7. Hukuk Dairesi 2024/3689 E. , 2025/2211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/932 E., 2024/1166 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/132 E., 2023/417 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Şirket ile davalı ... arasında davacının maliki olduğu 142 ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki satıcı Şirket adına kayıtlı 5 kat+çatı piyesi 10 mesken özelliğindeki gayrimenkulün alım satımı için sözleşme yapıldığını, 01.08.2018'de taşınmazın davalı ... adına tapudan devrinin yapıldığını, sonrasında davalı ...'in dava konusu taşınmazı 06.01.2019'da davalı ...'a tapuda devrettiğini; fakat davalı ...'ın sözleşmede belirtilen ödemeleri yapmadığını, dava konusu taşınmazı bedelsiz ve muvazaalı olarak davalı olan üçüncü kişi ...'a devredip mal kaçırdığını belirterek dava konusu taşınmaz bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL'nin işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kendisinden ticari bir ilişkide alınan mallara karşılık kendisine devredildiğini, davacı ile diğer davalının ittifak hâlinde muvazaalı şekilde hareket ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 13.08.2018 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile İstanbul ili, ........... ilçesi, ...... Mahallesi, 142 ada 17 parsel, 10 numaralı bağımsız bölümün davacı tarafından davalı ...'a devrinin ve taşınmazın satış bedelinin 250.000,00 TL olduğunun kararlaştırıldığı, taşınmazın davalıya devredildiği, sözleşmeye göre satış bedelinin tapu devrinden sonra 6 ay içinde ödeneceği; ancak bu bedelin davalı ... tarafından davacıya ödenmediği, sözleşme kapsamında davalı ...'ın bu bedelden sorumlu olduğu, diğer davalı ...'ın iyiniyetli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının alacak talebinin davalı ... yönünden reddine, davacının alacak talebinin davalı ... yönünden kısmen kabulü ile; 250.000,00 TL'nin 07.08.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu dubleks mesken vasfındaki taşınmazın davacı adına kayıtlı iken 14.08.2018 tarihinde davalı ...'a satıldığı, ondan 08.01.2019 tarihinde davalı ...'a 106.000,00 TL bedelle satılarak adına kayıt ve tescil edildiği; davacı ve davalı ... arasında 13.08.2018 tarihli satış vaadi sözleşmesi akdedildiği, davaya konu taşınmazın davalı ...'a satışı hususunda anlaşıldığı, taşınmazın takyidatsız olarak davalıya devrinin yapıldığı, 250.000,00 TL satış bedelinin 6 ay içerisinde nakden ve peşinen ödeneceği hususunda anlaşma sağlandığı, sözleşmenin tarafları arasında adi yazılı şekilde düzenlendiği ve tapu kaydında şerhin bulunmadığı; davacının satış sözleşmesi kapsamında davalı ...'in sözleşmeye aykırı davranışı sebebine ve adı geçen davalının muvazaalı olarak davalı ...'e devredildiğinden bahisle tapu iptali ve tescil, olmaması hâlinde bedelin tahsili isteminde bulunduğu, söz konusu sözleşmenin ve bu hâlde devrin davacı ve davalı ... bakımından geçerli olduğu, sözleşmenin akit tarafları dışında geçerli olabilmesi için tapuda şerh verilmesi gerektiği, davalı ... tarafından taşınmazın davalı ...'e satış ile devredildiği, devrin davalılar arasındaki alacak ilişkisinden kaynaklı ifa yerine geçen edim şeklinde yapıldığının belirtildiği, davacı yanca davalı ...'in tapuya güven ilkesi kapsamında iyi niyetli üçüncü kişi olmadığının ve davalılar arasında mal kaçırma kastı ile devrin yapıldığının iddia edildiği nazara alındığında, ispat külfetinin davacı yanda olduğu, dosyada yer alan deliller kapsamında davacının davalıların mal kaçırma kastı ile eylem ve fikir birliği içerisinde danışıklı olarak hareket edildiğinin yöntemince ispatlanamadığı, şu hâliyle satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh verilmediği ve bu durumun davalı ... tarafından bilinmesinin mümkün olmaması sebebiyle tapu kaydına güven ilkesi kapsamında üçüncü iyi niyetli kişi olması sebebiyle davalı ... bakımından davanın reddedilmesinin yerinde olduğu, ancak davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmayarak iddianın inkar edildiği, satış vaadi sözleşmesi kapsamında bedelin ödendiğine dair banka dekontu, makbuz gibi bir evrakın da sunulamamış olmasına ve son kayıt maliki olmaması sebebiyle adı geçen davalı bakımından bedele hükmedilmiş olması yerinde olmakla birlikte Mahkemece dava dilekçesinde taşınmazın değerinin dava tarihine göre belirlenmesi durumuna göre talepte bulunmuş olmasına karşın Mahkemece bu doğrultuda bilirkişi raporunda tespit edilen bedel bakımından hüküm kurulması doğru değil ise de, istinaf incelemesinin istinaf sebepleri ile sınırlı olup davacı bakımından bu hususun istinaf sebebi olarak sunulmadığından inceleme konusu yapılmamış hataya değinilmekle yetinildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı ...'ın da satışın muvazaalı olduğunu bilerek, hiçbir bedel ödemeyerek bu taşınmazı satın aldığını, iyiniyetli olmadığını, davalıların iş birliği içerisinde hareket ettiklerini, 2. Davalının taşınmazı "bedelli" bir şekilde satın aldığına ilişkin hiçbir dekont, banka kaydı ve sair diğer delillerinin bulunmadığını, 3. Davalılar hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/8282 ihbar numarası ile şikâyette bulunulduğunu, savcılık dosyanın incelenmediğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satımdan kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlı��a uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c5fa8d4f36f30f7b 3e4044ea4fda46be