7. Hukuk Dairesi 2025/1139 E. , 2025/2717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1378 E., 2024/2818 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/121 E., 2023/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 32697 ada 3 parselde kayıtlı, 339 m2 yüz ölçümlü taşınmazı 11.05.1966 tarih, ... yevmiye ile ... 1. Noterliğinde düzenlenen devir senedi ile eniştesi ...’ten satın aldığını, 110 m2'lik kısma inşa edilmiş ev ve arsasının 1/3 hissesinin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek; tapunun iptali ile tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın tamamının murisleri ... ... tarafından 1960'lı yıllarda ...'ten satın alındığını, muris tarafından üç katlı bir bina yapılarak birinci katında davacının, ikinci katında davalı ... ...'un, üçüncü katında davalı ... ...'un oturmasına izin verdiğini, kira ödemeden sadece emlak vergilerini, elektrik ve su faturalarını ödeyerek oturduklarını, muris vefat edince ... ...'un diğer kardeşlerinin hisselerini satın aldığını, 2004 yılında tek katlı gecekonduyu yıkarak üç katlı bir bina yaptığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: “tanık beyanlarına göre davaya konu 3 katlı taşınmazın tamamının muris ... ... tarafından yaptırıldığı, davacının tapu bedeli ödemediği, davacının sonrasında dava konusu taşınmazdan taşınarak ayrıldığı, taşınmazın zemin katının davacının oğlu ..., 1. katın ...'un kiracısı, 2. katın ise ... ... ve eşi ... tarafından kullanıldığının belirlendiği, davacı vekilinin 06.09.2022 tanzim tarihli HMK'nin 31. maddesi gereğince sunulan dilekçesi ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının iddiasının davaya konu taşınmazda mevcut 3 katlı yapı yönünden muhdesatın aidiyeti, davaya konu taşınmazın zemininin 1/3 payı oranında iptal edilerek adına tescili talebi yönünden de harici satın alma nedeniyle tapu iptal ve tescil davasından ibaret olduğu, ... 1. Noterliği'in 08.10.1965 tarihinde, 7563 yevmiye sayılı senedindeki taşınmaz bilgilerinin senedin dava konusu taşınmaza ilişkin olduğunun belirlenmesi yönünden yeterli olmadığı, davaya konu taşınmazda bulunan 3 katlı binanın davacı tarafından yaptırıldığı ve arsanın davacı tarafından satın alındığının ispatlanamadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: “davacı vekili tarafından HMK'nın 31. maddesine göre verilen dilekçede talep, tapunun kısmen iptali, 110 metrekare zemine inşa edilmiş 3 katlı binanın ev ve arsasının 1/3 hissesinin (zemin kat 10/A) davacı adına tescili olarak açıklandığı, satış vaadine konu taşınmaz ile dava konusu taşınmazların aynı taşınmazlar olduğunun ispatlanamadığı, satış vaadinde bulunan ... ile ona satış vaadinde bulunduğu bildirilen ... Daşkın'ın veya mirasçılarının dava konusu taşınmazda halen ve öncesinde malik olmadıkları, davacı tarafından iddialarının ispatlanamadığı” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı vekilinin 27.04.2017 tarihli cevap dilekçesinde 1. sayfa 1. paragrafta zilyetliğin ...'ten devralındığını kabul ettiğini, satın alan kişinin davacı olmadığını, Mahkemece yemin eda ettirilmeden yargılama sonlandırılarak davanın reddine karar verildiğini, bunun usule aykırı olduğunu, eksik incelemeye dayalı yetersiz bilirkişi raporuyla hüküm kurulduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, taşınmazın nizasız fasılasız 50 yıldan uzun zamandır davacı tarafından kullanılmakta olduğunu, bilirkişi raporunda satış senedindeki taşınmaz ile dava konusu taşınmazın sokak numarasının aynı olduğunun tespit edildiğini, mahkeme kararının kendi içinde çelişkiler içerdiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nin 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz karar harcının yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4284a13b2ca1bbe2 ca5d9579931c5c2a