Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/3295 E., 2025/3623 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3295 E., 2025/3623 K. (28.10.2025) – Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3295
Karar No
2025/3623
Karar Tarihi
28.10.2025
Konu
Dolandırıcılık

6. Hukuk Dairesi 2025/3295 E. , 2025/3623 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1755 E., 2024/2275 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/221 E., 2024/745 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Almanya'da faaliyet gösteren bir banka olduğunu, davalının bankadan kendisine ait işyeri için ticari işletme kredisi kullandığını, davalının kredinin kullanımını sağlamak amacı ile nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğini, bu haksız fiile dayalı olarak bankanın alacağının oluştuğunu, davacı tarafından davalıya karşı Würzburg Asliye Hukuk Mahkemesi’nde haksız fiilden doğan alacak davasının açıldığını, mahkemece müvekkilinin 1.345.759,87-EURO alacağı olduğuna hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, bilahare müvekkilince davalı hakkında Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesi İflas Mahkemesi'nde iflas davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda davalının iflasına hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, alacaklarının tahsili için icra dairesine başvurmaları gerektiğinden, .... Sulh Hukuk Mahkemesi İflas Mahkemesi'nin 1 IN 618/07 sayılı dosyasının 01.01.2008 tarihli kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yabancı şirket olması sebebi ile MÖHUK kapsamında teminat göstermesi gerektiğini, davacı tarafça aynı konuda İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/377 Esas sayılı dosyasında açılan davada davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kesin hüküm nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tenfiz isteme hak ve yetkisinin bulunmadığını, tenfiz isteminin nispi harca tabi olduğunu, davacıya harç tamamlattırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı işyeri adresinin bulunduğu, işletme esasına göre defter tuttuğu Almanya ülkesinin taraf olduğu Lahey Sözleşmesi gereği ülkemiz ile her iki ülke arasında adli yardım, tanıma ve tenfiz işlemleri bakımından karşılıklılık esasının bulunduğu, tenfizi istenen kararın iflas hükmüne ilişkin olduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerinin icrası ve yürütülmesinin kamu düzenine ilişkin olduğu, Türkiye ülkesi sınırları içerisinde gerek Alman hukukuna göre gerekse Alman İflas İdaresi tarafından davalı malvarlığının iflas yolu ile tasfiyesinin mümkün olmadığını, Türk Hukukuna göre ve Türk mahkemeleri tarafından yerel kanunlara göre verilecek bir iflas hükmünün bulunması gerektiğini, bu hali ile tenfizi istenen ilamın temel yasalarımıza göre kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle tenfiz isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5718 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince tenfiz kararı verilebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması, ilâmın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması ve o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin yabancı mahkeme önünde savunma haklarına riayet edilmiş olması gerektiği, İlk Derece Mahkemesince tenfizi istenen ilamın kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle tenfiz istemimin reddine karar verilmiş ise de davalının İİK'nın 43. maddesi kapsamında iflasa tabi şahıslardan olduğu, yabancı mahkeme kararında yer alan hükmün icra edilmesi ile ortaya çıkacak sonucun hukukun genel prensiplerine, toplumun genel örf adet ve ahlak telakkilerine aykırı düşmedikçe, Anayasa’nın temel ilkelerine aykırı bulunmadıkça yabancı mahkeme kararının kamu düzenine aykırılığından söz edilemeyeceği, davaya konu yabancı mahkeme kararının tenfizinin kamu düzenine aykırı olmadığı bu durumda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkındaki karar verilmek suretiyle davanın kabulüne Würzburg Sulh Hukuk Mahkemesi, İflas Mahkemesi'nin 1 IN ... no'lu iflas dosyası ile ilgili 01.01.2008 tarihli kararının tenfizine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/377 Esas, 2020/733 Karar sayılı, 25.11.2020 tarihli kesinleşmiş kararı ile tenfize konu ilamın, Türk hukukuna uygun olmadığının tespit edildiğini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, Türk hukukuna göre iflas açıldıktan sonra tüm hak ve yetkilerin iflas idaresine geçtiğini, alacaklılara yetki devrinin söz konusu olmadığını, iflas idaresi, müflisin tüm malvarlığını nakde çevirerek öncelikli alacaklılar da gözetilmek suretiyle iflas sıra cetveli oluşturacağını, bir alacaklıya yetki verilmesi diğer alacaklıların hakkının gasbına sebebiyet verebileceğini, kamu düzenine aykırı bu durumun ne MÖHUK'ta ne de İcra ve İflas Yasası'nda yeri bulunmadığını, davacı tarafın işbu davayı ikame etme konusunda aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, tenfiz talebinde bulunan yabancı tüzel kişinin teminat göstermesi gerektiğini, davacı tarafa nispi harç tamamlattırılmadan Bölge Adliye Mahkemesince işin esasına girilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tenfizi istenen ilamla ilgiliTürk mahkemelerinin münhasır yetkisinin bulunduğunu, MÖHUK 54/1-b'ye göre ilâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması gerektiğini, MÖHUK 54. maddenin (ç) bendi gereğince de aleyhine tanıma veya tenfiz istenen kişinin yabancı mahkeme önünde savunma haklarına riayet edilmiş olması şartının arandığını, Müvekkilinin .... Asliye Hukuk Mahkemesinde savunma hakkının kısıtlandığını, zamanaşımı def'i kapsamında bir inceleme yapılmadığını, tenfiz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iflasa dair yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5256a672c814f98d 0051225d88ddb5d8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı