Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1961 E., 2025/2658 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1961 E., 2025/2658 K. (15.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1961
Karar No
2025/2658
Karar Tarihi
15.05.2025
Konu
Tazminat, Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/1961 E. , 2025/2658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/728 E., 2025/57 K. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; yabancılar için yasal engel bulunduğundan 195 ada 9 parsel (eski 93 ada 3 parsel) sayılı taşınmazın 06.05.2005 tarihinde müvekkili nam ve hesabına davalı tarafından satın alındığını, ... Noterliğinde 07.02.2006 tarih ve ... yevmiye numaralı davalının imzasını taşıyan taahhütnamenin "inanç sözleşmesi" niteliğinde olduğu hâlde davalının taşınmazın devrini vermediğini, 26.02.2006 tarihinde davalı ile yaptıkları eser sözleşmesi uyarınca; davalının, davacı nam ve hesabına alınan yere iki adet de villa yaptığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın keşif sırasında belirlenecek gerçek değerinin şimdilik 50.000,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, ilk iki talepleri kabul görmezse müvekkilinin davalıya toplamda ödemiş olduğu £358.800 İngiliz Sterlininin en son ödeme yapılan tarih olan 09.01.2009 tarihi itibariyle 3095 sayılı Kanun'un 4-a maddesi uyarınca devlet bankalarının sterlin için açtığı 1 yıllık mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; hem eser, hem de inanç sözleşmesinden doğan tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından dosyaya sunulan ödeme talimatlarının ödeme iddiasını ispat edemeyeceğini, davacı ile müvekkili arasında taşınmazın devrine dair yükümlülük doğuran resmi bir sözleşme bulunmadığını, davalı tarafından gönderilmiş mesajların tarihi itibariyle mülga HUMK hükümlerine tabi olduğunu ve tanık dinletilemeyeceğini, kollukta alınan ifadelerin ise ikrar olarak kabul edilemeyeceğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27/10/2021 tarihli ve 2020/95 E. - 2021/818 K. sayılı kararıyla; ".... Noterliği'nin 07/02/2006 tarihli ... yevmiye numarasına kayıtlı işlemde davalı tarafın beyanlarının ikrar yerine geçtiği ve anılan noter senedinin aksinin davalı tarafından ispat edilemediği..." gerekçesiyle; davanın kabulü ile; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 195 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tüm takyidatlarından ari olarak davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 24.09.2024 tarih 2023/3225 E. - 2024/4055 K. sayılı bozma ilâmıyla; "...İspat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre inançlı işlemin varlığı benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, ancak, HMK'nın 24 üncü maddesindeki; "Hakim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz.", yine, HMK'nın 26 ncı maddesindeki; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez." şeklinde düzenlenen hükümlerin sonucu olarak, davada yer almayan kişilerin hakkını bertaraf edecek şekilde bir hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, mahkemece, davacı tarafından takyidatların kaldırılması istenmediği ve takyidat lehtarları davada taraf kılınmadığı halde "takyidatlardan ari olarak tapunun davacı adına tesciline" karar verilmesinin hatalı olduğu, bu husus kamu düzenini ilgilendirdiğinden res'en yapılan inceleme sonucunda takyidatlardan ari olarak tapu iptali ve tescil kararı verilmesinin doğru görülmediği, takyidatlarla yükümlü olarak davacı adına tescil hükmü kurulması gerektiğinden hükmün bozulması gerektiği..." gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davanın kabulü ile, Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 195 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline..." karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; kararın hukuka aykırı olup inanç ilişkisinden söz edilebilmesi için davacının davalıya devretmiş olduğu bir hakkın varlığı gerektiğini, oysa davalı müvekkile devredilmiş bir hak bulunmadığını, taşınmazın zaten müvekkili adına kayıtlı olup harici satış beyanının inanç ilişkisi olarak kabul edilemeyeceği yönünde bir çok Yargıtay kararı bulunduğunu, inanç ilişkisinin varlığına yönelik iddiaların tüm aşamalarda taraflarınca reddedildiğini, davanın yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, öte yandan bilirkişi raporunda dahi belirtilen yapıların yokmuş gibi karar verilmesinin hukuka aykırı olup zira 07.02.2006 tarihinde düzenlenen noter işlemi sırasında taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı bulunmadığının anlaşılmakta olduğunu, sonradan yapılmış bu yapıların müvekkilin kendi taşınmazına kendi imkanları ile yaptığı yapılar olduğunu, tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; inançlı işlem iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e3575d0a9dde5f02 9384088199c0fdc9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı