Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/1159 E., 2025/4924 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1159 E., 2025/4924 K. (24.11.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1159
Karar No
2025/4924
Karar Tarihi
24.11.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2025/1159 E. , 2025/4924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2551 E., 2024/1633 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/248 E., 2020/409 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu 1 03... parsel sayılı taşınmazı harici satış sözleşmesi ile satın aldıklarını ve 20 yıldan fazla süredir kullandıklarını, taşınmazın "...: ... oğlu", "...:... kızı" ve "... ... karısı: Kızı" adına kayıtlı olduğunu, maliklerinin tespitlerinin mümkün olmaması ve taşınmazın 20 yılı aşkın süredir müvekkillerinin zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 hükmü uyarınca adlarına tescili istemiyle dava açtıklarını, bu sırada taşınmazın tapu maliklerinden "... ... karısı: Kızı"nın ... ... olduğu ve mirasçısı olduğunu ileri süren dava dışı şahıs tarafından açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda tapu malikinin "... ..." olarak değiştiğini ileri sürerek tapu kaydındaki yolsuz tescilin terkini ile tapu kaydının eski hâle getirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu kaydında düzeltim ve tespit taleplerinin tapu kayıt maliki veya mirasçıları tarafından açılabileceği, davacının kayıt maliki ... ... karısı: Kızı 'nın mirasçısı olduğuna ilişkin delili bulunmadığı, malikin mirasçısı olduğuna dair iddiasının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında dava konusu taşınmazın zilyeti olan davacılar tarafından kayıt malikinin ... ... olmadığı iddiası ile açtıkları davayı ... ... yada mirasçılarına karşı yöneltilmesi gerekirken davada taraf sıfatı olmayan Hazineye karşı dava açılması doğru olmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmasa da, davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ve hatalı yorum ile karar verildiğini, tapu kaydındaki ... ile ... ...'in aynı kişi olmamasına rağmen yolsuz tescil ile ... ... adına kayıt oluştuğunu, aynı konu hakkında Bodrum 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/779 Esas sayılı kesinleşmiş kararının bulunduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin hukuka aykırı olarak hükmedildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yolsuz tescilin terkini ile tapu kaydının eski hâle getirilmesi istemine ilişkindir. 1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361. maddesi uyarınca; kural olarak istinaf yoluna başvurmayan taraf temyiz yoluna başvuramaz. Ancak hukuki yararının bulunması hâlinde temyiz yoluna başvurabilir. Bir başka deyişle, diğer tarafın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aleyhine hüküm kurulması hâlinde temyiz yoluna başvurabilecektir. Hâl böyle olunca; İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Husumet, maddi hukuka göre belirlenen ve dava konusu sübjektif hak ile taraflar arasındaki bağa ilişkin olup sübjektif hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı aktif husumet olarak; sübjektif hakkın talep edildiği davalı olma sıfatı ise pasif husumet olarak tanımlanmaktadır. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; davaya konu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, davaya konu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise davaya konu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, def'i değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmalıdır. Somut olayda her ne kadar davalı Hazinenin tapu kaydında malik olmadığından pasif husumeti yok ise de, davacıların tapu kaydındaki malik oldukları veya mirasçıları olduklarına ilişkin bir iddialarının bulunmadığı gözetildiğinde eldeki davayı açmakta aktif dava ehliyetleri de bulunmadığından davacıların dava açma ehliyeti bulunmadığından aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun’un 370/4 hükmü gereğidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 826ec81fec43245d 60e474a36594afb9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı