7. Hukuk Dairesi 2025/1174 E. , 2025/4923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1629 E., 2025/46 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/235 E., 2024/318 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.07.219 tarihinde ölen mirasbırakan ...'in sağlığında düzenlediği .... Noterliğinin 13.12.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesinde müvekkilini mirasçılıktan çıkardığını, vasiyetnamede gösterilen çıkarma sebeplerinin gerçek dışı olduğunu, mirasbırakanın müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla dava konusu vasiyetnameyi düzenlediğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu vasiyetnamenin davacıya tebliğ edilerek usulüne uygun olarak açılıp okunduğunu, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, vasiyetnamede gösterilen çıkarma sebeplerinin gerçekleştiğini, vasiyetnamenin usulüne uygun şekilde düzenlendiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada vasiyetnamenin açıldığı Tavşanlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/946 Esas sayılı dosyasında talimat yoluyla Hatay 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/9 dosyasında dinlenen davacının 26.03.2020 tarihinde yapılan duruşmada davacı "ben bana gelen vasiyetnamenin içeriğini okudum, vasiyetnameyi kabul etmiyorum" beyanında bulunduğu, davacının, dava konusu vasiyetnameden 26.03.2020 tarihinde haberdar olduğunun kabulünün gerektiği, vasiyetnamenin iptaline ilişkin eldeki davanın ise 15.12.2021 tarihinde açıldığı, Covid-19 sebebiyle 13.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasında sürelerin durduğu da düşünülerek, duran 95 gün süre eklendiğinde davanın en geç 29.06.2021 tarihinde açılması gerektiği, vasiyetnamenin öğrenildiği tarih itibariyle davacı tarafça davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 559. maddesi gereğince, hükümsüzlük, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebileceğinden bu hususa yönelik araştırmada ise Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen 15.05.2024 tarihli raporda mirasbırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetinin yerinde bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında davacının iptalini istediği vasiyetnamenin içeriğini en geç vasiyetnamenin açılmasına ilişkin dosyanın talimat duruşması olan 26.03.2020 tarihli celsesinde öğrendiği, buna göre dava tarihi itibariyle 4721 sayılı Kanun’un 559. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu, bu suretle Mahkemece davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya uygun olduğu, davacının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin açılması dosyasında vasiyetnamenin açıkça müvekkiline okunmadığını, içeriğin tutanağa dâhi yazılmadığını, öğrenme usulüne uygun olarak gerçekleşmediğinden hak düşürücü sürenin geçmediğini, davanın dayanağının muris muvazaasına ilişkin olduğu, bu sebeple davanın hak düşürücü süreye tâbi olmadığını, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasçılıktan çıkarılmanın iptali istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Hak düşürücü sürenin varlığı hâlinde diğer iptal sebeplerinin incelenmesine gerek olmadığı hâlde, İlk Derece Mahkemesince mirasçılıktan çıkarılmanın iptaline ilişkin talep hakkında hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı iptal talebi hakkında hükümsüzlük definin her zaman ileri sürülebileceğine ilişkin yanılgılı gerekçeyle davanın esası hakkında karar verilmiş olması, Bölge Adliye Mahkemesince ise bu hususa değinilmeden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun’un 370/4 hükmü gereğidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.