Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/2488 E., 2025/3139 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2488 E., 2025/3139 K. (19.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2488
Karar No
2025/3139
Karar Tarihi
19.06.2025

7. Hukuk Dairesi 2025/2488 E. , 2025/3139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2709 E., 2022/1645 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/766 E., 2019/819 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ve davalıların Adıyaman ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mezrasında ikamet etmekte olup ... Mezrasında "... Çeşmesi" olarak bilinen ve kadimden beri tüm köylünün arazilerini sulayıp içme suyu ihtiyacını da karşılayan genel suyun davalı Şirketlerce yakın mesafeye kuyular açılmış olması ve açılmış olan kuyulardan su çekilmesi nedeniyle suyun ihtiyaçları karşılayamayacak kadar azaldığını, akan çeşmenin kurumasının ise arazideki ürünlerin kurumasına neden olacağını, ayrıca suyun davalı Şirketlerce kirletildiğini ileri sürerek; genel su niteliğindeki köy çeşmesine ve köyün içme suyu ihtiyacını karşılayan köy çeşmesi kaynağına davalıların haksız müdahalelerinin önlenmesini ve açtıkları kuyuların kapatılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının haksız olduğunu, suyun yer altı suyu olmasının genel su olarak kabul edilmesine yetmeyeceğini, müvekkili Şirketin DSİ'ye başvurarak kuyu açmak üzere gerekli ruhsatı aldığını, suyun debisinin değişiminin yaz aylarında mevsimsel olarak azaldığını, suyun her iki tarafın ihtiyacını da yeterince karşıladığını, suyun müvekkillerce kirletildiği iddiasının asılsız olduğunu, çevre mevzuatı uyarınca alınması gerekli tüm tedbirlerin de alındığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Somut olayda; dava konusu suyun kadimden beri içme suyu olarak kullanıldığı, hatta köy çeşmesi dışında DSİ'nin sondaj yapmak suretiyle kuyu açtığı, böylelikle köyün içme ve sulama suyu ihtiyacının karşılandığı, dava konusu kaynağın çıkış yeri itibariyle genel sulardan olduğu hususunun çekişmesiz olduğu, genel suları, herkesin kadim ya da öncelikli olarak hakların engellenmemesi koşuluyla faydalı ihtiyacı oranında kullanmasının mümkün olduğu, mahkemece tarafların dava konusu suya olan ihtiyaçları, dava konusu kuyuların birbirini etkileme oranı, davalıların kuyularının kapatılması durumunda suyun eski seviyesine gelip gelmeyeceği hususları da nazara alınarak yapılan keşif ve sonrasında sunulan bilirkişi raporları ve bir kısım davalıların beyanları nazara alındığında fen bilirkişisinin raporunda gösterilen ve sonradan açılan kuyuların dava konusu köy çeşmesinin kurumasına neden olduğu hususunda şüphe kalmadığı...taraflar arasında nizayı kesin olarak çözümler nitelikte su düzeneği ve rejimi kurulmasının mümkün olmadığı, 13.02.2019 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve yukarıda açıklanan tüm nedenlerle davacıların davalarında haklı olduğu gerekçesiyle; suya vaki müdahaleninin men'i davasının kabulüne, Adıyaman ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ada ... parselde, 09/10/2016 tarih fen raporunda ayrıntılı olarak gösterilen su kaynağından (köy çeşmesine) davalıların yaptığı müdahalenin men'ine, 09/10/2016 tarihli fen raporunda ayrıntılı gösterilen Adıyaman ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda bulunan sondaj kuyuların kapatılmasına, 09/11/2016 tarihli fen raporunda kararın eki sayılmasına" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının bilimsel olmayıp hüküm vermeye de elverişli olmadıklarını, davalı ... Ltd. Şti.'ne ait fabrikanın kaldırılması sonrasında talep ettikleri ikinci keşif sonrasında alınan ek raporda da kök rapordaki aynı ifadelerin tekrar edildiğini, dava konusu su kaynağının keşifte usulünce incelenmediğini, suların en az aktığı dönemde jeoloji, fen ve ziraat bilirkişileriyle keşif yapılarak öncelikle tarafların suya ihtiyaçları olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, sonrasında ise açılan kuyudan etkilenme hususunun pompaj vs. testlerle tespit edilmesi gerektiğini, kuyunun etkilenmesi halinde davacının ihtiyaca yetecek kadar suyu var ise davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının ihtiyacına yetecek kadar suyu yok ise o takdirde su rejimi kurulabileceğini, suyun açılan kuyu nedeniyle kuruduğunun anlaşılması durumunda davalıya ait kuyunun kapatılması halinde suyun eski haline gelip gelmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, eski hale gelmeyeceğinin anlaşılması durumunda davacının karşılanmayan ihtiyacı kadar suyun davalının kaynağından alınmasına dair su düzeneği oluşturularak infaza elverişli hüküm kurulması gerektiğini, keşif yapılan mevsimin bile davanın sonucuna etkili olması söz konusu iken belirtilen araştırma yapılmaksızın eksik inceleme üzerine kurulan hükmün hatalı olduğunu, rapora yönelik itirazlar karşılanmaksızın hüküm kurulmayacağını, su kaynağını sınırlı olarak kullanan müvekkilinin su kaynağını kirletmiş olamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kirletme iddiasının o dönemdeki ... Ltd. Şti.'ne ait fabrikadan kaynaklanma ihtimalinin bulunduğunu, davaya konu su kuyularının alınması gerekli tüm izinler alınarak yasalara uygun olarak açıldığını ve su kaynağına hukuka aykırı bir müdahalenin bulunmadığını, suyun debisindeki değişimlerin mevsimsel olduğu hususunun gözardı edildiğini, bu durumun davacıların da kabulünde olup dava açmakta kötüniyetli olduklarını, dava konusu suyun genel su olduğunu, sudan daha önce yararlanmaya başlanmış olunmasının davacılara yararlanma konusunda üstünlük sağlamayacağını, herkesin su ihtiyacını karşılayabilecek şekilde su rejimi kurulması gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! caf8c9fc177f0eea 25d3dc6c68e101ec

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı