Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3009 E., 2025/3044 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3009 E., 2025/3044 K. (17.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3009
Karar No
2025/3044
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/3009 E. , 2025/3044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/193 E., 2023/441 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 26.09.2007’de ölen muris ... 'e ait ... Noterliğinin 23.09.2003 ve 03.08.2004 tarihli vasiyetnamelerinin irade sakatlığı ve ehliyetsizlik nedenleriyle iptalini aksi hâlde tenkisini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; tenkis davası yönünden ise vasiyetnameye konu taşınmazları verip tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı almayı tercih etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.01.2017 tarihli ve 2016/315 Esas, 2017/38 Karar sayılı kararı ile irade sakatlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 26.01.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2020/3761 Esas, 2021/703 Karar sayılı kararıyla tenkis hesabının hatalı yapıldığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali isteminin reddine, tenkis talebinin kabulüne, davalının malı vererek tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı almayı tercih etmiş olması nedeniyle tasarruf oranı içinde kalan kısma tekabül eden 1.377.053,68 TL'nin tercih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılardan alınarak davalıya verilmesine ve vasiyetnameye konu taşınmazların muris adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili, tanıkların murisin ehliyetsiz olduğunu beyan ettiklerini, dolayısıyla Adli Tıp raporunun hatalı olduğunu ayrıca tenkis hesabının da hatalı olduğunu, davalıya ödenmesi gereken meblağın fazla hesaplandığını, faizin seçimlik hakkın kullanıldığı 17.09.2012 tarihinden başlatılamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili, ... parsel dışlanarak tenkis bedeline hükmedilmesinin bozma ilâmına aykırı olduğunu, karar verilirken usuli kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiğini, ilk kararın davacı tarafından sadece vasiyetnamenin iptalinin reddi kararı yönünden temyiz edildiğini, ikinci kararın ise davacı tarafça temyiz edilmediğini, harcın ve vekâlet ücretinin ihlâl edilen saklı pay miktarı esas alınarak hesaplanması gerekirken müvekkiline ödenmesine karar verilen 1.377.053,68 TL üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, dolayısıyla aleyhlerine takdir edilen harcın ve vekâlet ücretinin yüksek hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak yazılı şekilde vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis davasının ise kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesine göre hâkim, infazı kabil bir karar vermekle yükümlüdür. Somut olayda ise, vasiyetnameye konu olan taşınmazlar, davacılar tarafından 29.08.2014 tarihinde adlarına intikal ettirildikten sonra 01.09.2014 tarihinde dava dışı üçüncü kişilere satılmıştır. Buna karşın, Mahkemece vasiyetnameye konu taşınmazların muris adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Vasiyetnameye konu olan taşınmazlar, yargılama sırasında üçüncü kişilere devredilmiş olduğundan talep konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Bölünmez Mal Vasiyetinde" başlıklı 564. maddesine göre, değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan belirli bir mal vasiyeti tenkise tâbi olursa, vasiyet alacaklısı, dilerse tenkisi gereken kısmın değerini ödeyerek malın verilmesini, dilerse tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı isteyebilir. Tasarruf konusu malın vasiyet alacaklısında kalması durumunda, malın tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken, aksi hâlde tasarruf oranı içinde kalan kısmının karar günündeki değerinin para olarak ödetilmesine karar verilir. Temyizen incelenen kararda, davalı, vasiyetnameye konu taşınmazları davacılara vererek tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan parayı almayı tercih ettiği için, Mahkemece vasiyetnameye konu taşınmazların muris adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, vasiyetnameye konu taşınmazların karar günündeki toplam değeri olan 2.675.273,00 TL'den davacıların ihlâl edilen saklı payları toplamı olan 1.298.219,31 TL'nin mahsubu ile davalı lehine 1.377.053,68 TL'ye hükmedilmiştir. Ayrıca Mahkemece, davalı lehine hükmolunan 1.377.053,68 TL'ye tercih hakkının kullanıldığı 17.09.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine de karar verilmiştir. Hüküm altına alınan tasarruf edilebilir kısma karşılık gelen 1.377.053,68 TL miktarındaki alacak, 4721 sayılı Kanun'un 564/2. hükmü uyarınca karar tarihi esas alınmak suretiyle belirlendiğinden, alacağa karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tercih hakkının kullanıldığı 17.09.2012 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bunun yanı sıra, Mahkemece, davacıların ihlâl edilen saklı payları toplamda 1.298.219,31 TL olarak kabul edilmiştir. Bir diğer deyişle, tenkis davasında kabul edilen saklı pay ihlâli 1.298.219,31 TL'dir. O hâlde, nispi karar harcının ve davacılar lehine hükmolunan vekâlet ücretinin kabul edilen dava değeri olan 1.298.219,31 TL üzerinden hesaplanması gerekirken tercih hakkını paradan yana kullanan vasiyet alacaklısı olan davalı lehine hükmolunan ve vasiyetnamenin tasarruf edilebilir kısmının değerini karşılayan paraya tekabül eden 1.377.053,68 TL üzerinden hesaplanması doğru görülmemiştir. Açıklanan hususlar bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekili ve davacılar vekilinin temyiz itirazının bu yönlerden kabulü ile; kararın hüküm fıkrasının (B-1) numaralı bendinde yer alan “davalının seçim hakkını kullandığı 17/09/2012” ibaresinin çıkartılarak yerine “karar tarihi olan 08.06.2023” ibaresinin yazılması; hüküm fıkrasının (B-2) numaralı bendinde yer alan “İzmir ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel (eski ... parsel) sayılı taşınmaz ile İzmir ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel (eski ... parsel) sayılı taşınmazın müteveffa ... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacıların miras hisseleri (Dikili Sulh Hukuk Mahkemesinin 15/10/2007 tarih, 2007/461-414 E.-K. sayılı veraset ilamı ile Dikili Sulh Hukuk Mahkemesinin 09/06/2015 tarih, 2015/191-187 E.-K. sayılı veraset ilamı nazara alınarak davacı ...'e 7/12, davacı ... 'e 5/12) oranında tesciline,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Vasiyetnameye konu taşınmazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılması; kararın hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “94.066,53 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “88.681,40 TL” ibaresinin yazılması; kararın hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “93.466,53 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “88.081,40 TL” ibaresinin yazılması; kararın hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan “158.164,29 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “151.857,55 TL” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 60e706d2bd16925c a9ac26705f328b09

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı