7. Hukuk Dairesi 2025/2325 E. , 2025/3121 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/150 E., 2025/486 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ürgüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/87 E., 2022/257 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... isimli kişi tarafından ... ada ... ve ... No.lu parsellerin Belediyeye hibe edilmesi sonucu Belediye Encümeni tarafından müvekkillerinin murisi ...’e ait ... ada ... numaralı parselin bu parseller karşılığında ...'e devredilmesine karar verildiğini, müvekkillerinin murisi ... ile davalı ... arasında taşınmazın Belediyeye devri için 01.05.2001 tarihli protokol düzenlendiğini, Belediyenin daha az devir masrafı ödemek için dava konusu taşınmazı Belediye yerine doğrudan ...'e devretmesi hususunda davacılar murisinin ikna edildiğini, 04.05.2001 tarihinde taşınmazın ...'e tapuda satış yoluyla devredildiğini ancak para alınmadığını, daha sonra Belediye meclis kararı ile protokol hükümlerinin yerine getirilmesine karar verilmesine rağmen bunun gerçekleştirilmediğini belirterek, tapu iptali ve tescil, olmazsa rayiç değeri üzerinden bedelinin müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 26.04.2022 tarihli oturumda protokol gereğince taşınmazın rayiç değerinin karar tarihine en yakın tarih itibarıyla belirlenmesi, Mahkemece dava tarihi esas alınacak ise dava tarihindeki değerin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... ada ... parseli kendi iradesiyle dava dışı ...'e devrettiğini, irade sakatlığı nedeniyle herhangi bir davanın açılmadığını, 01.05.2001 tarihli protokoldeki konuya ilişkin herhangi bir meclis kararı bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18/e hükmüne göre taşınmaz mal devri için Belediye meclisi kararı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.08.2022 tarihli kararı ile davanın tazminat istemi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.08.2022 günlü kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/2148 Esas, 2022/2120 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma kararı Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 08.10.2024 tarihli ve 2023/4747 Esas, 2024/4370 Karar sayılı ilâmında; "...30.04.2001 tarihli Belediye Encümen kararında; dava dışı ... ada ... parselin ... tarafından Belediyeye hibe edileceği, karşılığında davacıların murisi ... ’a ait olan ... ada ... parselin kendisine devredileceği, ... ile davalı ... Başkanı ... arasında imzalanan 01.05.2001 tarihli protokolde; ... ada ... parsel sayılı taşınmazın Belediye lehine devrinin gerçekleştirileceği ve buna karşılık olarak imar planında Belediye adına çıkacak olan bir ya da iki parselin muris ... 'a devredileceği, Belediye tarafından arsa devretme imkanının olmaması halinde ise devredilen taşınmaz karşılığında 7.000 Hollanda Florininin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 02.02.2009 tarihli meclis kararında ise; ... ada ... parselin okul yapımı için Belediyeye devrinin protokolle sağlandığı, protokol gereği var ise arsa, yoksa bedelinin ödenmesi gerektiği ya da yapılmakta olan kooperatif evlerinden verilebileceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Dava konusu ... ada ... parsel, davacıya aitken 04.05.2001 tarihinde dava dışı ...’ya tapuda satış yoluyla devredilmiş, daha sonra ... tarafında ... parsel karşılığında 08.07.2003 tarihinde İl Özel İdaresine trampa yoluyla devredilmiştir. Davacı tanıklarından meclis üyesi ... ve ..., encümen üyesi ... ve ..., Belediye eski başkanı... dinlenmiş, kararların altındaki imzaların kendilerine ait olduğu doğrulanmış, ...ı beyanında; ...’in protokole güvenerek taşınmazı ...’e devrettiğini, tapuda masraf çıkmaması için taşınmazın doğrudan ...’e devredildiğini belirtmiş, yine davacı tanığı mühendis ... beyanında; okul yapımı için başlanılan inşaatın yanlış yere yapıldığını, bunun telafisi için ...’ın devredeceği arsa karşılığında kendisine başka yer verileceğini ve tapuda ikinci masraf çıkmaması için taşınmazın doğrudan ...’e devredildiğini belirtmiştir. 5393 sayılı Kanun’un 18/1-e maddesine göre, taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesi ve kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar yetkisinin belediye meclisinde olduğu düzenlemesi karşısında davacılar murisi ... ile Belediye Başkanı arasında imzalanan protokol her ne kadar geçersiz ise de Belediye Encümen Kararı üzerine söz konusu protokolün yapılmış olması, sonrasında Belediye Meclisinde protokolün gereklerinin yerine getirilmesi hususunda karar alınması karşısında davacılar murisinin kamu kurumlarına güvenerek işlem tesis ettiği açıktır. Anayasa'nın 35 inci maddesine göre; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” Mülkiyet hakkı; kişiye başkasının hakkına zarar vermemek ve kanunların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, onun üzerinde tasarruf etme ve ürünlerinden yararlanma imkânı veren temel bir haktır. Devlet, kişilerin mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanabilmeleri ve etkili bir şekilde mülkiyet hakkının korunması amacıyla kanuni, idari ve yargısal önlemler almak zorundadır. Kural olarak, kamu idaresinin "iyi yönetişim" ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. "İyi yönetişim" ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğunda kamu otoritelerinin uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak hareket etmelerini gerektirir (AYM Kenan ... ve Turan ..., B. No: 2013/711, 3/4/2014, § 68). Ayrıca idarelerin kendi hatalarının sonuçlarını gidermeleri ve bireylere yüklememeleri gerekir (AYM Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş. B. No: 2015/6728, 1/2/2018, § 100). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM) kararlarında da iyi yönetişim ilkesine atıf yapılarak kamu makamlarınca yapılan bir hatanın düzeltilmesi gerektiğinde risklere hatayı yapan devlet tarafından katlanılması ve bireylere karşılaştıkları giderlerin yükletilmemesi gerektiği açıklanmıştır (AİHM Borisov/Ukrayna B. No: 2371/11, 4/3/2021). Davalı Belediyeye yazılan müzekkere cevabına göre, protokol tarihinden dava tarihine kadar 3194 sayılı Kanun kapsamında 18 inci maddesi gereğince bir kez imar uygulaması yapıldığı ve Ortahisar Belediyesi adına taşınmaz tescili gerçekleşmediği görülmektedir. Bu durumda protokol gereğince tapu iptali ve tescil talep edilemeyecek ise de davacının tazminat talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;. "...bilimsel ve hüküm kurmaya elverişli bulunan teknik bilirkişi raporuna göre bedelin 232.400,00 TL olduğu,davacı tarafın celse arasında bu miktar yönünden (ıslah) nispi harcını da tamamladığı, davacı tarafın sübut bulan tazminat talebinin/davasının kabulü ile 232.400,00 TL nin dava tarihi olan 04/03/2019 dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiştir.." gerekçesiyle davanın kabulü ile 232.400,00 TL'nin dava tarihi olan 04.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 24.03.2025 tarihli yargılama giderlerine ilişkin tashih şerhinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacılar lehine 6.431,11 TL yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken 5.313,21 TL'ye hükmedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Taşınmaz alım yetkisinin Belediye meclisine ait olduğunu, 2. Davacıların iddiasını ispat edemediğini, Belediyenin taşınmaz alımında tapu harcından muaf olduğunu, 3. İmar uygulaması ile davalı ... adına taşınmaz tescil edilmediğini, davacıların 7.000 Hollanda Florini talebi bulunmadığına göre 830 m² yüzölçümündeki taşınmaz değerinin ödenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 4. Dava dilekçesinde faiz talebinin bulunmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescili, terditli olarak tazminat istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, öte yandan bozma öncesi tapu iptali ve tescil isteminin reddi kararının Dairemizce yerinde bulunmuş olması nedeniyle bu hususta yeniden hüküm kurulmamasının sonuca etkili olmadığının anlaşılmasına göre; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davalıya yükletilmesine, onama harcı davacılardan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 99d099f9d73b0f36 51c978a809a0fa0b