7. Hukuk Dairesi 2024/5164 E. , 2025/3082 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/18 E., 2024/25 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulanık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/110 E., 2023/299 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Muş ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... ve ... parselde yer alan taşınmazların Muş Valiliği İl Mera Komisyonu tarafından mera olarak tahsis edildiğini, dava konusu taşınmazın kadimden beri davacı ve murisleri tarafından malik sıfatıyla kullandığını belirterek komisyon kararının iptaline, dava konusu yerin mera olmadığının tespitine ve davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 18.06.2003 tarihinde Hazine adına çayır vasfıyla tapuya tescil edildiğini ve çayır vasfının korunduğunu, Mera Komisyonunun 25.11.2022 tarih ve 39 sayılı tespit ve tahdit kararı ile tahsise ilişkin 06.01.2023 tarih ve 1 sayılı kararında dava konusu 646 ve 184 parsel sayılı çayır vasıflı taşınmazların tüm köylüler tarafından ortak olarak hayvan otlatmak amacıyla ... Köyü tüzel kişiliğine çayır vasfıyla tahsis edildiğini, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazın davacılar tarafından işgal edilerek kullanılmasının davacıları hak sahibi yapmayacağını belirterek davanın reddini, Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. ve Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi hükmü gereği taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından Hazine adına kayıtlı dava konusu taşınmaza kadimden beri davacı ve murislerinin malik sıfatıyla zilyet olduğu, taşınmazın mera olarak tahsis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, taşınmazın Muş Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Mera Komisyonu Başkanlığının 25.11.2022 tarih 39 ve 06.01.2023 tarih 01 sayılı kararı ile mera kaynakları arasına alınmasına karar verildiği, 4342 Sayılı Mera Kanununun 5. maddesine göre Hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği saptanan yerlerin mera kaynakları içerisine alınabileceği, bu durumda dava açma yetkisinin mülkiyet hakkı sahibi Hazineye ait olacağı, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın mera komisyon kararının iptali ile zilyetliğin tespiti ve tapu kütüğüne yazılması istemine ilişkin olduğu, hukuki nitelikleri itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan meraların özel mülkiyete konu olamayacakları, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 5. maddesine göre Hazinenin mülkiyetinde bulunan arazilerden etüt sonucu mera, yaylak ve kışlak olarak yararlanılabileceği saptanan yerlerin mera kaynakları içerisine alınabileceği, dava konusu taşınmazların 13.09.2002 tarihinde tarla vasfı ile Hazine adına hükmen tescil edildiği, Mera Komisyonu tarafından ise 4342 sayılı Kanun'un 5/b maddesi gereğince 06.01.2023 tarihli kararı ile mera kaynakları arasına alınmasına karar verildiği, Hazinenin tapulu yerlerinin mera kaynakları kapsamına alınması üzerine dava açma yetkisinin mülkiyet hakkı sahibi Hazineye ait olduğu, dolayısıyla davacıların aktif dava açma yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaza davacılar ve murislerinin kadimden beri malik sıfatıyla zilyet olduğunu, tespit işleminin Mera Kanununda belirtilen ölçüler dikkate alınmadan yapıldığını, dava konusu taşınmazın mera olarak tespit edilmesi işlemlerinden önce yasanın hüküm alına almış olduğu Maliye Bakanlığından izin alınmadığı gibi öncesi mera olmayan bu taşınmazın mera vasfında olup olmadığı, özel mülkiyete konu taşınmazların arasında yer aldığından mera olarak kullanabilecek konumda olup olmadığı hususlarının araştırılmadığını, taşınmazın verimli tarım alanlarından olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mera komisyon kararının iptali ve davacı adına tapuya tescili istemine ilişkindir. Dava; mera tahsis kararının iptali istemine ilişkin olup davacı tarafından aynı zamanda zilyetlik nedeniyle mülkiyet iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteminde de bulunulduğundan davacının dava açmakta hukuki yararın bulunmadığı söylenemez. Hal böyle olunca davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 986a0205ea216087 9b8e53ca8a74b71e