Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4121 E., 2025/2202 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4121 E., 2025/2202 K. (22.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4121
Karar No
2025/2202
Karar Tarihi
22.04.2025

7. Hukuk Dairesi 2024/4121 E. , 2025/2202 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1243 E., 2024/665 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/303 E., 2021/79 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 400 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan ve ortaklığın giderilmesi dava dosyasına ibraz edilen fen bilirkişi raporunda A ve D harfleri ile gösterilen yapıların karkas yapı halinde, yıkık ve ekonomik ömrünü tamamlamış durumdayken vekil edenleri tarafından tamamen yenilenerek kullanılabilir hale getirildiğini ve masrafın davacılar tarafından karşılandığını belirterek muhdesat iddialarının kabulünü talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılardan ....... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların mevcut davayı açmakta hukuki yararları bulunmadığını, davacıların kendi içinde hem davalı hem davacı durumunda olduklarını, aynı davada davacı ve davalı konumundaki kişilerin davacı sıfatıyla dava açmalarının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davacıların (A) harfi ile gösterilen yapıya yönelik taleplerini kabul ettiklerini, (D) harfi ile gösterilen yapı yönünden ise talepleri kabul etmediklerini, bu yapının tarafların ortak murisi tarafından inşa edildiğini, davacıların bu yapıda bir miktar tamirat ve tadilat yaptığını, iyileştirmelerin davacılara yapının maliki olma hakkını vermediğini ve ancak şahsi alacak talebinde bulunabileceklerini belirterek davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, taleplerinin kabul görmemesi halinde (A) harfli yapı yönünden davanın kabulüne ve (D) harfli yapı yönünden ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacıların dava konusu 400 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki D harfi ile gösterilen yapı ile A harfi ile gösterilen yapının üst katında bulunan prefabrik yapıya ilişkin muhdesat tespiti talebinin reddine, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in davasının reddine, aynı yer üzerinde bulunan ve A harfi ile gösterilen zemin kat çay alım yerinin davacılar ... ve ...’a ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; a. (A) harfi ile gösterilen yapının birinci katınının muhdesat niteliğinde olmadığı kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, b. Davalı ...’nin davanın açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilerek payına düşen yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında bir aykırılık bulunmadığı, c. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağının belirtildiği, d. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olup taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği, e. Somut olayda, (D) harfi ile gösterilen yapının eski bir yapı olduğu, keşif tarihinde yaklaşık 100 yaşında bulunduğu, kadastro tespitinin 30.06.1977 tarihinde yapıldığı, tespitin 25.05.1978 tarihinde kesinleştiği ve tespitinin kesinleştiği gün ile davanın açıldığı tarih arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, f. (D) harfiyle gösterilen yapı yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, g. Kadastro tespitinden sonra inşa edilen muhdesat yönünden "...meydana getirildiğinin tespitine..." karar verilmesi gerekirken "...ait olduğunun tespitine..." karar verilmesi ile davalının kabul beyanının taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucunda yapılacak satış işleminde dikkate alınmasının kararda belirtilmemesinin de hatalı olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacıların dava konusu 400 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan ve fen bilirkişi raporunda D harfi ile gösterilen yapıya yönelik davasının hak düşürücü süre yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacılardan ... ve ...'ın A harfli yapının üst katında bulunan prefabrik yapıya ilişkin muhtesat tespiti talebinin reddine, davacılar ... ve ...'ın dava konusu 400 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen yapının "...zemin katında yer alan çay alım yerine..." yönelik davasının kabulü ile zemin katında yer alan çay alım yerinin davacılar ... ve ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davalılardan ...'ın "...A harfli yapının üst katında bulunan prefabrik yapıya..." yönelik kabul beyanının dava konusu muhtesatın satış parasının paylaştırılmasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, eksik değerlendirme ile sonuca gidildiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan ve A harfi ile gösterilen iki katlı yapının vekil edenleri ... ve ...’a ait olduğunun davalılarca kabul edildiğini ve tanık beyanlar ile ispat edildiğini, A harfi ile gösterilen yapının üst katına yönelik bilirkişi tespitinin hatalı olduğunu, üst katın muhdesat niteliği taşıdığını ve sökülebilir olmadığını, alt kat ile bir bütün mahiyet taşıdığını, ortaklığın giderilmesi davasında üst katın muhdesat olarak belirlendiğini, değeri biçilerek satış dosyasına konu edildiğini, aynı şekilde D harfi ile gösterilen yapı yönünden de bilirkişi raporunda hatalı değerlendirilmeler yapıldığını, binanın onarım ve tadilat dışında kullanıma uygun hale gelebilmesi için çatısının meydana getirildiğini, daha önce dört duvar halinde ve sağlam bile olmayan 100 yıllık yapının müvekkilleri tarafından kullanılabilir hale getirildiğini, bilirkişi incelemesinin eksik kaldığını, yeninden rapor alınmadığını, eda davası açılmasının imkan dahilinde olduğunu, tespit davası açmakta güncel hukuki yararın mevcut olmadığının düşünülmesi halinde dava şartı eksikliği nedeniyle (esasa girilmeden) davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ve bu kapsamda davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmetmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cbff3833b6336ff9 fcdcb8aeca3bd4ec

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı