Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2894 E., 2025/3355 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2894 E., 2025/3355 K. (13.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2894
Karar No
2025/3355
Karar Tarihi
13.10.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/2894 E. , 2025/3355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/943 E., 2025/1100 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/193 E., 2025/147 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. TALEP Talep eden vekili dilekçesinde; .... Elektrik Elektronik San ve Tic Ltd Şti 'nin 19.08.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek kurulduğunu, şirketin 15.000.000,00 TL olan sermayesinin % 100'lük kısmının....’a ait olduğunu, .....'ın şirketi münferiden tek başına temsil ve ilzam etmeye yetkili kılındığını, müvekkili gerçek kişinin konkordato başvurusu yapan şirketin bankalardan kullandığı kredilerde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, enflasyonist ortam, girdi maliyetlerindeki artışlar, banka kredi temininde yaşanan zorluklar ve ticari alacaklarının tahsilatlarındaki gecikmeler vb. nedenlerle ödeme güçlüğü içerisine düştüklerini, müvekkilinin şirketinim konkordato talep etmesi nedeniyle gerek şirketlere olan kefaletinden kaynaklı borçlarını gerekse de şahsi borçlarını ödeyememe tehlikesi altında kaldığını, talep edenin aylık 75.000,00 TL’lik huzur hakkı geliri bulunduğunu, toplam aylık gelirinin 25.000,00 TL’lik kısmı ile 15 aylık mühlet ve akabindeki 12 aylık vadede oluşacak toplam 27 aylık dönemde 675.000,00 TL’lik tutarı proje kaynağı olarak borçların ödenmesinde kullanılacağını, talep eden gerçek kişinin ön projesinde; borç ödeme kaynakları dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre alacaklıların tamamı gözetilerek yapılan dağılımla ve asıl borçlunun hiç ödeme yapmayacağı varsayılarak, borcun % 2,83 tasfiye edebileceğinden alacaklılarından % 97,17 tenzilat talep edildiğini, müvekkilinin ortağı olduğu diğer talep eden şirketin konkordato projesinde öngörülen iyileşmenin gerçekleşmemesi ihtimalinde ise adına kayıtlı gayrimenkulün de satışı suretiyle ön proje de gerekli revizeler yapılmasının planlandığını belirterek konkordato talebinde bulunmuştur.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konkordato ön projesinde, konkordatoya tabi borç miktarının 23.769.786,00 TL olduğu, buna karşın talep edenin şirketteki huzur hakkından ibaret aylık gelirinin 25.000,00 TL’lik kısmı ile 15 aylık mühlet ve akabindeki 12 aylık vadede oluşacak toplam 27 aylık dönemde 675.000,00 TL’lik tutarı proje kaynağı olarak borçların ödenmesinde kullanacağını belirttiği, borç ödeme kaynakları dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre alacaklıların tamamı gözetilerek yapılan dağılımla ve asıl borçlunun hiç ödeme yapmayacağı varsayılarak, borcun % 2,83 tasfiye edebileceğinden alacaklılarından % 97,17 tenzilat talep ettiği, konkordatonun tasdikinden itibaren tenzilatlı ve faizsiz olarak 12 aylık eşit taksitler halinde ödeme yapacağını beyan ettiği, talep edenin tenzilatlı ve faizsiz olarak 12 aylık eşit taksitler halinde ve % 97,17 tenzilatla ödeme yapacağını belirten konkordato projesinin gerçekçi ve uygulanabilir tedbir ve hedefleri içermediği gibi Medeni Kanun'un 2. maddesi uyarınca iyiniyet ve hakkaniyet kuralları ile konkordato kurumunun amacına uygun olmadığı, talep edenin borçlunun sadece alacaklıların icra takibinden kurtulmak ve konkordato kapsamında borçlu lehine verilen tedbir kararlarından yararlanmak amacıyla şirketin kefili olarak kendisi yönünden de konkordato talep ettiği kanaatine ulaşıldığı, bu durumun konkordato müessesesinin amaçlarına uygun düşmediği, bu duruma göre sunulan konkordato ön projesinin İİK'nın 286/1 a maddesindeki unsurları taşımadığı, bu nedenle konkordato ön projesi olarak değerlendirilemeyeceği, talep eden tarafından usulüne uygun konkordato projesi sunulmadığı anlaşılmakla ön koşul yokluğu sebebiyle talebin reddine karar verilmiştir.

III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Talep eden vekili temyiz dilekçesinde; a.Talebin aynı hukuki nedenden kaynaklanması, talep sebeplerinin, kefili bulundukları kredi borçlarının benzer ve aynı ilişkilerden kaynaklanmış olması nedenleriyle HMK'nın 166/4. maddesi gereğince talebin, talep eden şirket ve şirket ortağı gerçek kişi yönünden konkordato talebi ile açılan taleplerin birlikte görülmesinin zorunluluk arz ettiğini, b. Talep eden yönünden dosya kapsamında İİK'nın 286. maddesinde yazılı belgelerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı nazara alınarak geçici mühlet kararı verilerek, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi gerekirken dosya üzerinde ve gerekli usulü işlemler yerine getirilmeden verilen kararın isabetli olmadığını, c.Müvekkilinin konkordato ön projesinin, ilk derece mahkemesine değil alacaklılara yönelik bir teklifi içerdiğini, müvekkilinin konkordato ön projesinin alacaklılarca kabul edilip edilmeyeceği hususunun ancak kesin mühlet sürecinde icra edilecek alacaklılar toplantısı neticesinde tespit edilebileceğini, konkordato projesinin tasdiki aşamasında tartışılacak konular olduğunu, d.Genel ve konkordatoya özgü talep şartları yönünden re'sen incelenip genel talep şartındaki sonradan giderilebilecek eksikliklerin giderilebilmesi ve/veya İİK'nın 286. maddede konkordato talebine eklenmesi gereken belgeler arasında yer verilen belgelerin eksikliği halinde, dosyaya ibrazı için, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesi gereğince kesin süre verilmesi gerektiği beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, konkordato istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, talep eden vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı temyiz eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 900a2a1d3bef63dd de6740f8406b16b8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı