Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/474 E., 2025/3053 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/474 E., 2025/3053 K. (23.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/474
Karar No
2025/3053
Karar Tarihi
23.09.2025
Konu
Tazminat, Tapu

6. Hukuk Dairesi 2025/474 E. , 2025/3053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/156 E., 2024/372 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında 18.08.2011 tarihinde düzenlenen sözleşme ile müvekkilinin dava dışı arsa sahipleri ile düzenlediği 12.05.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerini davalı ...'e devrettiğini, davalının müvekkiline 40.000,00 TL karşılığında giriş kat daire verileceğini beyan ve taahhüt ettiğini, adi yazılı satış sözleşmesinin ... . Noterliği'nin 26.08.2011 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dönüştürüldüğünü, söz konusu sözleşmeye göre binanın ön cephesinden bakıldığında zemin kat sol taraftaki daireyi 40.000,00 TL bedel karşılığında müvekkiline sattığını, davalının dava konusu daireyi müvekkiline vermeyerek tapuda 3. şahıslara sattığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın belirlenecek değerinin en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile dava dışı arsa sahipleri arasında düzenlenen 12.05.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davacının sözleşmedeki taahhütlerini ifa etmediğini, davacının noter aracılığı ile yapılan sözleşmelerden doğan haklarını 40.000,00 TL karşılığında müvekkiline devrettiğini, inşaatta yapılacak zemin kat sol taraftaki dairenin 26.08.2011 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satılmasının kararlaştırıldığını, hisseli bir parselde inşaatın yapılması için tüm hissedarların sözleşmeyi imzalamalarının şart olduğunu, bu nedenle müvekkilinin devraldığı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin inşaat yapması hukuken ve fiziken imkânsız olduğundan bir inşaat yapılmasının mevcut ve mümkün olmadığını, tamamen davacının kusuruyla ifasının imkânsız hale geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin dava konusu bağımsız bölümü 09.10.2015 tarihinde dava dışı Adem Arslantürk’ten 160.000,00 TL bedel karşılığı iyiniyetli 3. kişi olarak satın aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.01.2016 tarihli kararı ile, sözleşmenin imzalandığı tarih itibarıyla, sözleşmeye konu taşınmazın tapu kaydına göre arsa maliki paydaşlar ... ve ... dışında başka paydaşların daha bulunduğu ve bunlar ile sözleşme yapılmadığı gibi sözleşmeye muvafakatlarının olduğu iddia ve ispat da edilmediği, tüm paydaşların iştirak etmediği ya da muvafakat etmediği sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 13.01.2016 tarihli kararının süresinde davacı vekili vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 08.10.2019 tarihli, 2016/8206 Esas, 2019/4109 Karar sayılı ilâmı ile inşaat tamamlandığına göre sözleşmenin şekil nedeni ile geçersizliğinden bahsedilemeyeceği, taraflar arasındaki satış vaadinin de noterde yapılması nedeniyle geçerli olduğu, tapu iptal ve tescil davalarında kayıt malikinin davada taraf olmadan davanın görülemeyeceği, mahkemece davacının terditli talebi hatırlatılıp tapu iptali talebinde ısrar edildiği takdirde kayıt malikini davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 24.05.2022 tarihli kararı ile dahili davalıların murisinin dava konusu taşınmazı davalı ve davacıdan satın almadığı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığını bilebilecek durumda olmadığı, murisin iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğu, diğer davalı ... yönünden, davacı yüklenici ile bir kısım arsa sahiplerinin 12.05.2011 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı, 26.08.2011 tarihli sözleşme ile davacı yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini davalı yüklenici ...'e devir ve temlik ettiği, yine aynı tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde davalı ... tarafından davacıya zemin kat sol taraftaki dairenin 40.000,00 TL karşılığında satışının vaadedildiği, satış bedelinin tapuda devrinde verileceğinin düzenlendiği, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği dava konusu taşınmazın davacı tarafa verilmesi gerekirken dava dışı 3. kişilere devredildiği, bu nedenle üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getiren davacının tazminat talep etme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, tapu iptal tescil talebinin reddine, 148.574,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin 24.05.2022 tarihli kararının süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davaya konu dairenin bulunduğu inşaatın dava dışı 3. şahıs tarafından gerçekleştirildiği, bu durumda, davacının 40.000,00 TL bedel karşılığında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini davalı ...’e devir ve temlik ettiğinden anılan sözleşmeden kaynaklı davalılardan talep hakkının bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasındaki satış vaadi sözleşmesinde de davaya konu dairenin bedeli olarak kararlaştırılan 40.000,00 TL’nin tapu devri sırasında verileceğinin kararlaştırıldığı ve davacının satış vaadi sözleşmesinde kararlaştırılan bedeli davalı ...'e ödediğini ispat edemediği gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının satış vaadi sözleşmesine aykırı hareket ettiğini, bozma kararında yapılan değerlendirmenin aksine davalı tarafın satış vaadini yerine getirmek amacıyla müvekkilini tapuya tescile davet ederek bedelin ödenmesini talep etmesi gerektiğini, bozma kararının çelişkili olduğunu, bedelin ödenmesi için net bir zaman kararlaştırılmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Taraflar Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 89ed1fbf2ca0a1d9 1e7890c37c0913a3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı