7. Hukuk Dairesi 2024/5156 E. , 2025/3129 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/23 E., 2024/23 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/713 E., 2023/491 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; ... ve ... parsel sayılı taşınmazların davalıların murisi olan ... adına kayıtlı olduğunu, murisin taşınmazları 12.04.1985 tarihinde dava dışı ... ’ya sattığını, adı geçen kişinin de bu taşınmazları kendisine sattığını, taşınmazları 34 yıldır malik sıfatıyla kullandığını, ancak tapu kayıt maliki olan davalıların devre yanaşmadığını ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taşınmazların kadastro çalışması sonrasında murisleri adına tapuya tescil edildiğini, tapulu bir taşınmazın devrinin resmi olarak yapılacağını, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli ve 2019/713 Esas, 2023/491 Karar sayılı kararıyla “...keşif mahallinde dinlenen tanıklar, davaya konu taşınmazların davacı tarafından 30 seneden fazla kullanıldığını, davacının davaya konu taşınmazların parasını verdiğini, ancak ... ve mirasçılarının taşınmazları devretmediğini beyan etmiş olup dosyadaki 'Gayrimenkul Zilliyetinin Devri Köy Seneti' başlıklı belgenin delil başlangıcı niteliğinde olduğu, 4721 sayılı TMK’nın 713. maddesinde belirtilen şartların gerçekleştiği...” gerekçesiyle davanın kabulü ile “Muş ili, ... ilçesi, ... Köyü ... ada ... parsel ve ... ada ... parselin yer aldığı 17.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokisinde ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel olarak gösterilen ... adına kayıtlı olan bu alanlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 24.09.2024 tarihli ve 2024/23 Esas, 2024/23 Karar sayılı kararıyla “...davaya konu taşınmazların 01.04.1957 tarihinde davalılar murisi ... adına tapuya kaydedildiği, davacının dayanağının .... Noterliği'nin 12.04.1985 tarihli düzenleme şeklindeki vekaletname ile köy senedi olduğu, bu belgelerin düzenleme tarihi itibariyle taşınmazların tapuda kayıtlı olduğu, tapulu taşınmazların devrinin resmi şekle tabi olduğu...” gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, 1. Değerlendirmenin hatalı yapıldığını, 2. Dava konusu taşınmazların köy senedi ile alındığını ve yaklaşık 40-50 yıldır davasız ve aralıksız bir şekilde müvekkili tarafından kullanıldığını, 3. Davalıların iddialarının yargılama aşamasında çürütüldüğünü, 4. Davalılar lehine takdir edilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, 5. Kararın kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro sonrası harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.