Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1866 E., 2025/2664 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1866 E., 2025/2664 K. (15.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1866
Karar No
2025/2664
Karar Tarihi
15.05.2025
Konu
Tazminat, Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/1866 E. , 2025/2664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/193 E., 2024/337 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisine ait İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1733 ada (eski 56) yeni 72 parsel sayılı gayrimenkul üzerindeki 202 m² yerdeki gecekonduya ilişkin 18.11.1986 tarih ve 6221 yevmiye numaralı "tapu tahsis belgesi" bulunduğunu, ilgili "tahsis şerhinin"de tapu sicilinin beyanlar hanesine işlendiğini, arsa bedeli olarak belirlenen 5.050,00 TL'nin önce murislerince, murislerinin vefatı sonrasında da müvekkillerince taksitler hâlinde ödendikten sonra tapusunun verilmesi talebiyle müracaat edilmiş ise de ... tarafından taşınmazın ... Belediye Başkanlığına devredildiği gerekçesiyle taşınmazın tapusunun verilemediğini, her iki Belediye nezdinde yaptıkları başvurulardan bir sonuç alınamadığını ileri sürerek; dava konusu 1733 ada (eski 56 ) yeni 72 parsel sayılı gayrimenkul üzerindeki 202 m² arsanın veya aynı/yakın bölgede emsal olabilecek bir gayrimenkulün tapusunun iptali ile müvekkilleri adına tesciline, mümkün olmaması hâlinde dava konusu gayrimenkulün dava tarihi itibarıyla bedelinin yasal faiziyle müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle kesin hüküm ve husumet yokluğu sebepleriyle davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini, imar planına göre taşınmazın okul alanında kaldığını, öte yandan bedelin tahsilinin istenebilmesi için geçerli bir mülkiyet belgesi bulunması gerektiğini, tahsis şerhinin ise terkin edilmiş olup dayanaksız olarak tescil talebinde bulunulamayacağını belirterek; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR Mahkemenin 26.05.2023 tarihli ve 2021/206 Esas, 2023/179 Karar sayılı kararıyla; "...Bozma sonrasında yapılan yargılamada, dava konusu taşınmaza yakın bölgede verilebilecek başka bir taşınmaz bulunup bulunmadığının davalı belediyelerden sorulduğu, gelen yazı cevapları olumsuz olduğundan ödenen bedelin güncelleştirilmiş değerinin iadesine dair hüküm kurulduğu, davacı tarafından her ne kadar taşınmazın rayiç değerinin tazminat olarak ödenmesi talep edilmiş ise de Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2018/5043 E. - 2019/5127 K. sayılı dosyasında belirtildiği üzere tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesi olduğundan tapu tahsis belgesinin düzenlenmesi sırasında ödenen bedelin güncelleştirilmiş değerinin ödenmesi gerektiği..." gerekçesiyle; "...davanın ... yönünden kabulü ile, 66.257,88 TL. nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, davalı İBB yönünden reddine..." karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemizin 08.01.2024 tarihli ve 2023/5282 Esas, 2024/42 Karar sayılı kararıyla; "...Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerektiği; HMK'nın 297/2’nci maddesinde yer alan biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği olup aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz, bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir ve bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hüküm olduğundan bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerektiği, mahkemece bu husus gözetilmeden, davacıların asli talebi olan tapu iptal ve tescil istemine dair olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin doğru görülmediği, davalı ... vekilince ileri sürülen tazminatın tahsiline ilişkin temyiz itirazlarına gelince; tapu tahsis bedelinin taksitler halinde davalı ... Başkanlığınca tahsil edildiği dosya kapsamında bulunan ödeme makbuzları ile sabit olmakla, hal böyle olunca; tazminat talebi yönünden davalı ... Başkanlığına husumet yöneltilemeyeceğinden, Mahkemece hesaplanan tazminatın davalı ... Başkanlığından tahsiline dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının doğru görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin başlıkta belirtilen kararı ile; "...Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada dava konusu taşınmazın davalılar adına kayıtlı olmaması ve davacılar adına tescil edilebilecek başka taşınmaz bulunmaması nedeniyle davacının tapu iptal tescil talebinin husumet yokluğu nedeniyle reddedildiği, terditli talep bakımından taşınmaz için ödenen bedellere dair makbuzların incelenmesinde taşınmaz bedelinin İBB'ye (İstanbul Büyükşehir Belediyesine) ödenmiş olduğu anlaşıldığından ödenen bedellerin İBB'den tahsili gerektiği..." gerekçesiyle; "...açılan davanın tapu iptali ve tescil bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, terditli tazminat talebinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönünden kabulü ile 66.257,88 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın reddine, 30.000,00 TL vekalet ücretinin İBB'den alınarak davacılara ödenmesine, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'na ödenmesine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın dava tarihindeki değeri belirlenerek tahsiline karar verilmesi gerektiğini, 1984 - 1988 yılları arasında ödenen bedele karşılık 66.257,88 TL'ye hükmedilerek müvekkillerin zararlarının karşılanamayacağını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca davalının kendisine hiç bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermek zorunda olduğunu, davacılara ya da murislerine bu noktada bir kusur yüklenemeyeceğini, davacılar tarafından edimler yerine getirildiği hâlde tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmediğinin davalı ... Başkanlığınca da kabul edildiğini, imar planına göre dava konusu yerin okul alanında kaldığı ve yakın bir bölgeden de yer tahsisinin mümkün olmaması nedeniyle rayiç bedel üzerinden bedelin tazminine hak kazanılmış olduğunu, öte yandan borcun ifa edilememesi sebebiyle uğranılan müspet zararın Mahkemece tümüyle tespit edilmemiş olup davacıların zararının tapuya dönüştürülemeyen taşınmazın değeri kadar olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı, haksız ve mesnetsiz olduğunu, yeminli özel teknik bürolarca tespit edilen bedelin davacı tarafça tümüyle ödendiğine dair banka dekontu ve sair belgelerin dosya kapsamında bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede bedelin tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... Başkanlığına yükletilmesine, fazla yatırılan temyiz karar harcının davacılara iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9611ff088a36fcf3 cab74a72fb751261 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 7. Hukuk Dairesi 2025/1866 E. , 2025/2664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/193 E., 2024/337 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisine ait İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1733 ada (eski 56) yeni 72 parsel sayılı gayrimenkul üzerindeki 202 m² yerdeki gecekonduya ilişkin 18.11.1986 tarih ve 6221 yevmiye numaralı "tapu tahsis belgesi" bulunduğunu, ilgili "tahsis şerhinin"de tapu sicilinin beyanlar hanesine işlendiğini, arsa bedeli olarak belirlenen 5.050,00 TL'nin önce murislerince, murislerinin vefatı sonrasında da müvekkillerince taksitler hâlinde ödendikten sonra tapusunun verilmesi talebiyle müracaat edilmiş ise de ... tarafından taşınmazın ... Belediye Başkanlığına devredildiği gerekçesiyle taşınmazın tapusunun verilemediğini, her iki Belediye nezdinde yaptıkları başvurulardan bir sonuç alınamadığını ileri sürerek; dava konusu 1733 ada (eski 56 ) yeni 72 parsel sayılı gayrimenkul üzerindeki 202 m² arsanın veya aynı/yakın bölgede emsal olabilecek bir gayrimenkulün tapusunun iptali ile müvekkilleri adına tesciline, mümkün olmaması hâlinde dava konusu gayrimenkulün dava tarihi itibarıyla bedelinin yasal faiziyle müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle kesin hüküm ve husumet yokluğu sebepleriyle davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini, imar planına göre taşınmazın okul alanında kaldığını, öte yandan bedelin tahsilinin istenebilmesi için geçerli bir mülkiyet belgesi bulunması gerektiğini, tahsis şerhinin ise terkin edilmiş olup dayanaksız olarak tescil talebinde bulunulamayacağını belirterek; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR Mahkemenin 26.05.2023 tarihli ve 2021/206 Esas, 2023/179 Karar sayılı kararıyla; "...Bozma sonrasında yapılan yargılamada, dava konusu taşınmaza yakın bölgede verilebilecek başka bir taşınmaz bulunup bulunmadığının davalı belediyelerden sorulduğu, gelen yazı cevapları olumsuz olduğundan ödenen bedelin güncelleştirilmiş değerinin iadesine dair hüküm kurulduğu, davacı tarafından her ne kadar taşınmazın rayiç değerinin tazminat olarak ödenmesi talep edilmiş ise de Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2018/5043 E. - 2019/5127 K. sayılı dosyasında belirtildiği üzere tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesi olduğundan tapu tahsis belgesinin düzenlenmesi sırasında ödenen bedelin güncelleştirilmiş değerinin ödenmesi gerektiği..." gerekçesiyle; "...davanın ... yönünden kabulü ile, 66.257,88 TL. nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, davalı İBB yönünden reddine..." karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemizin 08.01.2024 tarihli ve 2023/5282 Esas, 2024/42 Karar sayılı kararıyla; "...Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerektiği; HMK'nın 297/2’nci maddesinde yer alan biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği olup aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz, bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir ve bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hüküm olduğundan bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerektiği, mahkemece bu husus gözetilmeden, davacıların asli talebi olan tapu iptal ve tescil istemine dair olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin doğru görülmediği, davalı ... vekilince ileri sürülen tazminatın tahsiline ilişkin temyiz itirazlarına gelince; tapu tahsis bedelinin taksitler halinde davalı ... Başkanlığınca tahsil edildiği dosya kapsamında bulunan ödeme makbuzları ile sabit olmakla, hal böyle olunca; tazminat talebi yönünden davalı ... Başkanlığına husumet yöneltilemeyeceğinden, Mahkemece hesaplanan tazminatın davalı ... Başkanlığından tahsiline dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının doğru görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin başlıkta belirtilen kararı ile; "...Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada dava konusu taşınmazın davalılar adına kayıtlı olmaması ve davacılar adına tescil edilebilecek başka taşınmaz bulunmaması nedeniyle davacının tapu iptal tescil talebinin husumet yokluğu nedeniyle reddedildiği, terditli talep bakımından taşınmaz için ödenen bedellere dair makbuzların incelenmesinde taşınmaz bedelinin İBB'ye (İstanbul Büyükşehir Belediyesine) ödenmiş olduğu anlaşıldığından ödenen bedellerin İBB'den tahsili gerektiği..." gerekçesiyle; "...açılan davanın tapu iptali ve tescil bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, terditli tazminat talebinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönünden kabulü ile 66.257,88 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın reddine, 30.000,00 TL vekalet ücretinin İBB'den alınarak davacılara ödenmesine, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'na ödenmesine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın dava tarihindeki değeri belirlenerek tahsiline karar verilmesi gerektiğini, 1984 - 1988 yılları arasında ödenen bedele karşılık 66.257,88 TL'ye hükmedilerek müvekkillerin zararlarının karşılanamayacağını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca davalının kendisine hiç bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermek zorunda olduğunu, davacılara ya da murislerine bu noktada bir kusur yüklenemeyeceğini, davacılar tarafından edimler yerine getirildiği hâlde tapu tahsis belgesinin tapuya dönüştürülmediğinin davalı ... Başkanlığınca da kabul edildiğini, imar planına göre dava konusu yerin okul alanında kaldığı ve yakın bir bölgeden de yer tahsisinin mümkün olmaması nedeniyle rayiç bedel üzerinden bedelin tazminine hak kazanılmış olduğunu, öte yandan borcun ifa edilememesi sebebiyle uğranılan müspet zararın Mahkemece tümüyle tespit edilmemiş olup davacıların zararının tapuya dönüştürülemeyen taşınmazın değeri kadar olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı, haksız ve mesnetsiz olduğunu, yeminli özel teknik bürolarca tespit edilen bedelin davacı tarafça tümüyle ödendiğine dair banka dekontu ve sair belgelerin dosya kapsamında bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede bedelin tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... Başkanlığına yükletilmesine, fazla yatırılan temyiz karar harcının davacılara iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9611ff088a36fcf3 cab74a72fb751261 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı