Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/1419 E., 2025/2205 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1419 E., 2025/2205 K. (22.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1419
Karar No
2025/2205
Karar Tarihi
22.04.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2025/1419 E. , 2025/2205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/450 E., 2024/677 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davacı mirasçıları...ve ...vekili ile bir kısım davalılar ...ve Kadriye vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 275 sayılı parsel sayılı taşınmazın müşterek mülkiyet şeklinde davalılar adına tapuya kayıtlı olduğunu, davacının bu taşınmazın 1000 metrekarelik bölümüne davalıların murisi ... ...ın rızası ile 2000 yılında tavuk kümesi ve bina inşa ettiğini belirterek, Türk Medeni Kanunu'nun 724 üncü maddesi uyarınca uygun bir bedel karşılığında taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, bu talebin kabul görmemesi halinde Türk Medeni Kanunu'nun 722 ve 723 üncü maddeleri doğrultusunda, yapı değerinin tamamı kadar tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP 1. Davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'nın davacının eşi olduğunu ve yapılan inşaatta davacının maddi desteğinin bulunduğunu, ancak davacının inşaatı tamamen kendisinin inşa etmediğini bu sebeple eğer varsa katkı bedelini isteyebileceğini, müvekkili ...’ın oğlunun da katkısı olduğunu, murisin inşaatın bitiminden sonra taşınmazı %15’er paylaştırdığını, dava tarihinden önce davalı ...’ın payını davalı ...’a satış yoluyla devrettiğini, protokolün geçersizliğine karar verildiğini, protokoldeki imzanın sadece davalı ...’ı bağladığını, fenni kümesin 896 m2, tek katlı binanın 126 m2, çelik sundurmanın 45,5 m², kuruluğun ise 90 m² olmak üzere toplam 1575,5 m²'lik davaya konu bölümün ifraz imkanı da bulunmadığını, temliken tescil şartları oluşmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili 10.04.2015 tarihli duruşmada davayı kabul ettiklerini, maddi olayların doğru olduğunu, davanın kabulüne karar verilecekse davalıların paylarına düşen arazi bedelini talep etmediklerini beyan etmişlerdir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.02.2016 tarihli ve 2014/235 Esas, 2016/52 sayılı Kararıyla; davalılardan ...'ın dava açılmadan önce 02.01.2013 tarihinde 275 parsel sayılı taşınmazdaki payını diğer davalı ...'a satarak devrettiği dikkate alınarak ispatlanan davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalı ... yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kabulü ile; 275 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile; davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, mahkeme veznesine depo edilen 61.031,25 TL bedelin davalı ...’a ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkeme'nin 10.02.2016 tarihli ve 2014/235 Esas, 2016/52 sayılı Kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/801 Esas, 2017/9530 Karar sayılı ilamında; "6100 sayılı HMK'nın 309, 310 ve 311 maddeleri gereğince kabul beyanında bulunan müşterek paydaşların payları yönünden davanın kabulü doğrudur. Ancak 275 parsel sayılı taşınmazın önceki maliki 06.09.2003 tarihinde vefat eden davalılar murisi ... ...ın dava konusu taşınmazı davacıya haricen sattığı yahut mülkiyet hakkını davacıya terk ettiğine dair delil bulunmadığı ve TMK’nın 724 üncü maddesi uyarınca davacı lehine tescil koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, tapu iptali ve tescil talebinin davalı ...'ın 7/16 payı yönünden reddedilmesi gerekir. Ancak davacının ikinci kademedeki tazminat isteminin davalı ...'ın payı yönünden incelenerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin, 29.01.2020 tarihli ve 2019/19 Esas, 2020/33 sayılı Kararında; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine; davalı ... yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine; davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın kabulüne, 275 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; ... yönünden davanın reddine; davacının ikinci kademedeki tazminat istemine yönelik talebin kısmen kabulü ile 115.937,50 TL’nin dava tarihi olan 14/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... tarafından alınarak davacı tarafa verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine; karar kesinleştiğinde mahkeme veznesine depo edilen 61.031,25 TL bedelin davacıya iadesine, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın davayı kabul ve bedel talep etmediklerine ilişkin beyanları dilkkate alınarak haklarında bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 29.01.2020 tarihli ve 2019/19 Esas, 2020/33 sayılı Kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemizin 31.05.2022 tarihli ve 2021/1366 Esas, 2022/3886 Karar sayılı ilamında; mahkemece, hükmün 2 numaralı bendinde davayı kabul eden davalıların payları hükümde gösterilmek suretiyle tapu iptali ve tescil kararı verilmesi gerekirken dava konusu 275 parsel sayılı taşınmazın tamamının davacı adına tesciline; hükmün 3 numaralı bendinde davanın reddine karar verildikten sonra 4 numaralı bendinde davalı ... yönünden tazminat isteminin kabulüne; hükmün 5 numaralı bendinde davayı kabul eden davalıların bedel talep etmediklerine ilişkin beyanları dikkate alınarak haklarında bedel iadesi hususunda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilerek infaza elverişsiz hüküm tesis edildiğinden ve gerekçeyle hüküm sonucu arasında çelişki yaratıldığından kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Kabule göre de; yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin, 06.07.2023 tarihli ve 2022/645 Esas, 2023/332 sayılı Kararında; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalı ... ile ... yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın kabulü ile; Düzce ili, ...ilçesi, ...Köyü 147 ada 1 parsel (eski 275 parsel) sayılı taşınmazın ilgili davalılar adına olan toplam 18/32 hisse oranında tapu kaydının iptali ile; 18/32 hisse oranında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, ...yönünden talep edilen tapu iptali ve tescil isteminin reddine, davacının ikinci kademedeki tazminat istemine yönelik talebinin ise davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 115.937,50 TL'nin dava tarihi olan 14.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin, 06.07.2023 tarihli ve 2022/645 Esas, 2023/332 sayılı Kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 15.01.2024 tarihli ve 2023/5270 Esas, 2024/189 Karar sayılı ilamında belirtilen “... davalı ...'ın payını yargılama sırasında davalı ...'na sattığının anlaşılması üzerine, mahkemece davacıya 6100 sayılı Kanun 125 inci maddesi gereğince seçimlik hakkını kullanması hatırlatılmış, davacı ise davasını devralan tarafa yönelttiğini beyan etmiştir. Davacının seçimlik hakkını kullanması üzerine mahkemece, davalı ... aleyhine temliken tescil şartları oluşmadığından bahisle talebin reddine karar verilmiştir. Davacının terditli talebi olan tazminat isteminin ise davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiş ise de; terditli tazminat istemi ancak akit tarafı olan kişiye ya da onun mirasçılarına karşı ileri sürülebileceği gözetilmeksizin yapının yapılması sırasında tapuda paydaş olmayan ve iyiniyetli şekilde taşınmazdan hisse satın alırken üzerindeki mütemmim cüzü ile birlikte alan davalı ... aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Davacının tazminata ilişkin terditli talebini yalnızca bina yapımına rıza gösterdiği iddia edilen muris ... ...mirasçılarına karşı, payları oranında ileri sürebileceği dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde verilen karar doğru görülmemiştir...” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalı ... ile ... yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın kabulü ile; dava konusu 147 ada 1 parsel (eski 275 parsel) sayılı taşınmazın ilgili davalılar adına olan toplam 18/32 hisse oranında tapu kaydının iptali ile; 18/32 hisse oranında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline,......yönünden talep edilen tapu iptali ve tescil ile tazminat isteminin reddine, davacının ikinci kademedeki tazminat istemine yönelik talebinin ise davalı ... ve ... yönünden kısmen kabulüne, miras payları oranında 57.968,75 TL'nin davalı ...'dan, 57.968,75 TL’nin ise davalı ...'tan dava tarihi olan 14.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... Mirasçıları ...ve Selma vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. Müteveffa davacı lehine temliken tescil şartlarının oluştuğunu, c. Müteveffa davacının iyiniyetle binayı yapmış olduğunun tespit edildiğini, d. Temliken tescil şartlarının yasa ile belirlendiğini ve TMK’nın 724 inci maddesinde ifade edilen üç şart dışında başkaca koşulun bulunmadığını, e. Mahkeme gerekçesinin bu yönü ile yasaya aykırılık teşkil ettiğini, f. Davalı Mesahat karşı açılan davanın hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, g. Sebepsiz zenginleşmeye yönelik tazminat hesaplamasının hatalı yapıldığını, h. Mahkeme ilamında davalı ...’in yargılama giderlerinden sorumlu tutulmadığını, beyan etmektedir. 2. Bir kısım davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Mahkeme kararının hükmedilen tazminat yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. Tazminata konu fenni kümes ve eklentilerinin davacı tarafından meydana getirilmediğini, c. Davacının bu hususta bir ispat külfetini yerine getiremediğini, d. Fenni kümes ve eklentilerinin değerinin hatalı hesaplandığını, e. Bölgede yaşanan sel felaketi ile tazminat konusu yapıların büyük hasar gördüğünü, f. Yeninden keşif icra edilmeden eski tarihli keşif ve ek bilirkişi raporu üzerinden sonuca gidildiğini, g. Tespit edilen tazminat miktarının fahiş olup davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verildiğini, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 4271 sayılı Kanun'un 724 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı mirasçıları...ve ...vekili ile bir kısım davalılar ...ve ...vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı