, buna karşılık davalıların ve mera parseline bitişik hâlde bulunan taşınmazları 2000 yılında edindikleri gözetildiğinde; dava konusu mera parseli üzerindeki zeytin ağaçlarının davalılar tarafından dikildiği hususu, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ispatlanamamıştır. Ancak tanık beyanlarına göre de davalıların mera parseli üzerinde, kim tarafından dikildiği belli olmayan ve kâl’e konu zeytin ağaçlarından faydalandıkları sabittir. Hâl böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesine karar verilmesi isabetli ise de, zeytin ağaçlarınin kâl’ine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 71488b5b2b2b89af d2b60e832744e002