7. Hukuk Dairesi 2024/5030 E. , 2025/3114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1006 E., 2024/1227 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/413 E., 2021/84 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazda hisseli olarak malik olduklarını, taşınmaz üzerinde müvekkiline ait iki katlı kargir bina ve tek katlı ahır bulunduğunu, bu taşınmaza ilişkin Kandıra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/438 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve davalıların o davada söz konusu binaların davacı tarafından yapıldığını ve kaçak olduğunu beyan ettiklerini ileri sürerek, iki katlı kargir yığma bina ve tek katlı ahırın davacıya ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; davacı tarafından Kandıra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/438 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve davanın kesinleştiğini, dava aşamasında taşınmaz üzerinde muhdesat olarak sadece 2 katlı bina olduğunu, ahırın davacı tarafından ortaklığın giderilmesi davasından sonra yaptırıldığını, bu davada 2 katlı kargir binanın davacı tarafından yapıldığını kabul ettiklerini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini belirterek, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi amacıyla Kandıra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/438 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı; dosyada karar verildiği ve kararın 22.02.2018 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 23.09.2019 tarihinde açıldığı, dolayısıyla davacının dava açarken güncel hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davayı açmakta hukuki yararlarının mevcut olduğunu, davalıların gerek bu davada, gerek Kandıra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/438 Esas sayılı davasında müvekkilinin muhdesat iddiasını kabul ettiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.