Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/1995 E., 2025/3039 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1995 E., 2025/3039 K. (17.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1995
Karar No
2025/3039
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/1995 E. , 2025/3039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1054 E., 2025/537 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ürgüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/136 E., 2022/440 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen dava davacıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili; ... ada ... parselde bulunan 6 numaralı bağımsız bölümün muris ... adına kayıtlı olduğunu, davalıların müvekkilinin bilgisi dışında dava konusu taşınmazı işgal edip başka bir taşınmazla birleştirmek suretiyle kullandıklarını, davalılardan taşınmazı bırakması, eski hâle getirmesi istenildiği hâlde bu taleplerinin yerine getirilmediğini belirterek el atmanın önlenmesini, taşınmazın eski hâle getirilmesini ve ecrimisil talep etmiştir. 2. Davalı-birleştirilen 2016/213 Esas sayılı davada davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...'in 1994 yılında Nevşehir ili, ... ilçesinde ... Yapı Kooperatifinden iki adet daire aldığını, ancak yönetmelik gereği iki adet daire için üye olmasının yasak olduğunu, bu nedenle kardeşi olan davalıların murisi ... üzerine ikinci taşınmazı aldığını, bu taşınmazın aidatlarının tamamını müvekkillerinin murisinin Vakıfbank aracılığıyla ödediğini belirterek ... adına olan tapusunun iptali ile müvekkillerinin murisi ... adına iştiraken tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava davalılar-birleştirilen davada davacıların yemin deliline dayandığı, süresinde sunulan yemin metnine göre asıl dava davacılar-birleştirilen davada davalıların 28.11.2022 tarihli celsede kendilerine sunulan yemini icra ettiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalıların dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine, bağımsız bölümün eski hâle getirilmesine, taleple bağlı kalınarak toplam 8.275,00 TL alacağın 500,00 TL'sinin dava tarihi olan 01.02.2016 tarihinden, 7.775,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 21.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleştirilen dava davacıları tarafından yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir belgede sunulmadığı, dava konusu taşınmazın davacıların murisi adına kayıtlı olduğu, davalılar tarafından müdahale edildiği gerekçesiyle Mahkemece el atmanın önlenmesi ve eski hâle getirilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ecrimisil yönünden ise dinlenen tanık anlatımlarından asıl dava davalılarının dava konusu taşınmazı iyiniyetle kullandığından reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf talebinin bu yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne, davalıların dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine, bağımsız bölümün eski hâle getirilmesine, ecrimisil talebinin reddine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 14.04.2025 tarihli ek karar ile asıl davada ıslah dilekçesi ile toplam 8.275,00 TL ecrimisil talep edildiği, eski hâle getirme bedelinin 2.554,51 TL olduğu, dava konusu bağımsız bölüm değerinin 78.609,17 TL olarak belirlendiği, karar tarihi olan 17.03.2025 tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı 544.000,00 TL olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a hükmü uyarınca temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisi ...’in 1985 yılında kurulan ... Yapı Kooperatifinden iki adet daire için üye olmak istediğini, ancak kooperatif şartnamesi gereğince kendi adına iki daire için üye olması mümkün olmadığından birini kendi adına, diğerini ise kardeşi olan ... adına yaptırdığını, müvekkillerin murisi, kura çekiminde farklı yerlerde çıkan iki daireden birini becayiş yaparak her iki daireyi yan yana getirdiğini ve bu daireleri, gerekli tadilat işlerini yaptırarak, birleştirmek suretiyle tek daire olarak kullandığını, vefat ettiği 24.04.2016 tarihine kadar ailesi ile birlikte kullandığını, müvekkillerin murisi, kooperatifin Vakıfbank ile yaptığı anlaşma uyarınca her iki daire için kullandırılan kredilerin aylık taksitlerinin tamamını, birini kendi adına, diğerini de kardeşi ... adına olmak üzere, Vakıflar Bankası ... Şubesine yatırdığını, bu güne kadarki emlak vergilerinin tamamını müvekkillerinin murisinin ödediğini, davacı/birleştirilen davada davalıların murisleri ... öldükten sonra müvekkillerin ve kendilerinin amcası olan ...'i taşınmaz devir yetkisi de içeren vekâletnameler ile yetkilendirdiklerini, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki bu vekâletnamelerle ilgili olarak 21.03.2016 tarihli cevaba cevap dilekçesinde "Bu vekâlet müvekkillerimin daha küçük oldukları sırada verilmiş müvekkillerim güvene dayalı olarak neye imza attıklarına dahi bakmadan imzaladıkları bir belgedir. Ancak böyle bir vekâletten davalı tarafa gayrimenkulü boşaltmasını istedikleri zaman davalı tarafın boşaltmak istememesi üzerine haberleri olmuştur." şeklinde ikrar dendiğini, davalı ...’in kredi borcuyla ilgili olarak kendilerine gönderilen ..... Noterliği 23.03.2012 tarihli ve ... No.lu ihtarnameyi, dava konusu taşınmazın müvekkillerin murisine ait olduğunu bildikleri için ...'e mektup zarfı içerisinde gönderdiğini, gerek zarfın üzerindeki yazılar, gerekse ihtarnamenin arkasına kurşun kalemle not olarak yazılmış olan adres bilgisi davalı ... tarafından veya diğer davalılar tarafından yazıldığını, davacı/birleşen davalı tarafça kurşun kalemle yazılan bu yazıların inkar edilmediğini, davanın her iki tarafının murisinin kardeş olduğunu, bu nedenle 6100 sayılı Kanun’un 203. madde gereğince somut olayda tanık dinlenmesinin mümkün olduğunu, Mahkemece vekâletnamelerin delil başlangıcı olarak kabul edilmediğini, davacı-birleştirilen davada davalılar tarafından dinletilen tanık beyanlarının iddialarını kanıtlayamadığı gibi tam aksine müvekkillerin haklı iddialarına güç kattıklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık asıl davada; mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil, birleştirilen davada ise; inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 07.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanun Ek Madde 1/3'e göre; istinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır. Somut olayda, Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.10.2019 tarihli ve 2016/56 Esas, 2019/423 Karar sayılı kararı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 05.06.2020 tarihli ve 2020/180 Esas, 2020/183 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış ve yeniden karar verilmek üzere dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilk karar tarihi olan 05.06.2020 tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı 72.070,00 TL olduğundan temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 14.04.2025 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir. 2.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 14.04.2025 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9a8896a8c1a5f01d 2338c449631e235c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı