7. Hukuk Dairesi 2025/1533 E. , 2025/2659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/59 E., 2023/1268 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; tarafların elbirliği halinde maliki oldukları 445 ada 8, 963 ada 6, 443 ada 13 ve 445 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış ancak davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.10 2006 tarihli ve 2004/573 Esas, 2006/558 Karar sayılı kararıyla; "...Davanın kabulüne, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 06.05.2008 tarihli ve 2008/3999 Esas, 2008/5864 Karar sayılı kararıyla; "...Dava konusu taşınmazlarda paydaş olan ...'in 10.12.1994 tarihinde öldüğü, her ne kadar ölü kişi aleyhine dava açılamaz ise de ortaklığın giderilmesi davalarının özelliği gereği ölü paydaş hakkında açılan dava reddolunmayıp bütün mirasçılarının davaya katılması, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, bu durumda mahkemece ...'in mirasçılık belgesinde adı geçen tüm mirasçıların davaya dahil edilmesi, mirasçılara usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ olunması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"...963 ada, 6 parselde zeytin ağaçlı tarla nitelikli taşınmazın tamamının kamulaştırılması nedeniyle bu taşınmaz yönünden açılan davanın reddi, diğer parseller yönünden davanın kabulü gerektiği..." gerekçesiyle; "davanın kısmen kabulüne, Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 443 ada, 13 parsel sayılı tarla nitelikli taşınmaz, Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 445 ada, 7 parsel sayılı tarla nitelikli taşınmaz ile Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 445 ada, 8 parsel sayılı içinde zeytin ağaçları olan tarla nitelikli taşınmazların bütün hak ve yükümlülükleriyle birlikte ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 963 ada, 6 parsel sayılı içinde zeytin ağaçlı tarla nitelikli taşınmaz yönünden açılan davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğunu, şöyle ki kısa kararda istinaf yolu gösterildiği halde gerekçeli kararda temyiz yolunun gösterildiğini, taşınmazların uzun yıllar önce imar içine alındıklarını, çevre yoluna bitişik hale gelen değerlenen taşınmazlara değer ilavesi yapmak suretiyle hissedarlar arasında taksim yapılmasının mümkün olduğunu, hatta yerel Mahkemece hissedarlara meşruhatlı davetiye gönderilerek kamuya terk etme hususu açıklığa kavuşturulsa idi hissedarlar arasında anlaşmanın mümkün olabileceğini, kararın bu hali ile kesinleşmesi halinde taşınmazların satış memurluğunca düşük bedelden satışa çıkarılacağını ve hak kaybına neden olacağını, bilirkişi raporlarının da tebliğ edilmediğini, tebligatların usulsüz olduklarını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 269,85 TL’nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.