Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4512 E., 2025/2519 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4512 E., 2025/2519 K. (08.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4512
Karar No
2025/2519
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tazminat, Tapu

7. Hukuk Dairesi 2024/4512 E. , 2025/2519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1976 E., 2024/1801 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/479 E., 2023/330 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ile 4 yıldır aynı emlak ofisinde çalıştığını, dava dışı ...'e ait ... ilçesi, ... Mahallesi, B blok, 6 numaralı meskenin müvekkiline ait 329 ada 1 parselde yer alan 66 numaralı bağımsız bölümle takas edilmesi konusunda anlaşıldığını, aynı ofisi paylaştıkları için davalının müvekkilinin borçlarını bildiğini, aralarındaki güven ilişkisi sebebiyle davalının emanetlerine iyi bakacağını ve icra dosyaları kapanınca taşınmazı geri vereceğini düşünerek dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi, B Blok, 6 numaralı taşınmazı davalıya devrettiğini, aralarında yaptıkları sözleşmede taşınmazın tekrar müvekkiline devredileceğinin açıkça kararlaştırıldığını, ancak gelişen olaylardan davalının taşınmazı vermeye niyetinin olmadığının anlaşıldığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin güveninin kötüye kullandığını ve zor durumundan faydalanıldığını ileri sürerek taşınmazın davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde inançlı işlem nedeniyle uğranılan zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında inançlı işleme dayalı herhangi bir sözleşmenin yapılmadığını, protokol hükümlerinde de devrin inanca esas olarak yapıldığı ve taşınmazın geri alınacağı hususunda bir bilginin olmadığını, davacının ikrar ettiği üzere borçları dolayısıyla taşınmazı satmak istediğini, müvekkiline olan borçlarının taşınmazın devriyle kapatılmasına yönelik protokol hazırlandığını, davacı ile dava dışı ... arasında taşınmazların takas işleminin gerçekleştirildiğini, dava konusu taşınmazın da müvekkiline olan borçlarına mahsuben devredildiğini ve inanç sözleşmesinin unsurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2021/479 Esas, 2023/330 Karar sayılı kararındaki “...delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin varlığı halinde 6100 sayılı HMK'nın 202. maddesi uyarınca inanç sözleşmesinin tanık dahil her türlü delille ispat edilebileceğinin mümkün olduğu, davalı tarafça imzalanan 13.01.2021 tarihli belgenin delil başlangıcı olduğu, somut uyuşmazlıkta davacıya ait taşınmazın dava dışı ...'e devredildiği ve tarafların ortak tanığı olarak dinlenen ...'in beyanından anlaşılacağı üzere davaya konu taşınmazın önceki malikinin ...'in kayınvalidesi olan ... adına kayıtlı olduğu ve 18.01.2021 tarihinde davacı taşınmazı ile takasa konu edilen dava konusu taşınmazın davalıya devredildiği, tarafların ortak tanığı olan ...'in doğrudan olayın içerisinde bulunduğu, söz konusu sözleşmelere taraf olarak imza attığı ve beyanlarının davacı iddialarını doğrular mahiyette olduğu...” gerekçesiyle davanın kabulü ile "Muğla İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii 990 ada, 1 parsel, B blok, 1. Kat 6 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı mevcut tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 16.09.2024 tarihli ve 2023/1976 Esas, 2024/1801 Karar sayılı kararındaki “...dava konusu 990 ada 1 parsel, B blok, 6 numaralı taşınmazın 18.01.2021 tarihinde dava dışı ... tarafından davalıya devredildiği, taşınmazın halihazırda davalı adına kayıtlı olduğu, tarafların imzasının bulunduğu 13.01.2021 tarihinde imzalanan taşınmaz satış ödeme ve ibra protokolü ile davalının dava konusu taşınmazı davacının talebi gereği satıcı tarafından davalıya devredileceğini, davalının kendisine bila bedel iş bu sözleşme gereği devredildiğini bildiğini kabul ve taahhüt ettiği, protokolün taraflar arasında bir inanç ilişkisinin varlığını gösterdiği, davacı tarafça dayanılan söz konusu belgenin delil başlangıcı niteliğinde olduğu, davalının elinden sadır olan 13.01.2021 tarihli belgenin taraf beyanları ve tanık anlatımları bir arada değerlendirildiğinde davanın ispatlanmış olduğu...” gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, 2. Zira taşınmazı devredenin davacı olmadığını, 3. Taşınmazın hiçbir zaman davacının uhdesine geçmediğini, 4. İnanç sözleşmesinin asli unsurlarının somut olayda bulunmadığını, 5. İnanç sözleşmesine yönelik şekil şartlarının dikkate alınmadığını, 6. Davacının iddialarının yersiz olduğunu, 7. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 29e4c1052a53ceec 8452a7d26f3f585f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı