7. Hukuk Dairesi 2025/1268 E. , 2025/3119 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/112 E., 2024/143 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; yaklaşık 50 yıldan fazla süredir zilyet ve tasarrufunda bulunan Van ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... mevkiinde bulunan 26.12.1979 tarih ve .. cilt, ... sahife, ... sıra No.da kayıtlı taşınmazın 2004 yılında yapılan çalışmalar sırasında mera olarak tespit edildiğini, oysa mera olmayıp zilyet ve tasarrufunda bulunan yer olduğunu belirterek, 19.04.2006 tarihli Mera Komisyon kararının iptali ile dava konusu yerin adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.03.2012 tarih ve 2007/246 Esas, 2012/74 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen yerin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin III No.lu başlıkta belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.05.2013 tarih ve 2013/4811 Esas, 2013/4952 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dairemizin 07.06.2023 tarih ve 2023/2411 Esas, 2023/3162 Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin onama ilâmı kaldırılarak; Mahkemece, dayanak tapunun dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra, keşfi izlemeye yeterli fen bilirkişi raporunun düzenlettirilmesi, ondan sonra işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla davanın kabulü ile dava dilekçesinde davacının talep ettiği ve tapu senedi aslını ibraz ettiği 10.06.2024 tarihli Fen ve Jeodezi Mühendisi bilirkişilerin raporunda A1 ile gösterilen yerin mevcut tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın süresinde açılmadığını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere, tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağından hak düşürücü sürenin geçtiğini, b. Dava konusu yerin kadastro tespitinde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu gerekçesi ile tespit dışı bırakıldığını, böyle yerlerin ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesinde belirtilen koşullar altında para ve emek sarf edilmek sureti ile kültür arazisi haline getirilmesi ve bu olgunun tamamlandığı tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre koşullarına uygun olarak tasarruf edilmesi halinde kazanılabileceğini, taşınmazın niteliği, zilyetlik mevcut ise zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, imar ihyanın hangi tarihte başladığı, süreci ve hangi tarihte tamamlandığı üzerinde ayrıntılı olarak durulması gerektiğini, davacı tarafından bunları kanıtlayacak hiçbir bilgi ve belgenin sunulmadığını, c. Bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, raporda taşınmazın geçmiş yıllarda sürülü olmadığına dair tespitlere de yer verildiğini, d. Dava konusu taşınmazda imar ihya olgusunun gerçekleşmediğini, e. Dava konusu taşınmaz Hazine adına kayıtlı olmadığından, TMK’nın 713/6. maddesi hükmü gereğince, davacılar ve itiraz edenlerin, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebileceklerinden dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; mera komisyon kararının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut olaya gelince; Mahkemece tapu iptali ve tescil kararı verilen dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, ifrazen taksim suretiyle pasif hale geldiği ve ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara gittiği, bu taşınmazlardan ... ve ... parsel sayılı taşınmazların dava dışı ... adına çayır vasfı ile tescil edildiği, mera olarak tescilli ... parsel sayılı taşınmazın ise hali hazırda "ana taşınmazın KOM parseline dönüştürülmesi" nedeniyle pasif hale geldiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle mera vasfı devam eden ... parsel sayılı taşınmazın güncel tapu kaydı tespit edilerek, davacının dayandığı 26.12.1970 tarih ve 62 No.lu tapu kaydı, tescil dosyası ve krokisi getirilmeli, davacının dayandığı tapu kaydının ve tescil krokisinin dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığı duraksamasız belirlenmeli, saptanan sınırlar teknik bilirkişinin çizeceği krokide işaret ettirilmeli, tapu kayıtlarında oluşan bu yeni durum sebebiyle dayanak tapunun dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra, keşfi izlemeye yeterli fen bilirkişi raporu düzenlettirilmeli, ondan sonra işin esasına yönelik bir karar verilmelidir. Pasif tapu kayıtları üzerinden infaza elverişsiz hüküm kurulması doğru değildir. Bunlarla birlikte; 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bunların yanında hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Somut olayda; Mahkemece davacının dayandığı 26.12.1970 tarih ve 62 No.lu tapu kaydında yer alan yüzölçümü ile dava dilekçesinde açıkça tesciline karar verilmesini istediği miktarın 6.600,00 m² olduğu gözardı edilerek, eksik inceleme ile talepten fazlasına dair hüküm kurulacak şekilde 15.478,58 m²’lik taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 20d6476d3ed55ae9 a88a22f4f4fb49b2