Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2767 E., 2025/3360 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2767 E., 2025/3360 K. (13.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2767
Karar No
2025/3360
Karar Tarihi
13.10.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/2767 E. , 2025/3360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/204 E., 2025/1103 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/317 E., 2024/742 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı (iflas nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Linyit Kömür İşletmesi Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müflis şirket hakkında Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/480 Esas dosyası ile 14.07.2021 tarihinde iflas kararı verildiğini, müvekkilinin davalı müflis şirketten olan alacağının tahsili için Konya 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13091 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin alacağı olan 2.092.204,02 TL'nin kaydı için iflas masasına yapmış oldukları başvurunun iflas müdürlüğünce reddine karar verildiğini, iflas müdürlüğünce kayıt taleplerine ilişkin verilen kabul ve ret kararlarının incelenmesinde iflas idaresinin keyfi uygulamalarda bulunduğunun ortada olduğunu, iflas idaresinin müvekkili şirket alacağına yönelik ret kararının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, İİK'nın 226. maddesi uyarınca iflas idaresinin tüm alacaklıların menfaatini gözeten ve onları dışarıya karşı temsil eden bir kamu hukuku organı olduğunu ancak iflas idaresinin bunu gözetmediğini, müvekkili şirket alacağının her iki taraf defterlerindeki belge ve kayıtlarlar da uyuştuğunu, icra takibine konulan bedelin işlemiş faiz ve ferileriyle birlikte 2.092.204,02 TL olduğunu, kesinleşmiş icra takibine rağmen iflas idaresinin başvurularını reddettiğini beyanla öncelikle ikinci alacaklılar toplantısına katılmaları yönünden tedbir kararı verilmesini ve müvekkili şirketin alacağı olan 2.092.204,02 TL'nin sıra cetveline kayıt ve kabulü ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı iflas idare memurları cevap dilekçesinde; müflis şirketin 1976 yılından itibaren şirket ortaklarının açmış olduğu kömür ocaklarında rödovans usulü üretimi yapılan kömürleri pazarlamak suretiyle kömür üretimi yaptığını, davacı şirketin de sahada kömür ocakları açarak rödovans usulü kömür ürettiğini, şirketin yönetimden kaynaklı ve yaşamış olduğu kaza ile vergi borçları nedeniyle maddi olarak zor durumlarda kaldığını, davacı tarafın alacaklarına ilişkin olarak dava dilekçesinde belirtmiş oldukları iddiaları kabul etmediklerini, davacı tarafın iflas idaresine alacak başvurusunun kesinleşmiş mahkeme kararına dayanmadığını ve müflis şirket müdürü tarafından alacağa itiraz olduğu gerekçeleriyle alacak başvurularının iflas müdürlüğünce reddine karar verildiğini, davacı şirket yetkilisinin amacının müflis şirketi kendisine ve ailesine borçlandırmak suretiyle müflis şirket elinde bulunan ruhsat sahasına tek başına sahip olmak olduğunu, zira maden ruhsatına sahip olamaz ise davacı şirket ve diğer sahip olduğu şirketlerin faaliyet alanının kalmayacağını ve ticari faaliyetlerini sonlandırmak durumunda kalacaklarını, iflas idaresince görevlendirildikleri tarihten bu yana tüm alacaklıların hak ve menfaatlerini koruyacak şekilde hareket ettiklerini, iflas idaresince davacının yapmış olduğu alacak başvurusuna ilişkin verilen ret kararının tarafsız bir şekilde kanunu uygun ve eşit yaklaşımla değerlendirilerek verildiğini, davacının alacağının şüpheli alacak niteliğinde olduğunu beyanla davacının ikinci alacaklılar toplantısına katılma yönündeki tedbir talebinin ve açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetinin raporunda tespit edildiği üzere, müflis .....’nin toplam 548.170,68 TL tutarındaki vergi, mensup olunan meslek odaları için yatırılması gereken aidat borçları, SGK ödemeleri gibi borçlarının, davacının banka hesaplarından havale yoluyla müflis şirket adına ilgili kurumlara ödendiği, davacının, belgeye dayalı söz konusu ödemelerinin müflis şirket nam ve hesabına yapılması karşısında ödemelerin toplam tutarı olan 548.170,68 TL kadar davacının kayıt kabul isteminde haklı olduğu, diğer ödeme iddialarına ilişkin ise ilgili kurum ve kuruluşlardan gelen yazı cevapları ve davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dekont, makbuz gibi belgeler birlikte değerlendirildiğinde; ödemelerin davacı tarafça yapıldığı konusunda mahkemece tam bir kanaat oluşmadığı, ödeme iddialarının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı (iflas nedeniyle) Tasfiye Halinde ....Linyit Kömür İşletmesi Limited Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Müvekkili Şirketin defterlerinin tamamen usulüne uygun tutulduğunu, defterlerinin lehine delil olduğunu, karşı tarafın defterlerinin usulsüz olması, müvekkilin lehine delil oluşturacağını, davacı şirketin sahibi ve temsilcilinin... olduğunu ve müflis şirketin temsilciliğini yapmadığını, defterlerin aynı muhasebecide tutulmasının organik bağla olup olmadığının anlaşılamadığını, b.Müvekkil şirketin davalı adına yaptığı tüm ödemelerin banka kanalıyla yapılmış ödemeler olduğunu, yapılan bu ödemelere ilişkin makbuzların dosyada olduğunu, bu belgelere göre defterlere de kayıtların yapıldığını, bu sebeplerle de müvekkili şirketin defterlerinde davalıdan olan alacağının açıkça gözüktüğünü, müvekkili şirket tarafından davalının borçları için ödendiği açık olan belgelere itibar edilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, c.Tarafsız ve bağımsız olması gereken iflas idaresinin, ...'in, şirketlerinin ve ailesinin hiçbir alacağını kabul etmediğini ve sıra cetveline yazmadığını, sıra cetvelinin süresinde verilmediğini, kanuni süre bittikten sonra verilen sıra cetvelinin 3 hafta kadar sonrasında da değiştirildiğini, ayrıca sıra cetvelini düzenleyen iflas idare memurlarının hepsinin görevlerinden azledildiğini, bu şekilde oluşturulmuş olan sıra cetveline itibar edilmesinin de mümkün olmadığını, d.Davada taraflarında iddia ettikleri tüm hususların ispatlandığını, yemin teklif etmesi gerekenin davalı olduğunu, iflas idare memurlarının yemin etmesinin hatalı olduğunu, bilmedikleri konuda yemin ederek suç işlediklerini, iflas idare memurlarının zaten taraflı olduklarını, e.Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin iflas masasına kayıt ve kabulüne şeklinde hüküm kurulduğunu, burada masaya kayıt ve kabulüne denilemeyeceğini, bu giderlerden direkt sorumlu olduğunu, bu kalemlerin davalı müflisten alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulması gerektiğini beyan etmektedir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Davacı şirket ve şirket yöneticisi tarafından kayıt kabul talebinde bulunulan alacaklar için kesinleşmiş mahkeme ilamı ibraz olunmadığı gibi şüpheden ari kesin delillerin de iflas dosyasına ibraz olunmadığını, bu nedenle de kayıt kabul talebinin reddedildiğini, davacı şirketin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmiş olan belge ve usulsüz defterlere dayalı olarak hazırlanmış olan raporlara istinaden alacaklı olduğu yönündeki iddialarının kabul edilemeyeceğini, b.Her ne kadar mahkeme marifeti ile şirkete ait defterler üzerinde tespit yapılmış olsa dahi defter ve belgelerin usul ve yasaya uygun tanzim edilmediğinden dolayı bu belgelere dayalı düzenlenen raporların karara dayanak olmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın işbu usulüne uygun tutulmamış olan defterlere dayanarak alacaklı olduğu iddiasında bulunmasının da hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, şayet ortada bir ödeme varsa dahi bu ödemeyi davacının yapıp yapmadığının tespitinin mümkün olmadığından açıklamasız ödemelerin davacıya ait olduğunun kabulü ve ne amaçla yapıldığı kesin bir şekilde ispatlanmayan para havalelerinin de delil oluşturmasının hukuki açıdan mümkün olmadığını, c.Bilirkişi raporunda faiz hesaplaması yapılırken başlangıç tarihi olarak davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibi esas alınmışsa da faiz başlangıç tarihinin iflas yoluyla takip talebinin tarihi olan 24/01/2020 itibariyle hesaplanmasının gerektiğini, tüm bu nedenlerle Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/317 E /2024/742 K ve 27.11.2024 tarihli kararının bozulması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı ve davalı (iflas nedeniyle) Tasfiye Halinde ....Linyit Kömür İşletmesi Limited Şirketi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı temyiz edenlerden peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı