Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4892 E., 2025/3079 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4892 E., 2025/3079 K. (18.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4892
Karar No
2025/3079
Karar Tarihi
18.06.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/4892 E. , 2025/3079 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1051 E., 2024/1575 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/187 E., 2024/158 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin davanın niteliği ve değeri nedeniyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kilis ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarında mera alanının mülkiyetinin esasen müvekkilinin murislerine ait olduğunu, dava konusu taşınmaz her ne kadar mera olarak sınırlandırma yapılarak Hazine adına kayıt edilmiş ise de, bu işlemin tescil mahiyetinde olmadığını beyanla; dava konusu taşınmazla ilgili mera kararının iptali ile müvekkilin murislerden gelen ve davacıya ait olan kısmın belirlenerek, müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın Mera Komisyonunca mera vasfı ile 03.03.2000 tarihinde sınırlandırıldığı, kamu orta malları siciline kaydedildiği, davanın 28.03.2024 tarihinde açıldığı, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 21/2. maddesi gereği davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun da hak düşürücü sürenin yeniden başlamasına bir olanak sağlamadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. ... ada ... parselde bulunan yaklaşık 1065,32 dönümlük mera alanının mülkiyetinin tapu kayıtlarına göre esasen müvekkilinin murislerine ait olduğunu, 2. Dava konusu taşınmaz hakkında her ne kadar mera olarak sınırlandırma yapılarak Hazine adına kaydedilmiş olsa da, bu işlemin tescil mahiyetinde olmadığını, ortada geçerli olarak yapılmış bir mera olarak sınırlandırma ve tahsis kararının bulunmadığını, 3. Sınırlandırma tarihinden öncesine ait ve müvekkili davacının murislerinden gelen mülkiyet hakkına dayandıklarını, 4. İmar çalışması ve uygulaması yapıldığından artık taşınmazın mera olma vasfının otomatik olarak ortadan kalktığını, 5. Dava dilekçesindeki delillerinin toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mera tahsis kararının iptali ile taşınmazın davacı adına tescili istemine ilişkindir. Anayasa’nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35. maddesinde "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar ancak, kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz" hükmü bulunmaktadır. Mülkiyet hakkı kişinin temel hakları arasında olup anılan Anayasa hükmü uyarınca ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 1 No.lu Protokolün mülkiyet hakkını teminat altına alan 1. maddesinde de "Her hakiki veya hükmi şahıs malların masuniyetine riayet edilmesi hakkına maliktir. Herhangi bir kimse ancak amme menfaati icabı olarak ve kanunun derpiş eylediği şartlar ve devletler hukukunun umumi prensipleri dahilinde mülkünden mahrum edilebilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, emvalin umumi menfaate uygun olarak istimalini tanzim veyahut sair mükellefiyetlerin veyahut da para cezalarının tahsili için zaruri gördükleri kanunları yürürlüğe koymak hususunda malik bulundukları hukuka halel getirmez." hükmü öngörülmüştür. Anılan hükümler uyarınca kişilerin mülkiyet hakkından mahrum bırakılabilmesi için mülkiyet hakkına müdahale, kamu yararı amacına yönelik, yasada öngörülen koşullara uygun olmalıdır. Mahkemece 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verildiğinden öncelikle, 4342 sayılı Kanun'un amacı, arkasından “tahsis” ibaresinden neyin anlaşılması gerektiği hususları irdelenmelidir. 4342 sayılı Kanun’un 1. maddesinde kanunun amacı “… daha önce çeşitli kanunlarla tahsis edilmiş veya kadimden beri kullanılmakta olan mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını, belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılmasını, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesini, korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamaktır” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un 6. maddesine göre mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tahsisi Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yapılır. Uygulamayı yapacak merci ise valilik onayı ile oluşturulacak olan mera komisyonu ve komisyona bağlı olarak çalışan teknik ekiplerdir. Kanun'un 3. maddesinde yapılan tanıma göre tahsis; çayır, mera, yaylak ve kışlakların kullanımlarının verimlilik ve sosyal adalet ilkelerine uygun şekilde düzenlenerek, münferiden ya da müştereken yararlanılmak üzere bir veya birkaç köy ya da belediyeye bırakılması olarak tarif edilmiştir. Aynı Kanun'un 5. maddesinin, "c" bendinde ise mera olarak kullanılmak amacıyla kamulaştırılacak yerler, mera olarak tahsis edilecek yerlerden sayılmıştır. Kuşkusuz, Mera Komisyonları Kanun'un 5. maddesine göre mera, yaylak ve kışlak kapsamına alınan bir yerin bir veya birkaç köy ya da belediye tüzel kişiliklerine yararlanmaları amacıyla tahsisini gerçekleştirirken yasanın öngördüğü kıstasları aramak ve tahsisi bu ölçülere uygun yapmak zorundadır. Kanun'un 13/5. maddesi hükmü uyarınca, komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde asliye hukuk mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde ise kadastro mahkemesine dava açılabilir. Kanun'un 21/2. maddesinde ise tahsis kararlarında belirtilen haklara tahsislerin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tespitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği ve bunlara karşı dava açılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Kanun'un 13. maddesindeki dava açma süreleri mülkiyet hakkının özü ile değil, tahsise dair mera komisyonu çalışma sonuçları ile ilgilidir. Keza, Kanun'un 21. maddesi de yine tahsislerin sık sık değiştirilmesinin önüne geçmek üzere getirilmiş bir hükümdür. 4342 sayılı Kanun’da mülkiyet ve zilyetlik hakkına dayanılarak açılan davalar bir süreye tâbi tutulmamıştır. Somut olaya gelince; davacı mera tahsis komisyon kararı ile mera olarak sınırlandırılan yerden sınırlandırılmadan önce gerçekleşen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı üstün hakkı olduğunu savunmaktadır. Mera komisyon kararının kişilere ait hakları sonlandıran bir etkisi bulunmadığı gözetilerek, davanın esasına ilişkin inceleme ve araştırma yapılması gerekirken, salt hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen karar doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Sair hususlar incelenmeksizin, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4dfe653506e20e9c 59965c3ec5e62926

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı