Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4836 E., 2025/3248 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4836 E., 2025/3248 K. (25.06.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4836
Karar No
2025/3248
Karar Tarihi
25.06.2025
Konu
Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/4836 E. , 2025/3248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/835 E., 2024/1914 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/1 E., 2022/24 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili, muris ...'nun 20.05.2018 tarihinde öldüğünü, geride eşi ve çocuklarının kaldığını, murisin mal varlığının karşılayamayacağı şekilde borçlandığını, kendilerinin bu borçları ödeyecek durumları olmadığını belirterek murisin mirasını kayıtsız şartsız reddettiklerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışlarının bulunduğunu, murisin şahsi borcu olmayıp ... İnşaat Ltd.Şti'nin ortağı ve kanuni temsilcisi olması dolayısıyla varisleri adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi gereğince işlem yapıldığını, ayrıca murisin ölüm tarihinden sonra düzenlenen ödeme emirleri gereğince 90.629,52 TL tahsilat yapıldığını, terekenin borca batık olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumetin Gelir İdaresi Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... Finansbank A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıların miras hisselerini devraldığını, mirası kabul ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. 4.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davacıların murise ait aktifleri üzerlerine aldığını, mirası kabul ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. 5.Davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacılar tarafından mirasın kabulü anlamına gelen eylemlerde bulunulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 6.Davalı ... A.Ş. vekili, müteveffaya ait şirket hisselerinin devir alınmasının terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmadığını, davacıların bu işlemle mirası kabul ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ...'nun 20.05.2018 tarihinde öldüğü, .... Noterliğinin 24.05.2018 tarihli mirasçılık belgesine göre geriye mirasçıları olarak ..., ... ve ....'nun kaldığı, İzmir ili, ... ilçesinde bulunan murise ait bir kısım taşınmazların 17.09.2018 tarih ve .... yevmiye sayılı tescil istem belgesi ile davacı mirasçılara intikal ettirildiği, bir kısım taşınmazların murisin ölüm tarihi sonrası dava dışı kişilere temlik edildiği, ... Vergi Dairesi Başkanlığının 24.09.2019 tarihli yazı cevabına göre mirasçıların muris ...'nun ...'daki taşınmazlarına ve şirkete ait veraset intikal vergisi beyannamesi verdiği, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 14.01.2019 tarihli yazı cevabına göre murisin mirasçılarının ... San. ve Ltd. Şti'deki murise ait hisseleri devraldıkları, murisin ölüm tarihinden sonra düzenlenen ödeme emirleri gereğince 90.629,52 TL tahsilat yapıldığı, dosya kapsamı itibariyle davacı tarafça yapılan işlemlerin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 610/2 hükmü gereğince terekenin benimsenmesi niteliğinde olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davacılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin ölüm tarihi itibarıyla terekesinin aktifinin borcunu ödemeye yeterli olmadığı tespit edilmiş ise de, davacıların murisin şirket hisselerini devralmaları, taşınmazlarının intikalini yaptırmaları ve üçüncü kişilere satış yoluyla devretmeleri, murisin vergi dairesine olan borcunun bir kısmını ödemeleri nedeniyle terekeyi kabul edecek anlamda davranışları bulunduğu değerlendirilerek davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri: Davacı ... vekili ve davacılar ... ve ... vekili ayrı ayrı temyiz dilekçelerinde; menfaat çatışması sebebiyle davacı küçüklere atanan kayyıma kendisinden önce yapılan iş ve işlemlerle ilgili bilgi verilmeksizin esas hakkında görüşü sorularak karar verilmiş olmasının savunma hakkını kısıtladığını, murise ait borçların ölümünden sonra ortaya çıktığını mirasın kabulü hususunda irade yanılması olduğunu, terekenin pasifinin araştırılmadığını, Vergi Dairesine yapılan 90.629,52 TL ödemenin kim tarafından yapıldığının tespit edilmediğini, davacının 17.08.2018 tarihinde Belkahve Vergi Dairesine müracaat ederek bu vergi dairesinden veraset ve intikal vergisi yönünden borcunun olmadığına dair yazı aldığını ve bu yazıya güvenerek işlem yapması nedeniyle kusuru bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7a99ba700de8dde2 2cfb4ca80b00c416 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 7. Hukuk Dairesi 2024/4836 E. , 2025/3248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/835 E., 2024/1914 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/1 E., 2022/24 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili, muris ...'nun 20.05.2018 tarihinde öldüğünü, geride eşi ve çocuklarının kaldığını, murisin mal varlığının karşılayamayacağı şekilde borçlandığını, kendilerinin bu borçları ödeyecek durumları olmadığını belirterek murisin mirasını kayıtsız şartsız reddettiklerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; mirasçıların mirası kabul anlamına gelen davranışlarının bulunduğunu, murisin şahsi borcu olmayıp ... İnşaat Ltd.Şti'nin ortağı ve kanuni temsilcisi olması dolayısıyla varisleri adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi gereğince işlem yapıldığını, ayrıca murisin ölüm tarihinden sonra düzenlenen ödeme emirleri gereğince 90.629,52 TL tahsilat yapıldığını, terekenin borca batık olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumetin Gelir İdaresi Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... Finansbank A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıların miras hisselerini devraldığını, mirası kabul ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. 4.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davacıların murise ait aktifleri üzerlerine aldığını, mirası kabul ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. 5.Davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacılar tarafından mirasın kabulü anlamına gelen eylemlerde bulunulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 6.Davalı ... A.Ş. vekili, müteveffaya ait şirket hisselerinin devir alınmasının terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmadığını, davacıların bu işlemle mirası kabul ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ...'nun 20.05.2018 tarihinde öldüğü, .... Noterliğinin 24.05.2018 tarihli mirasçılık belgesine göre geriye mirasçıları olarak ..., ... ve ....'nun kaldığı, İzmir ili, ... ilçesinde bulunan murise ait bir kısım taşınmazların 17.09.2018 tarih ve .... yevmiye sayılı tescil istem belgesi ile davacı mirasçılara intikal ettirildiği, bir kısım taşınmazların murisin ölüm tarihi sonrası dava dışı kişilere temlik edildiği, ... Vergi Dairesi Başkanlığının 24.09.2019 tarihli yazı cevabına göre mirasçıların muris ...'nun ...'daki taşınmazlarına ve şirkete ait veraset intikal vergisi beyannamesi verdiği, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 14.01.2019 tarihli yazı cevabına göre murisin mirasçılarının ... San. ve Ltd. Şti'deki murise ait hisseleri devraldıkları, murisin ölüm tarihinden sonra düzenlenen ödeme emirleri gereğince 90.629,52 TL tahsilat yapıldığı, dosya kapsamı itibariyle davacı tarafça yapılan işlemlerin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 610/2 hükmü gereğince terekenin benimsenmesi niteliğinde olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davacılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin ölüm tarihi itibarıyla terekesinin aktifinin borcunu ödemeye yeterli olmadığı tespit edilmiş ise de, davacıların murisin şirket hisselerini devralmaları, taşınmazlarının intikalini yaptırmaları ve üçüncü kişilere satış yoluyla devretmeleri, murisin vergi dairesine olan borcunun bir kısmını ödemeleri nedeniyle terekeyi kabul edecek anlamda davranışları bulunduğu değerlendirilerek davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri: Davacı ... vekili ve davacılar ... ve ... vekili ayrı ayrı temyiz dilekçelerinde; menfaat çatışması sebebiyle davacı küçüklere atanan kayyıma kendisinden önce yapılan iş ve işlemlerle ilgili bilgi verilmeksizin esas hakkında görüşü sorularak karar verilmiş olmasının savunma hakkını kısıtladığını, murise ait borçların ölümünden sonra ortaya çıktığını mirasın kabulü hususunda irade yanılması olduğunu, terekenin pasifinin araştırılmadığını, Vergi Dairesine yapılan 90.629,52 TL ödemenin kim tarafından yapıldığının tespit edilmediğini, davacının 17.08.2018 tarihinde Belkahve Vergi Dairesine müracaat ederek bu vergi dairesinden veraset ve intikal vergisi yönünden borcunun olmadığına dair yazı aldığını ve bu yazıya güvenerek işlem yapması nedeniyle kusuru bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7a99ba700de8dde2 2cfb4ca80b00c416 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı